(3269 S. K. m. 12, 13)
Davacı vekili 23.9.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili uzman onbaşı ................ 'nın davalı idare ile 5.4.1993 tarihinde Hakkari Noterliğinde yapmış bulunduğu sözleşme uyarınca uzatmalı uzman onbaşı olarak ordu saflarına katılmak suretiyle Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığında göreve başladığı, sürücü olarak istihdam edilmesi gereken müvekkilinin mukaveleye aykırı olarak; kurtarıcı operatörlüğü sınavına Diyarbakır'a gönderilmiş kursta başarılı olamadığından ilişiğinin kesildiği, sözleşme hükümlerine uygun hareket edilmemek suretiyle yapılan uygulama hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan iptaline karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.
Dosyadan 5.4.1993 tarihli sözleşme ile uzman erbaş statüsüne geçirilerek Hakkari Dağ ve Kom. Tuğ. Dst. Kt. K. lığı emrine atandırılan davacının, 19.4.1993 tarihinde birliği Komutanlığınca atandığı görev ile ilgili kursa tabi tutularak kurs sonunda Diyarbakır 1207 Ağ. Bk. Tamir Fb. Md. lüğünce yapılan sınavlarda başarısız olması üzerine, kurtarıcı operatör belgesinin düzenlenemediği, ilk amirinin davacının göreve karşı isteksiz olup uyum sağlayamadığı hususunu 14.6.19193 tarihinde Dst. Kt. K. lığına yazılı olarak bildirdiği, 1.6.6.1993 tarihinde disiplin tecavüzü suçundan 7 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, göreve karşı İsteksizliğinin devam etmesi üzerine 29.6.1993 tarihinde birliği Komutanlığınca sözleşmesinin feshi yolunda üst makamdan istemde bulunulduğu, davacının sözleşmesinin 3.7.1993 tarihinde feshedildiği, davacının bu olumsuz işlemin iptali isteminde bulunduğu görülmektedir.
Bilindiği gibi, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun davacının ilişiğinin kesildiği tarihte geçerli olan 12 nci maddesinde görevde başarısız olanlarla, kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, sözleşme sürelerine bakılmaksızın, TSK. ile ilişkilerinin kesileceği hüküm altına alınmaktadır. 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa dayanılarak çıkartılan uzman Erbaş Yönetmeliğinin (R.G. 12.9.1986, S. 19219) 13 ncü maddesinde ise, beş bent, olarak sayılan haller dışında sözleşmenin feshi öngörülmemiştir. Bu bentler sırasıyla incelendiğinde davacının durumunun hiçbirine girmediği, anlaşılmakla beraber 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde açıkça ifade edilen, kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların sözleşme sürelerine bakılmaksızın ilişiklerinin kesileceği hususundaki amir hükmün, yönetmenlikle daraltılması ya da ortadan kaldırılması söz konusu edilemeyeceğinden davalı idarenin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen, sözleşmesinde belirtilen branşta (araç kurtarıcı operatörü) başarılı olamayan davacının, mutlaka olumsuz sicil almasının eklenmesine gerek bulunmamaktadır. Bu bakımdan tesis edilen işlem sonucu itibariyle doğru ve hukuka uyarlı bulunmaktadır.
Bunun yanında, davacı idare ile sözleşme yaptığı sırada, araç kurtarıcı operatörlüğü kursunda bir yetersizliğinin olmadığını bilebilecek durumda olduğundan; bu branşta başarısızlığını takiben sonradan kendisinden salt şoför olarak istifade edilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; bu iddiaların objektif hüsnüniyet kurallarıyla bağdaşmadığı açık olduğundan, itibar edilememiştir. Bu kabul karşısında, birlik Komutanlığınca davacıya sivildeki mesleğine uygun birlikte kadro olmadığı için ilişiğinin kesildiğine ilişkin bir belge verilmesini de davacıya hak tanır bir mahiyeti bulunmamak gerekmektedir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı hakkında tesis edilen ve hizmetle yararlı olamayacağı nedenine dayalı olarak sözleşmenin feshi işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığından, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy