(657 S. K. m. 6, 48, 98)
Davacı 7 Kasım 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Adana İncirlik Tesis Komutanlığında Sivil Memur olarak görevli olduğunu, kalorifercilik yaptığım, 29 Mart 1992 gecesi Hv. Astsubay .................'ın kendisini yanına çağırdığını, Adana'ya eğlenmeye gidelim dediğini, daha sonra ................. denilen kişiyi de şahsi eşyalarıyla birlikte götüreceğini söylediğini, kendisini istihkam Kıta K. lığının köşesine götürdüğünü, bu esnada Amerikalılara ait açık bir depodan dışarıya bazı paketlerin atıldığını gördüklerini, doğal olarak olaydan şüphelenip götürülecek eşyanın şahsi eşya olmadığını anladığını, olay yerinden ayrılırken nöbetçilerin kendilerini yakaladıklarını, suçsuzluğunu kanıtlayacak yeterli kanıt bulamadığından hırsızlığa teşebbüs etmekten mahkum olduğunu, ancak verilen 3 ay 10 günlük cezasının ertelendiğini, ertelenen bu ceza uyarınca memuriyet görevine son verilmemesi gerektiği halde aksine işlem tesis edildiğini belirterek işlemin iptalini talep ve dava etmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde; Adana İncirlik Tesis Komutanlığında görev yapan sivil memur (Kaloriferci) davacının 29 Mart 1992 tarihindeki olaydan dolayı aynı birlikten Hv. Mu. Asltsb. Kd. Çvş. ................. ile birlikte Adana 6. Kolordu K. lığı Askeri Mahkemesinde yargılandığı, yargılama sonunda hırsızlık suçundan mahkumiyetine (3 ay 10 gün hapis ve erteleme) karar verildiği, kararın Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 5.7,1994 gün ve E. 1994/368, K. 1994/369 sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği, Mahkeme kıdemli hakimince 2 Ağustos 1994 tarihli kesinleşme şerhinin verildiği anlaşılmaktadır.
Hırsızlık suçunun yüz kızartıcı bir suç olarak nitelendirildiği ve 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 48/A5 ve 98/f maddeleri kapsamında olduğu hususunda bir kuşku ve taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacının itirazı verilen cezanın 657 sayılı yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olması noktasındadır.
Bilindiği üzere cezaların ertelenmesi infazın yapmasını koşula bağlar bir nitelik taşır, yoksa verilen mahkumiyet kararını verilmemiş duruma getirmez. 657 sayılı yasanın 48/A5 maddesi bu durumu açıkça hükme bağlamış bulunmaktadır. Nitekim 48/A5 maddesi metninde aynen Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, ağır hapis veya 6 aydan fazla hapis veyahut affa uğramış olsalar bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarım açığa vurma suçlarından, dolayı hükümlü bulunmamak denilmektedir.
Görüldüğü üzere hırsızlık suçu yüz kızartıcı suçlar arasında zikredilmiş olup gerek bu suç, gerekse sayılan diğer suçlardan dolayı hükümlü bulunmamak koşulu devlet memurluğuna girmek ve memurlukta kalmak için zorunlu bir keyfiyettir. Bu görüşümüz anılan maddede Taksirlik suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere... denmekle açıkça doğrulanmış bulunmaktadır.
Davalı idarenin bağlı yetki kuralı uyarınca tesis ettiği işlemin mevzuata uygun olduğu görülmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere, yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy