(818 S. K. m. 49) (2709 S. K. m. 125) (AYİM 1 D. 11.01.1994 T. 1993/1251 E. 1994/147 K.)
Davacı vekili aracılığıyla 16 Haziran 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; AYİM l nci Dairesinin 11 Ocak 1994 gün ve E. 1993/1251, K. 1994/147 sayılı kararı ile ...Davacının TSK'de kalması uygun değildir sicili ile bu sicile bağlı olarak tesis edilen kademe ilerlemesi yaptırılmaması işlemleri sebep ve sonuç unsurları yönünden hukuka aykırı... bulunarak iptal edildiği, işlemin tesis edildiği tarihten iptal edildiği tarihe kadar geçen bir buçuk yıllık süre zarfında ailesi ile birlikte büyük manevi üzüntü duyduklarını, GATA' da psikiyatrik tedavi gördüğünü, idarenin iptal edilen işleminde bir hizmet kusurunun açıkça bedirli olduğunu beyan ederek, manevi zararlarının telafisi maksadıyla 50.000.000 TL. (Ellimilyon lira) manevi tazminat ve 13 Kasım 1952 tarihinden itibaren de bu tazminata yasal faizle hükmedilmesini talep ve dava ettiğini belirtmiştir.
Manevi tazminatın doktrin ve mahkeme kararlarınca tanındığı aşikardır. Borçlar Kanununun 49 ncu maddesi bütün kişilik haklarının ihlalinde manevi tazminat takibinin şartlarına dair genel bir hüküm getirmektedir. Prof. Dr. ............... tarafından Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt 1, Fakülteler Matbaası, İstanbul 1985, Sf. 887 vd.'de ... Kişilik haklarının konusunu teşkil eden manevi, ahlaki ve fikri niteliklerine ilişkin menfaatlere yönelen tecavüzün ve tecavüzde bulunana ait kusurun özel ağırlıkta olması şartıyla manevi tazminat istenebilir... cümlesiyle manevi tazminat belirtilmiştir.
Y. 4. HD.'nin 20.3.1978 tarih ve E. 1977/3137, K. 1978/3803 sayılı kararına atıf yapılan yukarıda zikredilen eserin 889 ncu sahifesinde ... Kişilik hakları ihlale uğrayanın ağır bir manevi zarara uğraması ve tecavüz edenin ağır kusuru, hukuka aykırılıkla beraber, manevi tazminat isteminin bir arada bulunması gereken ve vazgeçilmez üç öğesidir. Üç öğeden birinin yokluğu manevi tazminat davasının yokluğuna yol ağar... denilerek, manevi tazminatın BK. nun 49 ncu madde uyarınca hükmedilebilmesi için gereken koşullar sayılmıştır.
Olayımız incelendiği zaman, dairemiz tarafından 11 Ocak 1994 gün ve E. 1993/1251, K. 1994/147 sayılı verilen iptal kararında davacı hakkındaki sicilin ... tamamen duygusal nedenlerle düzenlendiği... hususu açıkça belirtilmiştir. Dava konusu işlemin hukuka aykırılığı bir mahkeme kararıyla sabittir. Ayrıca dava konusu işlemi sebep ve konu açısından sakatlayan da idare ajanının bir hizmet kusurudur. Davalı idare, mahkememizin iptal kararına uyarak tesis ettiği işlemi ortadan kaldıran karan yerine getirmiş olsa da, davacının bu süre zarfında aile fertleri, üçüncü kişiler arasında farklı ve değişik olumsuz değerlendirmelere muhatap kalmış olması yasanım olağan akışına göre, aks' iddia edilemeyecek vakıalardır. Davacının GATA'da görmüş bulunduğu psikiyatrik tedavi de bu görüşümüzü desteklemektedir.
Bir idari işlemin iptal edilmesi, hukuka aykırılığının saptanmış olması demektir. Bu hukuka aykırılık saptandıktan sonra da, zararın tazmini önem arz edecektir. İdare tarafından somut olayımızda, davacı hakkında tesis edilen işlemin iptali karan yerine getirilerek kendisi eski işine döndürülmüştür, ancak manevi üzüntü şeklinde beliren zararımda manevi zarar hükümleri vecibesinde telafisi gereklidir. İdare Hukuku alanında doktrindeki baskın fikre göre de şekil ve yetki unsurlarındaki sakatlıklar hariç her iptal sebebi idarenin hizmet kusuruna sebebiyet verecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı hakkında tesis edilen ve sonra Mahkememiz tarafından iptal edilen işlemin yol açtığı aşikar olan manevi zarar davalı idarece hizmet kusuru esasına göre tazmininin gerekli bulunduğu kanısına varılmıştır.
Netice olarak, manevi tazminat istemiyle açılan davada, yukarıda zikredilen sebeplerle DAVANIN KABULÜNE, davacı lehine 5.000.000 TL. (Beşmilyon lira) manevi tazminata hükmedilmesine, bu miktara davanın açıldığı tarih olan 16 Haziran 1994 tarihinden itibaren yıllık % 30 kanuni faiz uygulanmasına, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy