(926 S. K. m. 38) (765 S. K. m. 46) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 23)
Davacı 26.10.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; mevcut hukuki hükümlere göre 30.8.1994 tarihinde yüzbaşılığa terfi etmesi gerektiğini, oysa 4.10.1994 tarihli emirle 2/3 sicil şartı bulunmadığından terfi ettirilmediğinin bildirildiğini, 1992 sicil döneminde 30.8.1991 tarihinden 7.1.1992 tarihine kadar görevde, 7.1.19923.6.1993 tarihleri arasında tutuklu olarak hastanede, o tarihten bugüne kadar istirahatlı olarak bulunduğunu, hakkında KYOK kararı verildiğini 1992 sicil yılı içerisinde bir ayrılış sicili bulunduğunu, hastanede yattığı süreden veya sıhhi izin süresinden Subay Sicil Yönetmeliğinin 23 ncü maddesine göre l ayı hizmetten sayıldığında sicil tanzimi için gerekli olan 3 ay çalışmış olma şartının gerçekleştiğini, 77 günlük çalışma suresine bir ay da istirahattan dolayı eklenmesi gerektiğim belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesi sonucu: 30.8.1985 nasıplı Ord. Tğm. olarak TSK.'nde göreve başlayan davacının normal bekleme süresi sonunda 30.8.1988 tarihinde üsteğmenliğe terfi ettiği, üsteğmenlik rütbesinde üç yıl olumlu sicil alan davacının 30.8.1991 tarihinde Kd. Üsteğmenliğe yükseltildiği, bu tarihten sonra 25.9.1901 tarihli atama emriyle 15. Kor. 51152. Müh. Bl. İk. Tik. K. lığından 2. P. Tüm. İk. Bak. Tfb. G/Ds. Bl. K. lığına atandığı, kendisinin ibraz ettiği belgeye göre 21.10.1991 tarihinde ilişiğinin kesip yeni görevine başladığı, bundan sonra 7.1.1992 tarihinde işlemiş olduğu adam öldürmek suçundan sonra hastaneye kaldırılıp tutuklandığı, hastanede tutuklu olarak tedavi gördükten sonra hakkında alınan rapor uyarınca KYOK kararı verilip 3.6.1992 tarihinde tahliye edildiği, o tarihten bugüne kadar istirahatının sürdüğü, normal olarak 30.8.1994 tarihinde yüzbaşılığa terfi sırasında olmasına rağmen üsteğmenlik rütbesinde 2/3 oranında sicili bulunmadığından yüzbaşılığa terfi ettirilmediği, bu işleme karşı davacının süresinde iptal istemiyle dava açtığı belirlenmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanununun 38 nci maddesine göre rütbe terfi şartlan şöyledir: 1) Rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak, 2) Rütbeye mahsus bekleme süresinin (TğmYzb.) üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, 3) Kıt'a hizmetlerini yapmış olmak, 4) Üst rütbe kadrosunda açık bulunması 5) Sicil notu ortalamasının sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olmak (Tğm. Bnb.'lar için). İş bu şartları haiz olanlar bir üst rütbeye terfi edebileceklerdir. Davacı 30.8.1988 tarihinde üsteğmenliğe yükselmiştir. 926 sayılı yasanın 30 ncu maddesine göre üsteğmenlikte normal bekleme süresi (6) yıldır. Davacı Üsteğmen olduktan sonra sırasıyla 1989, 1990 ve 1991 yıllarında olumlu sicil almış bulunmaktadır. 1992 sicil dönemi olan 30.8.1991 30.8.1992 tarihleri arasında 25.9.1991 tarihinde atama görmüş olup yeni birliğine 21.10.1991 tarihinde katılmıştır. Yeni birliğine katıldıktan sorara 7.1.1992 tarihine kadar çalışmış ve bu tarihte işlediği adam öldürmek suçundan dolayı hastaneye kaldırılıp tutuklanmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda; davacının TOK. nün 46 ncı maddesinden yararlanacağı şeklindeki adli rapor üzerine 15. Kor. K. lığı As. Savcılığının 27.5.1992 tarih ve Esas No. 1992/ 59, Kanar No. 1992/232 sayılı karan ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verilerek kanunun amir hükmü gereğince şifa buluna kadar muhafaza ve tedavi altına alınmasına, bunun GATA. H. Paşa Eğitim Hastanesinde icra edilmesine, ayrıca hükmolunmuştur. Davacı bu karar uyarınca 3.6.1992 tarihinde tahliye edilerek muhafaza ve tedavisine başlanılmış, TCK. nun 46. maddesinin 3 ncü fıkrasına göre bir yıl süren muhafaza ve tedavisi sonucunda şifası tebeyyün ettiğine dair alınan rapor üzerine muhafaza ve tedavisi sona erdirilmiştir. Bu tarihten sonra davacı, bugüne kadar sonunda muayene kaydı olan raporlarla istirahatli olarak kalmış olup halen istirahati sürmektedir. Bu süre içerisinde göreve hiç dönmemiştir.
Görüleceği gibi; davacı 1992 sicil döneminde üç aydan az bir süre birliğinde görev yapmış, kalan süreyi tutuklu ve müşahede de geçirmiştir. Subay Sicil Yönetmeliğinin 23 ncü maddesine göre; bir subay hakkında sicil düzenlenebilmesi için, o subayın o sicil süresi içerisinde en az 3 ay görev yapması şarttır ve sicil süresi içinde vuku bulan kurs, izin, istirahatı hava değişimi sürelerinin toplam olarak bir ayı görevden sayılır. Davacı bu maddeye istinaden hakkında 1992 yılı sicilinin düzenlenmesi gerektiğini ileri sürmekteyse de; davacı 7.1.1992 tarihinden 3.6.1992 tarihine kadar tutuklu olarak hastanede kalmış, bu tarihten sonra ise kanununun amir hükmü gereği bir yıl süreyle müşahede ve tedavi altına alınmıştır. Dolayısıyla 1992 sicil dönemi içerisinde istirahatlı veya hava değişiminde geçirdiği süre bulunmamaktadır. Anılan maddede tutuklulukta veya müşahede de geçen sürenin belli bir bölümünün hizmetten sayılacağına ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Esasen buna hukuken imkan da yoktur. Çünkü kendisi hakkında bu süre içerisinde ceza kanunundan kaynaklanan adli işlemler yerine getirilmiştir, öte yandan davacı 7.1.1992 tarihinden bugüne kadar hiç göreve dönmemiş ve dolayısıyla de sicil düzenlenememiştir.
Tüm bu nedenlerle; 1992 sicil döneminde üç aydan az görev yapması nedeniyle sicil düzenlenemeyen davacının sonraki yıllarda da istirahatlı bulunması nedeniyle sicil alamadığı, bunun sonucu olarak 926 sayılı yasanın 38 nci maddesinde rütbe terfii için aranan şartlardan rütbeye mahsus bekleme süresinin 2/3'ü oranında sicili bulunmak şartının oluşmaması nedeniyle 30.8.1994 tarihinde yüzbaşılığa terfi ettirilmediği, davalı idarece tesis edilen bu olumsuz işlemin unsurları itibariyle hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy