(2709 S. K. m. 145) (477 S. K. m. 48) (1632 S. K. m. 88) (3269 S. K. m. 12) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13)
Davacı vekilleri 31.10.1994 tarihinde kayda geçen dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 2 yıl müddetle Uzman Çavuş olarak hizmet vermek üzere orduda kaldığını, bilahare 17.6.1994 tarihinde yeni bir sözleşme ile 5 yıl daha hizmet yapma konusunda sözleşme imzaladığını, daha sonra işine haksız ve hukuka aykırı bir kararla son verildiğini, işlemin gerekçesi olarak emre itaatsizlikten hüküm giymesi ve kendisinden faydalanılamayacağının gösterildiğini, müvekkilinin hüküm giymediğini, sadece 15 gün disiplin cezası aldığını, Uzman Erbaş Yönetmeliğinde emre itaatsizlikten bir gün dahi hüküm giyen dendiğini, ayrıca sözleşmenin feshi için bir yıl içinde 30 gün disiplin cezası alması gerektiğini, müvekkilinin Askeri Mahkemede yargılanmadığını ve hüküm giymediğini, ayrıca bir yıl içinde 30 gün disiplin cezası almadığını, yapılan işlemin usul ve yasalara aykırı olduğunu, aktin feshine neden olan Disiplin Mahkemesi Kararı hakkında yazılı emir yoluyla bozma için talepte bulunduklarını, bu başvurunun akıbetinin beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin herhangi bir borçlanma durumunun olmadığını belirterek öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Davacının yürütmeyi durdurma istemi, Dairemizin 6.12.1994 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait şahsi dosya ve Dairemizce alınan ara kararlarına verilen cevap muhteviyatlarına göre; 26.8.1992 tarihli sözleşme (noter taahhütnamesi) ile Top.Uçm.Çvş.olarak uzman erbaş statüsüne giren ve atanmış olduğu Ege Ordu K.lığı Top.A.Ölç.Blk.K.lığında 27.8.1992 tarihinde göreve başlayan davacının, iki yıllık ilk sözleşme süresi içerisinde ilk sicil döneminde başarılı bir performans gösterdiği, bu meyanda 1993 yılı sicilinin, sicil tam notunun % 85'inin üzerinde teşekkül ettiği, 1994 sicil yılında ise sicil notunda bir düşme meydana geldiği ve ortalama sicilinin, sicil tam notunun % 65'inin hemen üzerinde takdir edildiği, iki yıllık sözleşme süresi bitiminden önce davacının 3.5.1994 tarihli dilekçesi ile sözleşmesinin (5) yıl süre ile uzatılması isteminde bulunması üzerine, Ege Ordu K.lığının 13.5.1994 tarihli işlemi ile 27.8.1994 tarihinden itibaren sözleşmesinin (5) yıl süre ile uzatıldığı ve 17.6.1994 tarihli sözleşme (noter taahhütnamesi) ile bu durumun davacı tarafından da taahhüt edildiği, 8.3.1994 tarihinde kışlada öğle içtimasında takım astsubayının yoklama alınması amacıyla, davacıdan takımın yoklamasını istemesi üzerine davacının siz bana emir veremezsiniz şeklindeki beyanı üzerine, birlik komutanlığınca davacının bu fiili ile ilgili olarak suç evraklarının düzenlendiği, Ege Or.Top.A.K.lığı Disiplin Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, anılan mahkemenin 1.7.1994 tarih ve 1994/48-48 Esas ve Karar sayılı. kararı ile emre itaatsizlik suçundan davacının 477-sayılı Kanunun 48 ncu maddesi gereğince 15 gün oda hapsi cezası ile tecziyesine karar verildiği, bu cezanın 15.7.1994-30,7,1994 tarihleri arasında infaz edildiği, 24.8.1994 tarihli dilekçesi ile birliği Komutanlığına başvurarak, 28.8.1994 tarihinde düğününün yapılacağından bahisle izin talebinde bulunduğu, bu talebinin uygun görülerek 25.8.1994 tarihinde yol dahil 10 gün süreyle izne gönderildiği ve 4.9.1994 tarihinde kıt'asına katılması gerekirken 12.9.1994 tarihinde dönmesi nedeniyle, izin tecavüzü suçundan hakkında mahkeme evraklarının düzenlenerek Askeri Savcılığa intikal ettirildiği Ege Or.Top.A.Ölçme Bl.K.lığının 24.8.1994 tarihli yazısı ile davacının emre itaatsizlik suçundan 15 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılması nedeniyle sözleşmesinin feshinin teklif edildiği, Ege Or.Top.A.K.lığının 2.9.1994 tarihli yazısı ile bu teklife iştirak edilerek, sözleşmesinin feshinin yetkili makama teklif edildiği ve Ege Ordu K.lığının 12.9.1994 tarihli işlemi ile davacının sözleşmesinin feshedildiği, özlük dosyasında fesih onayının aslı ya da sureti bulunmadığı için, feshin hangi sebebe dayalı olduğunun ilk aşamada belirlenemediği, ilişiğinin 15.9.1994 tarihinde kesilerek statüsü ne son verildiği, bu arada Ege Ordu K.lığı As.Svc.lğının 28.9.1994 tarihli iddianamesi ile izin tecavüzü suçunda hakkında Kamu davası açıldığı, davacının sözkonusu menfi işlemin (sözleşme feshi) iptali için 31.10.1994 tarihinde ve süresinde AYİM'de bu davayı açtığı, izin tecavüzü suçundan yapılan yargılama sonunda Ege Ordu K.lığı As.Mah.nin 1.5.1995 tarih ve 1995/268-246 Esas ve Karar sayılı kararı ile, davacıya kıtası olan Menemen'den memleketi olan Tunceli'ye kadar gidiş-dönüş 6 gün yol süresi tanınması gerekirken tanınmadığı gerekçesiyle, izin tecavüzü suçunun oluşmadığı belirtilerek beraatına karar verildiği, davacı vekilinin davacı hakkındaki 15 gün oda hapsi cezası ile mahkumiyetini havi Ege Ordu Top.A.K.lığı Disiplin Mahkemesinin 1.7.1994 tarihli kararının usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle, yazılı emirle bozulması istemiyle davalı idareye başvurduğu, Milli Savunma Bakanlığının 24.5.1995 tarihli yazıları ile suç vasfına dayalı olarak görev noktasından yazılı emir isteminde bulunulması üzerine, Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 7.6.1995 tarih ve 1995/327-327 Esas ve Karar sayılı ilamı ile sözkonusu yazılı emir talebinin kabulüne ve adı geçen Disiplin Mahkemesi hükmünün suç vasfına dayalı olarak görev noktasından bozulmasına, dava dosyasının suç yeri itibariyle yetkili ve görevli askeri mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, bu karar sonrasında davacı hakkında toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçundan yargılama yapan Ege Ord. K.lığı As.Mah.nin 10.5.1996 tarih ve 1996/273-258 Esas ve Karar sayılı kararı ile oy çokluğu ile beraat kararı verildiği, hükmün Askeri Savcı tarafından temyiz edilmesi üzerine Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 25.9.1996 tarih ve 1996/584-583 Esas ve Karar sayılı ilamı İle Olayın 8.3.1994 günü öğle içtiması sırasında tekmil alma aşamasında ve bu maksatla toplanmış dört takımlı olan bölüğün bölük erbaş ve erleri ile diğer rütbeli personelinin gözü önünde (huzurunda) cereyan ettiği ve tekmil hazırlanması yolundaki emrinde hizmete müteallik emir olduğu nazara alındığında eylemin As.C.K.nun 88 nci maddesinde düzenlenmiş olan toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut vereceği kuşkusuzdur. Hal böyle iken mahal mahkemesince sanığın beyan ve hareketlerinin dosyadaki delilere uygun düşmeyen sübjektif ve isabetsiz bazı gerekçeler esas alınarak değerlendirilmesi ve buna göre de beraatine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Müsnet suçun maddi-manevi yasal bütün unsurları itibarı ile oluştuğu ve sübuta erdiği... gerekçesi ile sözkonusu beraat hükmünün sübut noktasından ve esastan bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunun 12 nci maddesinde Görevde başarısız olanlarla, kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşları, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olma, göreve intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe halleri ve bunlara yapılacak işlemler çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. hükmü yer almakta; buna yasa hükmüne dayanılarak çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 nci maddesinin 3 ncü fıkrasında, verilen cezanın miktarı ne olursa olsun, sayılan belirli suçlardan hüküm giyenlerin sözleşmelerinin feshedilerek, TSK. ile ilişkilerinin kesileceği belirtilmektedir.
Davacı hakkında Disiplin Mahkemesince hükmedilen 15 gün oda hapsi cezasına konu Emre itaatsizlik suçu da, yönetmeliğin belirtilen maddesinde sayılan suçlar arasında yer almaktadır. Davacı vekili ilk iddialarında, yönetmelikte belirtilen hüküm giyme cümlesinden hareketle, bunun bir askeri mahkeme kararı ile olması gerektiğini, dolayısıyla yönetmeliğin öngördüğü fesih nedeninin gerçekleşmediğini ileri sürmüşse de; bu düşünceye iştirak edilememiştir. Çünkü Anayasanın 145 nci maddesinde askeri yargının, askeri mahkemeler ve Disiplin Mahkemeleri tarafından yürütüleceğinin öngörülmesi karşısında, Disiplin Mahkemeleri kararlarının da birer hüküm teşkil etmesi, pozitif hukukumuzun tabii bir gereğidir. Nitekim, 477 sayılı Kanun da, sözkonusu Anayasal buyruğun gereğinin yerine getirilmesi amacıyla çıkarılmış ve bu yargı mermilerinin yargılama usulleri ile öngörülen suç ve cezaları kapsamlı bir şekilde düzenlemiştir. Şu halde, Yönetmeliğin 13 ncü maddesinde geçen hüküm giyme tabirinin, tüm askeri ve adli mahkemeler ile disiplin mahkemelerini kapsadığı kuşkusuzdur.
Öte yandan, vaki talep üzerine yapılan yazılı emirle bozma, askeri mahkemece yargılama ve temyiz aşamaları sonunda, davacının sözkonusu fiilinin değil suç teşkil etmemek; askeri mahkemenin görevine giren ağır bir suç (AS CK.88.maddesinin ihlali niteliğindeki toplu erat karşısında emre itaatsizlikte ısrar suçu) mahiyetinde olduğu ortaya çıkmıştır ki bu da aynı şekilde sözleşme fesih nedenidir. Dolayısıyla, davacı vekilinin bu yöndeki beyanlarında da haklılık unsuru bulunmadığı açıktır.
Özlük dosyasından, davacı hakkındaki gerçek fesih nedeni anlaşılamamaktaysa da; gerek savunma içeriği, gerekse fesih teklif yazıları kapsamından, bunun askeri itaat ve inkıyadı bozan olduğu görülmektedir. Kaldı ki, davalı idarenin bağlı yetkisi gereği tesis etmesi gereken sözleşme fesih işleminin bir başka nedene (sözgelimi görevde başarısızlık veya kendisinden istifade edilememe haline) dayalı olması sonucu değiştiremeyecektir. İşlemin sonucu itibariyle doğru, dayanılan hukuki sebebin yanlış olması halinde; idari yargı organının sahip olduğu sebep ikamesi yöntemiyle dava yine reddedilmek durumundadır. Bu bakımdan, bu yönden de işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmek mümkün görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle; dava hakkında tesis edilen uzman erbaş sözleşmesinin feshi işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy