(657 S. K. m. 94, 97, 125)
Davacı vekili 7.2.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çocuğunu işitme engelliler okuluna kaydettirmek için 17.9.1998 tarihinde izin aldığını, okuldan iki adet işitme cihazı alınmasını istediklerini, cihazların pahalı olmasından dolayı alamayacağından ruhi 'bunalıma girerek izin süresini geçirdiğini, yasanın aradığı izinsiz terk etme unsurunun gerçekleşmediğini, yasanın değişik maddesine göre (10) günlük işe gelmeme süresinin (20) güne çıkarıldığını, müvekkilinin görevine (20) gün süre ile gelmemesi halinde işine son verilebileceğini, yasanın değiştiğinden haberi olmayan idarenin müvekkilini tekrar işe alarak düzelttiğini, ancak yasanın 94 ncü maddesine göre bu kez çekilmiş sayılmasına karar vererek işine son verdiğini, ta uygulamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
657 Sayılı D.M.K. nün çekilme başlıklı 94 neü maddesinin ikinci fıkrası mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devanı etmesi halinde yazılı müracaat şartı aranmaksızın çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır hükmünü amirdir.
Ara kanarı ile celb edilip tetkik edilen davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının tetkikinden, davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmemeyi alışkanlık haline getirdiği, 16 Ocak 1992 tarihinde göreve gelmemek suçundan şiddetli tevcih, 9-10 Kasım 1992 tarihleri arasında iki gün göreve gelmemek suçundan onda bir oranında aylıktan kesme 1617 Şubat 1993 tarihleri arasında iki gün göreve gelmemek suçundan sekizde bir oranında aylıktan kesme, 1920 Kasım 1993 tarihleri arasında göreve gelmemek suçundan disiplin kurulu kararıyla bir yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırıldığı, son olarak 17 Eylül 199320 Ekim 1993 tarihleri arasında 10 günden fazla göreve gelmemiş olması sebebiyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 94 ncü maddesine göre çekilmiş sayılması ile, 243 Sayılı K.H.K. ile değişik 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince bir yıl geçmeden tekrar Devlet Memurluğuna alınmamasına 9 Aralık 1993 tarih ve 85 sayılı onayla karar verildiği, 27 Aralık 1993 tarihinde de ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Kanunda yazılı mezuniyetsiz tabiri, izin alınmaksızın görevi terk etme halini içerdiği gibi belli bir süre izin alan memurun bu izin süresi bittikten sonra yeniden izin almaksızın göreve gelmeme, halini de kapsadığı kuşkusuzdur. Bu itibarla davacı vekilinin davacının görev yerinden izinli ayrıldığına, Kanunun ise izinsiz ayrılıp göreve gelmemeleri öngördüğüne ilişkin iddiası mesnetsizdir.
Öte yandan kanun koyucu, memurun çekilmiş sayılması için mazeretsiz olarak göreve gelmemiş olmasını aramış olup davacı vekili davacının çocuğuna işitme cihazı alamaması sebebiyle girdiği bunalım sonucu göreve gelemediğini ileri sürmekte ise de; davacının daha önce sık sık göreve gelmemeleri sebebiyle yetkili amir ve kurullar tarafından cezalandırılmış olması Ankara gibi çok sayıda askeri sağlık kuruluşunun bulunduğu bir garnizonda ikamet eden davacının göreve gelmesine engel olacak derecede rahatsızlanmışsa zamanında yetkili sağlık kurullarına başvurarak bu rahatsızlığını tespit ettirip istirahat raporu alması mümkün iken bu gereğe riayet ötmemiş bulunması karşısında kanunda öngörülen anlamda bir mazereti sebebiyle göreve gelemediğini kabul etmek mümkün değildir.
Davacı vekilinin 657 Sayılı Kanunun 94 ncü maddesindeki 10 günlük sürenin 20 güne çıkarıldığına ilişkin iddiası da mesnetsiz olup 20 günlük süre aynı kanunun 125 nci maddesinde Devlet Memurluğundan çıkarmayı gerektiren fiiller arasında sayılan özürsüz olarak bir yılda 20 gün göreve gelmemek halidir.
Devlet Memurluğu statüsüne giriş atama işlemi ile olur. Bu statüden çıkma da yine idarece tesis edilecek istifanın kabulü, çekilmiş sayılma, emeklilik isteminin kabulü, Devlet Memurluğundan çıkarma gibi işlemlerle mümkündür.
Bu itibarla, davacının göreve gelmemesinin 10 günden fazla devam etmesi üzerine 7 Ekim 1994 tarihinde kendisine yazı yazılarak kimlik ve sağlık kartlarının istenmiş olması, 21.10.1994 tarihinde görev yerine gelmesinden sonra hakkındaki işlemlerin tamamlanıp ilişiğinin kesilmesi daha önce 10 gün göreve gelmediği gerekçesiyle görevine son verilip son verme işlemimin hatalı olduğunun teşbihi üzerine yeniden göreve başlatıldığı anlamına gelmez. Davacının çekilmiş sayılması konusunda sadece bir işlem mevcuttur. Bu bakımdan davacı vekilinin davacının görevine son verildikten sonra bu işlemin idarece geri alınarak göreve başlatıldığına ve yeniden görevine son verildiğine ilişkin iddiası da mesnetsiz ve soyut bir iddiadan ibarettir.
Bu nedenlerle davacı hakkında tesis edilen Devlet Memurluğundan çekilmiş sayılma işlemi tüm unsurları itibariyle mevzuata ve hukuka uygun bulunduğundan dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy