(2709 S. K. m. 157) (765 S. K. m. 80) (647 S. K. m. 4) (1632 S. K. m. 131) (1602 S. K. m. 20)
Davacı 12 Şubat 1993 günü kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Afyon 11 J. Alay Komutanlığı emrinde görevli iken 1984 yılında zimmet suçundan yargılanıp 1.Tak. Hv. K. Askeri Mahkemesince 7 gün hapis cezasına mahkum edilmesi sebebiyle memuriyetine son verildiğini, 1992 yılında tekrar memuriyete döndürülmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedildiğinden bahisle olumsuz işlemin iptalini istemiştir.
İncelenen dava dosyasından Afyon il J. Alay Komutanlığı emrinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi sivil memur statüsünde görevli olduğu sırada zimmet suçundan hakkında kamu davası açıldığı ve yapılan yargılanması sonucu 1.Tak. Hv. K.K. lığı Askeri Mahkemesince yüklenen suç sabit görülerek Askeri Ceza Kanununun 131/1 ve TCK. 80 ve 647 sayılı kanunun 4 ncü maddeleri uygulanarak 8 günlük hapis cezasının iki bin dört yüz lira ağır para cezasına mahkumiyetine dair kararın kesinleşmesi üzerine, bu mahkumiyetin memuriyet görevini sona erdiren niteliği itibariyle idarece memuriyet görevine 25.11.1984 tarihinde son verilerek ilişiğinin kesildiği, 4 Aralık 1992 tarihinde ne olduğunu açıklamadığı yeni çıkan yasadan yararlandırılarak tekrar göreve iadesini istediği, J. Genel K.lığının 31 Aralık 1992 tarih ve Per. 4006-226-92 Svl. Me. Tayin ve İş Şb. (4053) sayılı yazısıyla 3817 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin cezalarının Affı hakkında Kanun kapsamında sayılamayacağı belirtilerek istemin reddedildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile askeri kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarla ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş 20.7.1992 günlü ve 1602 sayılı Kanunun 2.5.12.1981 günü ve 2568 sayılı kanunla değişik 20 nci maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir. 1602 Sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan veya hizmetten ayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, Uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erlerle sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Davacı ceza yargı kararının sonucu olarak memuriyetine son verilmiş ve 1984 yılından beri TSK'de bulunan sivil memur sıfatını kaybetmiştir. Sivil memur emeklisi olmadığı da tartışmasızdır. Sonuç olarak bu davayı açtığı 1993te asker kişi değildir bu itibarla da tarafı olduğu uyuşmazlığın çözüm yeri genel idari yargı yeridir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy