(818 S. K. m. 41, 43, 47, 49) (765 S. K. m. 46)
Davacılar vekilinin 16.3.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde, davacılardan ...............'nin eşi diğer davacıların babası olan Ord. Kd. Üçvş. ...............'nün 7.1.1902 günü kışla nöbetçi heyetinde görev yaptığı sırada aynı nöbetçi heyetinde görev yapan Ord. Ütğm. ............... tarafından tabanca ile vurularak öldürüldüğünü, olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığını, olayın nedeninin sanık üsteğmenin psikolojik rahatsızlığının bulunması olduğunu idarenin psikolojik rahatsızlığı bulunan sanığın kışla nöbetçi amiri gibi çok önemli görevle görevlendirdiği için kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacı eş için 15.000.000 TL., davacı çocuklar için ayrı ayrı 22.500.000'er TL. maddi davacı eş için 20.000.000 TL., davacı çocuklar için ayrı ayrı 35.000.000'e TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla hüküm altına alınması istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayı müteakip yapılan adli tahkikat sonunda 15 nci Kor. K. lığı Askeri Savcılığınca verilen 27.5.1092 tarih ve 1992/59232 Esas ve Karar sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının tetkikinden, Sanık Ord. Ütğm. ...............'nun 6.1.1992 günü 1115 nci Ağır Bakım Tamir Fabrikası Müdürlüğü Nöbetçi Amiri olduğu, aynı gün akşam yemeğinde, nöbetçi olan Maktul Astsb. ...............'nün piyasadan balık temin ederek mutfakta pişirmek suretiyle hazırlatması üzerine sanığın nöbetçi heyeti ile birlikte yemek yediği, yemek esnasında hiçbir anormallik olmamasına rağmen, sanığın yemek sonrasında bir şeye kızmış bozulmuş gibi bir tavırla ayrıldığı, daha sonra birlikte yemekte olan nöbetçi subayı Asteğmen ...............'yi çağırarak siz hatanızı bilirsiniz, bunu böylece nöbetçi heyetine söyle dediği, nöbetçi heyetinin sanığın bu sözlerine anlam veremediği, sanığın nöbetçi amir odasına geçmesinden sonra nöbetçi subayı odası ile nöbetçi amiri odasındaki ve paralel bağlı olan telefonun çaldığı nöbetçi subayı odasında bulunan Astsb ...............'in telefonu kaldırdığı, nöbetçi amiri üsteğmenin arandığının anlaşılması üzerine sanığa haber verilerek, sanığın telefonunu kaldırması üzerine nöbetçi subayı odasındaki telefonun kapandığı, sanığın telefonunun paralel telefondan dinlendiğini sanması üzerine Astsb. Erol tarafından sanığın odasına .gidilerek telefonun kesinlikle dinlenmediği söylendiği ve uzun görüşmelerden sonra sanığın ikna edildiği daha sonra sanığın nöbetçi heyetinin toplanmasını istediği nöbetçi astsubayların toplanarak sanığın bekledikleri sırada sanığın tabancası elinde kapıdan girerek hiç konuşmaksızın silahlı nöbetçi astsubaylara tevcit ederek her biri üzerinde gezdirdiği bu esnada telsiz anonsuna cevap vermek üzere telsize yönelmiş bulunan maktul astsubay ...............'ye ateş ederek başından vurduğu, olay yerinden kaçarak birkaç yüz metre ileride ve yoldan geçmekte olan kamyonun altına kendini atmak suretiyle intihara teşebbüs ettiği ve her iki dizinden pek çok kırıklar oluşacak şekilde yaralandığı, silahın atışa Salih ve mekanik bir arızasının bulunmadığı, sanığın önce Sakarya Devlet Hastanesine ve sonra GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine şavk edildiği üç kişilik bilirkişi heyetince verilen raporda pranoit kişilikte şizofektif bozukluk suç tarihinde şuur ve hareketinin serbestisini tamamen ortadan kalkmıştır. Müsnet suçtan dolayı T.C. Kanunun 46 ncı maddesinden faydalanır şeklinde rapor düzenlendiğinden sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği ve olayda müteveffanın hiçbir kusurunun bulunmadığı hususlarında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten davalı idarenin halin icaplarına ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve iyi şekilde topluma arz etmesi ve hizmeti yürütürken kimsenin zarara uğramamasını sağlamak amacıyla gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gereği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu istediğinin açık bir delildir. Olay günü sanık üsteğmen ............... nöbetçi amiri müteveffa Astsb. ............... ile birlikte birkaç astsubay daha nöbetçi subayı olarak görevlendirmişlerdir. Olayın ilk bakışta idarenin ajanı durumunda bulunan nöbetçi amirli sanık Ütğm. ...............'ın kasıtlı fiilinden ileri geldiği görünüyorsa ise de, ajanın idarenin yürüttüğü hizmetin bir parçası olduğu bumun hizmetin yapısal özelliğinden kaynaklandığı, bir başka deyişle ajanı idarenin yürüttüğü hizmetten ayırmanın mümkün olmadığı düşünüldüğünden, suç ehliyetimi tamamen ortadan kaldıracak şekilde psikolojik rahatsızlığı bulunan Ütğm rütbesindeki bir idare ajanına nöbetçi amirliği görevinin verilmesi nedeniyle birlikteki hizmetin iyi işlemediği, dolayısıyla idarenin hizmet kusuru içinde bulunduğu ve olayda müteveffanın hiçbir kusuru bulunmadığından davacıların zararının davalı idarece karşılanmasının gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Mahkemenizin yerleşik içtihatlarıyla T. C. Emekli Sandığınca olay sebebiyle bağlanan maluliyet aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri davacıların tesbit edilen maddi zararlarından tenzil edildiği cihetle, davacı eş ve çocuklara vazife malullüğü aylığı bağlanıp bağlanmadığı hususu sorulmuş T. C. Emekli Sandığı Genel Md. lüğünün 28.1.1904 gün ve 63.407.009 sayılı yazılarından davacı eşe 15.1.1802 tarihinden itibaren 1.336.200. TL. çocuklara ayrı ayrı 688.100'er TL. aylık bağlandığı eşiti aylığının 1.1.1964 tarihinde 3,464.000. TL. ya çocukların aylaklarının 1.1.1984 tarihinde 1.732.000.'er TL. ya yükseltildiği, eşine 9.891.000. TL. çocuklara ayrı ayrı 4.795.109'er TL. ikramiye ödendiğini, ayrıca her üç davacıya 1993 yılı için ayrı ayrı 3.757.000'er TL. tütün ikramiyesi ödendiği, müteveffanın eceli ile ölmesi halinde 13 yıllık hizmeti nedeniyle eşine 15.1,18012 tarihinde 583.300. TL. çocuklarına ayrı ayrı 291,700'er TL. aylık bağlanacağını ve aylıkların 1.1.1904 tarihinde eşinin 1.595.000. TL. ye çocukların ise ayrı ayrı 798,000'er TL. yükseltileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı eş ve çocukların maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişinin tanzim ettiği 5.9.1904 tarihli bilirkişi raporunun tetkikinden davacı eş ................'nin karşılanmayan parasal zararının 508.812.974. TL. davacı çocuk ................ 'nun karşılanmayan parasal zararının 80.496.220.TL. davacı çocuk ................ın karşılanmayan parasal zararının 136.982.485. TL. olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizin yerleşik içtihatlarına, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda tatbikat yapılmış, ancak davacıların istemleri de dikkate alınarak maddi tazminata hükmedilmiştir.
Davacıların olay sebebiyle duydukları ve ömür boyunca duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla davacılara uygun miktarlarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Ayrıca davacı eş ................'nin istemi dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar vekili manevi tazminat taleplerine olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, Kurulumuzca davacıların ölüm olayı nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını karşılamak üzere takdir edilen manevi tazminat miktarı paranın karar anındaki alım gücü esas alınarak tespit edildiğinden davacılar vekilinin bu yoldaki talebinin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemlerine bağlı kalınarak davacı eş ................'ye 15.000.000. TL. (ONBEŞMDLYON TL.) davacı çocuklar ................ ile ................'ye ayrı ayrı 22.500.000'er TL. (YİRMİİKİMİLYONBEŞYÜZBİNLİRA TL.) MADDÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren davacı çocuklar ................ ile ................'ye ayrı ayrı 30.000.000 şer TL. (OTUZMİLYON TL.)MANEVÎ TAZMİNAT VERİLMESİNE, FAZLAYA AİT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
3. Takdiren ve istemine bağlı kalınarak davacı eş .......................'ye 20.000.000. TL. (YİRMİMİLYON TL.) MANEVÎ TAZMİNAT
4. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına dul ve yetim aylığının bağlandığı 15 OCAK 1092 tarihinden ödeme tarihine kadar % 30 (YÜZDE OTUZ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Davacıların manevi tazminatlara da faiz yürütülmesi yolundaki istemlerinin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy