(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 19, 99, 100)
Davacı vekili 16.7.1808 tarihinde kayda geçen dava, 9.9.1993 tarihli cevaba cevap dilekçelerinde özetle; Tokat İl J. A. Harekât ve Asayiş Ş. Md. görevine 2.8.1991 tarihinde başlayan müvekkilinin bir yılı aşkın bir süre birlikte görev yaptığı A. K. m ile bir anlaşmazlığı olmadığını, görevlerini askerlik esaslarına göre yaptığını, yapılan denetlemede görevini iyi yapar notu aldığını, müvekkilinin 14.9.1992 tarihinde verdiği dilekçesinde üst katında oturan J. Astsb. dan şikayetçi olması üzerine Alay Komutanı ile aralarındaki kontaktın koptuğunu ve boy hedefi haline geldiğini, bu olaydan çok kısa bir süre sonra aslı esası olmayan ve göreve başladığı tarihe götürülen suçlamalarla savunma aldığını, savunması yeterli görülmeyerek 1/8 maaş katı cezası verildiğini, aynı tarihte gerçek dışı ve yersiz bazı isnatları müvekkiline mal eden gizli tebligat yapıldığını, müvekkilinin 21.9.1992 tarihli dilekçesi üzerine hakkında soruşturma açıldığını, yapılan yargılama sonucunda beraatına karar verilip, Alay Komutanı hakkında askeri aracı hususi menfaatinde kullanmak suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin görevinden ziyade idari işler astsubayının görevine giren bir işte gereğinin yapılmamasının hesabının müvekkilinden sorularak tevbih cezası verildiğini, ayrıca görevden dönüldüğünün bildirilmemesi hususu tahkik edilmeden 7 gün oda hapsi cezası tayin edildiğini, itirazlarının da reddedildiğini, müvekkilinin 3 ay gibi kısa bir sürede maksatlı olarak taciz edilip asılsız isnat ve iddialarla cezalandırıldıktan sonra Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlendiğini, bu sicilin J. Gn. K. lığında uygun görülmeyip geri çevrildikten sonra görev yerinin değiştirildiğini, yeni sicil amirince normal sicil düzenlenmesine rağmen not ortalaması yeterli olmadığından 1993 yılında kademe ilerlemesi yapamadığını, müvekkiline yönelik olay, isnat ve cezaların beraat etmekle yasal dayanağı kalmadığından, müvekkilinin başarılı ve çalışkan olduğunu belirleyen ibraz ettikleri belgelerden maksatlı ve gayri kanuni olarak düzenlendiği anlaşılan Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicilinin İPTALİNE, bu sicil nedeniyle kademe ilerlemesi yaptırılmaması işleminin de İPTALİNE karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait şahsi ve sicil dosyalarının incelenmesi sonucu; 1991 yılı genel atamalarında TOKAT İl J. A. K. lığı Harekât ve Asayiş Şube Müdür Vekilliğine atanan davacı hakkında sicil üstlerince 2.5.1992 tarihi itibariyle düzenlenen 1992 yılı sicilinin vasat düzeyde takdir edildiği, birinci ve ikinci sicil üstlerince bazı olumsuz kanaatler yazıldığı, 11 J. A. K. nınca 23.7.1990 tarihinde J. Gn. K. lığına yazılan yazıda, davacının olumsuz tutum ve davranışlarda bulunduğu, dedikoduculuk yaptığı, alay personeli arasında hizipçilik yaptığı, personeli birbirine düşürmeye yönelik çalışmalar içerisine girdiği, lojmanlarda huzursuzluk çıkarttığı gerekçeleriyle alay emrinde, daha fazla çalışmasının sakıncalı görüldüğü belirtilerek atama teklifinde bulunulduğu, bu yazıya karşılık olarak J. Gn. K. lığının 21.8.1992 tarihli emriyle atama teklifi uygun görülmeyip, olumsuz tutum ve davranışlarda bulunan ilgilinin hareketlerine müsamaha gösterilmemesi, kanunlarda belirtilen yetkilerin kullanılması, buna rağmen durumunda düzelme görülmediği takdirde Subay Sicil Yönetmeliğinin 99 ve 100 ncü maddeleri gereğince işlem yapılması istenmiştir. Bunun üzerine 11 J. A. K. lığınca davacıya Eylül - Ekim 1992 tarihlerinde verilen tevbili, maaş katı ve oda hapsi cezaları esas alınarak 11.11.1992 tarihinde birinci sicil üstü, 13.11.1992 tarihinde ikinci sicil üstünce Subay Sicil Yönetmeliğinin 99 ncu maddesinin (a) ve (b.) fıkraları gereğince SİLAHLI KUVVETLERDE KALMASI UYGUN DEĞİLDİR sicili düzenlenerek sicil belgesinin Jandarma Genel Komutanlığına gönderildiği, üçüncü sicil üstü olan Jandarma Genel Komutanının yaptığı inceleme sonucu mevcut belgeler yetersiz olduğundan Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir kanaatine katılmıyorum. kanaatini belirtmesi üzerine davacının durumu Subay Sicil Yönetmeliğinin 100 ncü maddesi gereğince Jandarma Genel Komutanlığında kurulan komisyonda incelenmiş ve bu komisyonun, davacının hizmet safahatı, mevcut belgeler ile, sicil belgelerinde yazılı kanaat ve notlar itibariyle T.S.K.'den disiplinsizlik nedeniyle ilişiğimin kesilmesi uygun görülmeyip sicil üstleri değişecek şekilde atandırılmak suretiyle denenmeye tabi tutulması yolundaki teklifi ve J. Gn. K. nın onayı ile davacı Bilecik İl J. A. K. lığı emrine ŞUBAT 1993 tarihinde atandırılmıştır. Davacı burada sicil üstleriyle, sicil düzenlenmesi için gerekli elan süre kadar çalıştıktan sonra düzenlenen 17.5.1993 tarihli 1993 yılı sicilinde davacıya, birinci ve ikinci sicil üstünün vasatın üzerinde iyiye yakın not takdir ettikleri ve olumlu kanaatler belirttikleri görülmüştür. Davacı hakkında 1992 sicil yılı içerisinde düzenlenen Silahlı Kuvvetlerde Kalması uygun değildir sicilinin Subay Sicil Yönetmeliğinin 100/a4. maddesi gereğince nota çevrilmesi ve yine aynı sicil döneminde BİLECİK İl J. Alay Komutanlığında aldığı sicil notu ile ortalamasının alınması sonucu, o yılki sicil notu, sicil tam notunun % 60'ının altında kaldığı için davacı 30.8.1993 tarihinde kademe ilerlemesi yaptırılmamış olup davacının bu sebeple hem kademe ilerlemesi yaptırılmaması hem de buna mesnet Silahlı Kuvvetlerde Kalması uygun değildir sicilinin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Savunmada, dava tarihinde henüz kademe ilerlemesi yaptırılmamasına dair tesis edilmiş bir işlem olmadığı ileri sürülmüşse de, davacı hak, kında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicilinin o tarihte tanzim edilmiş olup, davacıya yer değiştirme uygulamasının yapılması, bunun kademe ilerlemesi yapamamak sonucunu doğuracağı ve nitekim Jandarma Genel Komutanlığının 2.8.1993 tarihli emri ile bu hususun karar altına alınıp ilgililere gönderildiği nazara alınarak usule ilişkin bu itiraz yerinde görülmemiştir.
Esasa ilişkin olarak yapılan incelemede ise; davacı hakkında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir, sicili tanzimine esas alınan eylemlerine bakıldığında, II Jandarma Alay K. lığının 28.7.1992 tarihli atama teklifinin J. Genel Komutanlığının 21.8.1992 tarihli emri ile uygun görülmemesi üzerine, l- 14.9.1992 tarihinde Alay Komutanınca 2.8.1991 - 14.9.1992 tarihleri arasında görevi ile ilgili konularda ihmal gösterdiği nedeniyle savunması alınan davacıya 1/8 maaş katı cezası verildiği, 2- Davacıya 14.9.1992 tarihli bir Gizli Tebligat gönderildiği (davacının birlik içerisinde dedikodu yaptığı, Astsubay B. ile sürtüşme içerisine girdiği, lojmanlarda huzursuzluk çıkarttığı hususlarında) 3- Adli makamlarca istenilen ifade tutanağının zamanında gönderilmemesi nedeniyle 18.9.1992 tarihinde TEVBİH cezası, 4- Davacının Kayseri'den dönüşünü Alay Komutanına bildirmemesi ve Almuş'taki görevine zamanında gitmemesi nedeniyle 17.10.1992 tarihinde (7) gün oda hapsi cezası verildiği görülmektedir. Görüleceği gibi bu cezalar kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde, bir kısmı eskiye dayanan davranışlardan ve atama teklifinin kabul edilmemesi üzerine verilmiş ve akabinde de Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili düzenlenmiştir. Ayrıca davacı ile birinci sicil üstü arasında birtakım sürtüşme ve geçimsizliğin bulunduğu, hatta bunun diğer personele de yansıdığı dosyaya ibraz edilen belgelerden anlaşılmaktadır. Böyle bir ortamda sicil üstünün tarafsız bir sicil düzenlemesi olası değildir. Oysa Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine göre sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgesindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmek zorundadırlar. Düzenlenecek sicil belgeleri aynı yönetmeliğin 19 ncu maddesinde açıklandığı gibi, personelin yeteneklerini, görevdeki bağan derecelerini saptamaya ve dolayısıyla her işi yeterli olana verebilmeye yarayacaktır. Bu açılardan bakıldığında sicil üstü tam bir tarafsızlık içinde hareket edip, şahsi ilişkilerden uzak, hissi olmayan ve objektif kriterlere göre not takdir etmek zorunda olup, bir silahlı kuvvetler mensubunun hayatında maddi ve manevi açılardan önemli bir yeri olduğu kuşkusuz bulunan sicilin düzenlenmesinde duygusal nedenlere yer vermemesi gerekir. Oysa incelenen dava dosyası ve şahsı dosyalarda bu hususlara riayet edilmeden sicil tanzim edildiği kanaatine varılmıştır. Nitekim üçüncü sicil üst durumunda olan Jandarma Genel Komutanı da birinci ve ikinci sicil üstlerinin kanaatine katılmamış, mevcut belgeleri yetersiz bulmuştur. Hiç şüphesizdir ki bir subayın Silahlı Kuvvetlerden ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuracak sicil tanziminde çok titiz olunması, kişinin eylemlerinin bu sonucu doğuracak ağırlık ve vahamette olması gereklidir. Davacının sicil üstlerinin değişmesinden sonra aldığı iyi sicil ve olumlu kanaatlerde dava konusu sicilin Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine uygun düzenlenmediğinin bir kanıtını oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı hakkında sicil üstlerince düzenlenen Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili ile bu sicile bağlı olarak tesis edilen kademe ilerlemesi yaptırılmaması işlemi sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğundan ayrı ayrı İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy