(926 S. K. m. 50) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 99, 100)
Davacı vekili 29.6.1993 tarihinde kayda geçen dava ve 6.10.1993 tarihli cevaba cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin İzmir'de görev yaptığı sırada tanıştığı bir kızın teklifi üzerine evine gittiğini, ailesinin şikayeti üzerine yargılanarak mesken masumiyeti ihlal suçundan 4 ay hapis cezası verildiğini, kararın temyiz, edildiğini, Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesindeki davanın aynı fiile ilgili olduğunu, bir fiilden dolayı iki ceza verilemeyeceğini idarece tesis edilen işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğunu, 926 sayılı kanunun amacının yetkinin objektif olarak kullanılmasını amir bulunup işlemin yetki yönünden takdir zaafı ile malul olduğunu, şekil şartlarına uyulup uyulmadığı konusunda mahkemece araştırma yapılmasını, davalı idarece bildirilen disiplinsizlik hareketlerinin bir kimseyi ordudan ihraç edebilecek yoğunlukta disiplinsizlik hareketleri olmayıp insanın hayatında olabilecek masumhane hareketler olduğunu, idarenin işleminde sebep yönünden hukuka aykırılık mevcut olduğunu, söz konusu davada kanunun konusunu belirttiği anlamda ahlaksızlığın bahis konusu edilemeyeceğini, müvekkiline silah teşkili suçundan verilen cezanın tecil edildiğini, kararın ve olayın üsteğmenliğe terfiden önce cereyan ettiğini, verilen disiplin cezalarında sübjektif olup amirin yetkisini kötüye kullandığını, belirterek davanın duruşmalı yapılmasını, idarenin işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının; davacıya ait kıta şahsi dosyasının incelenmesi ve duruşmada tarafların dinlenmesi sonucu: Türk Silahlı Kuvvetlerine 30.8.1989 tarihinde Dz. öğr. Tğm. olarak nasbe dilen davacının 30.8.1992 tarihinde üsteğmenliğe nasbe dilmesinden sonra hakkında işlemiş olduğu suç nedeniyle 2.2.1993 tarihinde sıralı sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili tanzim edildiği, bu sicil üzerine, durumu Deniz Kuvvetlerinde kurulu bulunan komisyonda incelenmesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanının 15.2.1993 tarihli ONAYI ile 10.5.1993 tarih 93-41750 sayılı Üçlü Kararnameyle disiplinsizlikten 926 sayılı yasanın 50/c ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 99/d maddeleri gereğince emekliye sevk edildiği, bu kararın davacıya 27.5.1993 tarihinde tebliğ edilip 14.6.1993 tarihinde ilişiğinin kesildiği, davacının vekili aracılığıyla 29.6.1993 tarihinde emekliye sevk kararının iptali istemiyle süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacının emekliye sevk edilmesine dayanak olarak, alınan eylemi 13.1.1993 tarihinde İZMİR'de reşit olmayan bir kızın evine zorla girmesi olup bu SUÇ nedeniyle davacının 16.1.1993-18.1.1993 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.1.1993 tarihli iddianamesiyle mütecaviz sarhoşluk ve mesken masuniyetini ihlal, suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.5.1993 gün ve E. No. 1993/261, K. No. 1993/978 sayılı kararı ile mütecaviz sarhoşluk suçundan Beraatine, mesken masuniyetim ihlal suçundan neticeden Dört ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği görülmektedir. Ayrıca aynı olayda davacının zorla ırza geçmeye teşebbüs suçunu da işlediği iddiasıyla Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığının 12.2.1993 tarih ve E. No. 1993/187, K. No. 1993/47 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmış ve davacı 11.2.1993-6.15.1993 tarihleri arasında tutuklu kalmış olup yargılaması devam etmektedir.
Bilindiği gibi 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 50 nci maddesinde Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemleri düzenlenmiş ve bu işlemlerin hangi sebeplerle, ne, şekilde yapılıp sonuçlandırılacağının Subay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği belirtilmiştir. Konuya ilişkin Subay Sicil Yönetmenliğinin 99/c maddesinde Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır: ..... d) Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması denilmektedir.
Aynı Yönetmeliğin 100 ncü. maddesinde de disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesi düzenlenmesi ve uygulanacak usuller açıklanmıştır. Davacının emekliye sevki bu maddelere uygun şekilde yapılmıştır. Sebep olarak alınan eylemi yukarıda açıklanmış idi. Her ne kadar davacı vekili bu eylemi masum bir hareket olarak ciltlemekteyse de, bu görüşe iştirak etmek mümkün değildir. Davacı mahkumiyet kararı da açıklandığı gibi, reşit olmayan mağdur enin evine rızası dışında girmiş, mağdurenin bağırması üzerine, saçından tutup salona doğru sürüklemiş ve mağdur enin direnmesine rağmen eylemini devam ettirmekte iken annesinin gelip kapıyı yumruklamaya başlaması üzerine kapıdan hızla çekip dışarıya kaçmıştır. Mahkeme kararı ile sabit olan bu eylemi dışında zorla ırza geçmeye teşebbüs etmek suçundan yargılama ise devam etmektedir. Ahlak anlayışı çeşitli toplum kesimlerinde farklı değerlen dirilmekle birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu bir subayın bu tür bir hareketi genel ahlak ölçüleri içerisinde değerlendirildiğinde, masumane hareketten ziyade ahlak dışı olarak görülmek gerekir. Nitekim son zamanlarda buna benzer olaylarda toplumca gösterilen tepkinin büyük boyutlarda olduğu basında yer alan haberlerde de izlenmektedir. Türk milletinin övünç ve saygı duyduğu bir kurum olan Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarının bütün tutum ve davranışlarıyla iyi ahlak sahibi ve örnek kişiler olmaları gerektiği tartışmadan ötedir. Davacının bu hareketleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını toplum nazarında açıkça sarstığı, dolayısıyla işlemin sebep unsuru açısından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Emekli sevk işleminin yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüşse de, yapılan incelemede, işlemin yetkili makamlarca, yasa düzenlemelerdeki usule uygun biçimde yapıldığı, takdir zaafı bulunmadığı ve kamu yararının gözetildiği belirlendiğinden iddialara iştirak etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy