(657 S. K. m. 125, 131)
Davacı 4.11.1894 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; MSB. Yüksek Disiplin Kurulu'nun 27.9.1994 tarih ve 1994/11 sayılı kararı ile piyasaya sahte para sürmek suçundan devlet memurluğundan çıkarıldığını, oysa memuriyetten çıkarılma işlemine sebep teşkil eden suçlamadan dolayı halen yargılamasının devam ettiğini, her ne kadar emniyetteki ifadesinde suçu ikrar etmişse de bunun kendi iradesi mahsulü olmadığını, işkence görmesi nedeniyle tutulan zaptı imzalamak zorunda kaldığını belirtmiş ve memuriyetten çıkarılma işlemimin iptalini istemiştir.
Dava dosyası ve davalı idarece gönderilen belgelerin incelenmesi sonucu; davacının Diyarbakır 600 Yataklı Askeri Hastane Baştabipliği emrinde devlet memuru (hastabakıcı) olarak görevi iken, Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 27.9.1994 tarih ve 1994/11 sayılı kararı ile devlet memurluğundan çıkarıldığı, davacı hakkında piyasaya sahte para süren bir şebekenin üyesi olmak suçundan emniyetçe takibata geçirildiği, emniyet ifadesinde davacının isnadı olunan suçu kabul ettiği, 3.12.1993 tarihinde gözaltına alınıp 9.12.1993 tarihinde bu suçtan tutuklandığı, davacı ve 8 arkadaşı hakkında müspet suçtan Ağrı 2. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı, 5.1.1994 tarihinde davacının tahliye edildiği ve anılan mahkemenin 1993/71 Esasına kayıtlı davanın halen derdest olduğu, davacının devlet memurluğundan çıkarılma işleminin sebebini teşkil eden suçlamadan dolayı yargılamanın halen devam ettiği gerekçesiyle işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/EG maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunan devlet memurları hakkında devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezası verilebileceği hüküm altına alınmaktadır. Davacıya yüklenen piyasaya sahte para sürmek suçunun bu kapsam içinde mütalaa edilmesi hususunda heyet bir tereddüt bulunmamaktadır. Sorun davacı hakkındaki ceza yargılaması, sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediğinde düğümlenmektedir. 657 sayılı yasanın 131 nci maddesi, aynı olaydan dolayı memur hakkımda ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının, disiplin kovuşturmasına engel olamayacağını, keza memurun ceza kanununa göre mahkum olup olmamasının, ayrıca disiplin cezası uygulanmasını etkilemeyeceğini açıkça hükme bağlamaktadır. Davalı idare yasanın kendine tanıdığı bu hakkı kullanarak davacı hakkında disiplin soruşturması başlatmış ve bunu müteakip devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezası vermiştir. Heyetimizce davalı idarenin bu takdirinde herhangi bir keyfilik ya da hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmış ve özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerden yargılamanın sonucunun beklenmesinin gerekmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy