(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 19)
Davacı 27.10.1984 tarihinde kayda gecen dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; 30.8.1992 tarihinde göreve başlamak üzere Sofya/Bulgaristan'a Genelkurmay Başkanlığının emri ile Askeri Ataşe olarak seçilip tayin edildiğini, kendisiyle birlikte kıdemli ateşe olarak aynı yere tayin olan Hv. Fz. Kur. Alb. ................ ve eşinin tayin oldukları tarihten itibaren birçok konularda kıskançlık duygusu ile hareket etmeye başladıklarını, bu şahsın sık sık ve sebepsiz yere kendisini odasına çağırarak benim bundan önce de tüm çalıştığım yerlerde komutanlığı aslında karım yapmıştır, senin ailende benim eşimin isteklerini yerine getirmekle mükelleftir. Bunu yapmadığın takdirde sicilini bozar Ailesi uyumsuzdur diye yazarım sözleri ile tehdit ettiğini, verilen tüm vazifeleri en iyi şekilde yaptığından ve Gnkur. İsth. Bşk. m tarafından takdir edilmesi karşısında daha büyük bir kıskançlığa kapılarak hareket ettiğini, dış görev dönüşünden sonra sicillerinde çok düşük notlar verildiğini ve hilafı hakikat beyanlar yazıldığını duyduğunu, herhangi bir yazılı uyarı yapmaya ve belge koymaya gerek görmeden, objektif ölçülere dayanmadan şahsına verilen 1993 ve 1994 sicilleri ile sicile bağlı olumsuz kanaatlerin iptali konusunu yüce yargının takdirlerine sunduğunu, T.S.K.'nde görev yaptığı süre içerisinde çok sayıda takdir ve taltif aldığını, 43 adet başarı belgesi bulunduğunu, verilen sicil ve yazılan mütalaaların meslek hayatında yükselme imkanını sona erdirmeye yönelik olduğunu, ayrıca MY1232 Yönergesine aykırı davrandığını, bu yönerge gereği dikkate alınmadan verilen sicillerin ve kanaatlerin usul yönünden de iptalini talep ettiğini, birinci sicil üstü tarafından anılan kanaatler yazılırken esas alınacak baz ve değerler için hiçbir objektif dayanak bulunmadığını, sadece kendinin ve eşinin şahsi tavır ve kıskançlık duygularının etkisinde kalınarak hareket edildiğinin önceki komutanlıkların verdiği sicil ve kanaatlerden açıkça anlaşılabileceğini belirterek 1993 ve 1994 sicil yıllarında sicil notu olarak verilen puanlar ile aynı yularda yazılan gerçek dışı mütalaaların iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait kıt'a özlük ve sicil dosyasının incelenmesinde: davacının 30.8.1969 tarihinde Top, Atğm. olarak nasbe dildiği tarihten bugüne kadarki sicillerinin başlangıçtan itibaren iyi çok iyi seviyede seyir ettiği, sicil notlarının sicil tam notunun % 90'ı ve üzerinde takdir olunduğu, özellikle kurmay subay olmak için girdiği Harp Akademilerindeki öğrenciliğinden itibaren sicil notlarının daha da yükselerek sicil tam notuna yakın takdir edildiği, 1988 yılından itibaren de biri tam not olmak üzere tama çok yakın sicil notlan verildiği, iptali istenilen 1993 yılı birinci sicil üstü notunun sicil tam notunun % 90'ının biraz alı tında, 1994 yılı birinci sicil üstü notunun sicil tam notunun % 90'ının biraz üzerinde takdir edildiği, 1995 yılı sicil notunun da sicil tam notuna çok yakın takdir edildiği görülmüştür. Öte yandan mesleğinin başlangıcından 1993 yılı sicil dönemine kadar tanzim edilen sicil belgelerinde hiçbir olumsuz kanaat belirtilmediği gibi müsbet kanaatlerin yazıldığı, keza iptali istenilen yıllardan sonraki 1995 yılı sicilinde; 1993 yılı sicilinde yer alan olumsuz kanaatin doğruluğunu gösteren, herhangi bir tesbitin vaki olmadığı kanaat olarak ortaya konmuştur. 1993 yılı sicilinde ise; birinci sicil üstü tarafından özellikle bir kurmay subay açısından oldukça olumsuz sayılabilecek, kanaatlerin yazıldığı, 1994 yılı sicilinde de birinci sicil üstü tarafından muharip sınıftan veya kurmay subayın geleceği açısından olumsuz sayılabilecek kanaatin yazıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan incelemede; davacının T.S.K.'nde görev yaptığı süre içerisinde hiçbir disiplin cezası almadığı, yazılı uyarı veya ikaza muhatap olmadığı, buna mukabil çok sayıda, muhtelif seviyedeki komutanlarca takdir edildiği görülmüştür.
Subay Sicil Yönetmeliği'nin 4 ncü maddesinde sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu açıklanmış olup sicil üstlerinin emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde ise sicil 'belgelerinin amacı sicil belgeleri, personelin yeteneklerini, görevdeki başarı derecelerini saptamaya ve dolayısıyla her işi yeterli olana verebilmeye; yüksek seviyedeki iğleri yapacak yetenekte olanları meydana çıkarmaya ve bu suretle Silahlı Kuvvetlerin komuta zincirini düzenlemeye yarar şeklinde açıklanmıştır.
Davacının iptalini istediği 1993 ve 1994 yılları birinci sicil üstünün not ve kanaatlerinin aynı şahıs tarafından verildiği görülmektedir. Özellikle 1993 yılında birinci sicil üstü tarafından takdir olunan sicil notu ve menfi kanaatlerin davacının görev safahatı ile açık bir çelişki içerisinde bulunmaktadır. Her ne kadar her sicil dönemi, bir öncekinden ve bir sonrakinden bağımsız olup her sicil ayrı bir hukuki işlem olarak kabul edilse dahi, sicil notundaki ani düşüşün ve yazılan menfi kanaatin makul ve mantıki bir izahı olmak gerekir. Aksi halde sicil tam notunun % 60'ınm üzerinde takdir olunan hiçbir sicilin idari yargı denetimi yapılamaz ki; buna hukuken cevaz verilmemektedir. Elbette sicil üstleri sicil notu düzenlerken personelin nitelik ve çalışmalarını objektif bir biçimde izleyerek edindikleri kanaate göre not takdir edeceklerdir ve bu notlar birikirinden farklı bir biçimde oluşabilecektir. Ancak uzun bir zamandan beri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin çeşitli kademelerinde, muhtelif rütbelerde görev yapan bir subayın tüm meslek safahatındaki değerlendirmelerde birbirine çok yakın siciller tanzim edilmiş iken herhangi bir yılda bu safahata uygun olmayan sicil tanzimi şüpheyi mucip bulunmaktadır. Nitekim alınan duyumlar üzerine 23-24 Ekim 1993 talihinde Sofya Kd. As. Ataşeliği denetlenmiş ve bu denetleme sonucunda 3.11.1993 tarihli Denetleme Sonuç Raporu düzenlenmiştir. Bu raporda, Kd. As. Atş. olan kişi (davacının birinci sicil üstü) ile davacı arasında kişisel ve ailelerin karşılıklı anlayış ve güven eksikliğinden kaynaklanan şahsi sorunların bulunduğu vurgulanmıştır. Bu rapordan da anlaşılacağı üzere; böyle sorunlu bir ortamda üstelik bu sorunların doğmasında ailelerinde rolü olduğu gözetilerek birinci sicil üstünün subay sicil yönetmeliğinin 4 ncü maddesine uygun davrandığını söylemek mümkün değildir. Nitekim takdir etmiş olduğu ve yazmış, olduğu menfi kanaatte bu gerçeği yansıtmaktadır. Öte yandan aynı dönemde davacı Genelkurmay istihbarat Başkanınca 31.3.1993 tarihli yazı ile görevindeki üstün gayretinden dolayı takdir edilmiştir. Bu sebeplerle, Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine aykırı olarak düzenlenen 1993 yılı birinci sicil üstünün sicil notu ve kanaatinin iptali gerekeceği sonucuna varılmıştır. Davacının iptalini istediği 1994 yılı birinci sicil üstü notu, sicil tam notunun % 80'ının üzerinde takdir edilmiştir. Çok iyi seviyede takdir edilen bu notun iptalini gerektiren bir nedene rastlanılmamıştır. Esasen bu not, geçmiş safahata yakın olarak takdir edilmiş bulunmaktadır, öte yandan davacı 1994 yılı sicil döneminde birinci sicil üstü tarafından yazılan kanaatin de iptalini talep etmektedir, işbu kanaat yukarıda değinildiği üzere; bir muharip sınıfa mensup subayın, özellikle kurmay bir subayın gelecekte alabileceği görevlere veya belirli yerlere gelebilmesini önleyebilecek nitelikte olup kanaatin mesnedi bulunmamaktadır. Hangi sebeplerle böyle bir kanaate varıldığı açık olmadığı gibi, davacının geçmiş safahatı ve almış olduğu takdirlerle de çelişmektedir. Dolayısıyla mesnetsiz ve objektiflikten uzak olan bu kanaatin ile iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1) 1993 yılı birinci sicil amirinin verdiği sicil notu ve kanaatinin hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE,
2) 1994 yılı birinci sicil amirinin verdiği sicil notunun iptaline yönelik olarak açılan davanın yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle bu isteme mahsus olmak üzere DAVANIN REDDİNE,
3) 1994 yılı birinci sicil üstünün yazdığı kanaatin hukuka aykırı olması nedeniyle İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy