(285 S. KHK. m. 5)
Davacı 25.8.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Atama sureti ile Diyarbakır Jandarma Asayiş K. lığı emrinde ve harekat kontrolünde bulunan ve halen Bitlis İli Tatvan ilçesinde konuşlandırılmış bulunan Nevşehir Jandarma Komando Tabur K. lığına atandırılmış olmasına idarenin, yasa ile kendisine verilmiş olan hakkı kullandırmayarak mağduriyetine neden olan ve oturmakta olduğu lojmanı boşaltmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi, ayrıca 285 sayılı KHK ile verilmiş olan lojmanda oturma hakkının elinden alınmasına ilişkin TSK. Konut Yönergesi (MSY3192) geçici birinci maddesi (c) fıkrasının iptaline de karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, 1993 yılı J. Gn. K. lığı genel atamaları ile Ankara Garnizonundan Nevşehir J. Komd. Tb. K. lığına atandığı anlaşılan davacının, Olağanüstü Hal Bölgesinde Bitlis Tatvan'da geçici olarak konuşlandırılmış olan birliğine 18.7.1983 tarihinde katıldığı, 285 sayılı KHK. nin 5 nci maddesi gereğince Ankara Güvercinlik Lojmanlarında bulunan konutunda oturmaya devam etmesi yolundaki isteminin reddi üzerine bu menfi işlem ile idarece bu işleme dayanak gösterilen TSK. Konut Yönergesinin geçici 1 nci maddesinin (c) fıkrasının iptali için AYİM' de bu davayı açtığı görülmektedir.
Bilindiği gibi, kamu personelinin görev mahalleri dışındaki lojmanlardan da yararlanmalarına imkan veren 285 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği ihdası Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamenin 5 nci maddesi son fıkrasında Görev alanına giren illerde görevli kolluk kuvvetleri personeli ile emre, harekât kontrolüne verilen birliklerin mensuplarına veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilir ya da lojman karşılığı kira bedeli gayrimenkulün bulunduğu ildeki ilgili kuruluğun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanır hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.
Gene bilindiği üzere, AYİM. 1. D. nin 12.1.1998 tarih ve 1992/1046 esas, 1993/32 karar; 4.5.1993 tarih ve 1993/354431 esas ve karar sayılı kararlarında da işaret edildiği üzere, anılan KHK ile Olağanüstü Hal ilan edilen illerde görevlendirilecek kolluk kuvvetleri ile emre veya harekat kontrol una verilen askeri birliklerin personeline lojman tahsisine ilişkin bir ayrıcalık tanındığı, bu ayrıcalığın terör odaklarının eylemlerine birinci dereceden engel saydıkları kolluk kuvvetleri mensuplarını şahsen ve aile bireyleri ile ikametgâhlarıyla hedef almaları gerçeğine karşı bir önlem ve güvence anlamında öngörüldüğü konusunda kuşku yoktur.
Bahsi geçen KHK hükmü, başkaca bir şekilde yorumlanamayacak derecede açık olup, OHAL Bölgesine atanan askeri personelin istemde bulunması halinde, atandığı garnizondan ya da bir başka ilden lojman tahsis edilmesi zorunlu görülmektedir.
Savunmada, davalı idare, davacının OHAL bölgesine atanmadığı,. Nevşehir J. Komd. Tb. K. lığına atandırıldığı, birliğin OHAL bölgesinde geçici olarak görevlendirildiği ifade edilmekteyse de, dosyada yer alan J. Gn. K. lığı mesaj emrinden, Nevşehir J. Komd. Tb. K. lığının birlikçe komple OHAL bölgesinde Bitlis Mutki de görevlendirildiği, birliğin tüm personeli ve ağırlıkları ile birlikte bu bölgeye intikal ettiği, OHAL bölgesindeki güvenlik operasyonları açısından idarece vaki bu yeniden tertiplenmenin çok kısa bir süreye ilişkin olacağına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve 'belge olmadığı gibi, savunmada da bu hususun meskût geçildiği, bu bilgi ve belgelerden davacının birliğinin uzun süreli olarak OHAL bölgesinde J. Asayiş K. lığı emrinde görev yapacağının anlaşıldığı, bu durumda belirtilen KHK. nin 5 nci maddesinin davacıyı ve bu konudaki personeli de kapsadığının kabulünün zorunlu olduğu, kaldı ki idarece aksi ileri sürülmeyen dosyadaki bilgilerden, davacının birliği gibi Bolu Komd. Tuğ. K. lığının OHAL bölgesine intikali dolayısıyla, bu birlikte görevli bir kısım personele istemleri doğrultusunda istedikleri yerlerden lojman tahsis edildiği, kaldı ki 285 sayılı KHK. nin 5 nci maddesinin yalnızca bu bölgeye atamayı esas almayıp, emre, harekât kontrolüne verilme halini dahi, lojman tahsisi için yeterli saydığı, bu durumda davacının istemi doğrultusunda Ankara Güvercinlik lojmanlarında oturmaya devam ettirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırılıkla sakatlanmış olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bunun yanında davacı her ne kadar TSK Konut Yönergesinin geçici 1 nci maddesi (c) fıkrasının iptali isteminde de bulunmaktaysa da, gerek anılan yönergenin bir hukuk normu olmayıp idarenin iç işlemi mesabesinde oluşu, gerekçe söz konusu hükmün dava konusu işlemin dayanağını oluşturur bir mahiyetinin bulunmaması karşısında, bu yöndeki isteme katılmak hukuksal olarak mümkün görülmemektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacının Ankara Güvercinlik Lojmanlarında oturmasına müsaade edilmemesi yolunda tesis edilen işlem sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğundan İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy