(1076 S. K. m. 17, 22) (5434 S. K. m. 40) (1602 S. K. m. 44)
Davacı, 12 Ağustos 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1958 yılında Askeri Yargıtay üyesi olarak ve Kd. Hakim Albay rütbesinde altı yılı tamamlamış iken, Genelkurmay Başkanlığınca yapılan değerlendirmede terfice hak kazanmasına rağmen, kadrosuzluk nedeniyle terfi edemediğini, ancak bir üst dereceden maaş aldığını, 1960 yılında 42 sayılı kanun uyarınca ve emekli olduktan sonra, bir üst rütbeye terfi iğin T.B.M.M. ne başvuruda bulunduğunu, Millet Meclisi Dilekçe Karma Komisyonunda terfice müstahak olduğu doğrultusunda karar verildiğini, ancak Cumhuriyet Senatosunda sına beklemekte iken, senatonun lağvedilmesi üzerine konunun askıda kaldığını, KKK. lığı Personel Daire Başkanlığının 3.5.1985 tarih ve 2193 sayılı yazısı ile Tuğgeneralliğe müstahak olduğu saptanmış olduğundan bu hususun müktesep hak oluşturduğunu, buna rağmen işlem konusunda Milli Savunma Bakanlığı yetkili olmasına rağmen yetkisiz olduğunu belirterek 16.6.1994 tarih ve Per. Yont. Ş. 3991 sayılı işlemin iptali ile Tuğgeneralliğe yükseltilmeme işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, 1325 (1909) doğumlu olan ve 28.6.1920 tarihinde veteriner teğmenliğe nasibini takiben, gördüğü hukuk öğrenimi nedeniyle 29 Kasım 1935 tarihinde 5 nci sınıf askeri ahili hakimliğe geçirilen davacının, Hak. Kd. Alb. rütbesiyle Askeri Yargıtay üyeliği görevini sürdürürken, 42 sayılı kanun gereğince 23 Ağustos 1960 tarihinde emekliye sevk edildiği, 1.3.1994 tarihli dilekçesi ile davalı idareye yazılı olarak başvurarak, 23 Şubat 1958 tarihinde 125 lira asli maaş terfi etmesi nedeniyle 1076 sayılı kanun uyarınca yedekte generalliğe terfi ettirilmesi gerektiğini belirterek, bu doğrultuda istemde bulunduğu, isteminin 16.6.1934 tarihli işlemi reddedilmesi üzerine, söz konusu menfi işlemin iptali için 12.8.1904 tarihinde AYİM'de işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Bilindiği üzere, 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 17 nci maddesi, yedekte terfi ile ilgili esasları düzenlemektedir. Buna göre davacı hakkında terfi ile ilgili olarak uygulanacak yasa 926 sayılı TSK. Personel yasasıdır. Yine burada önemle belirtilmesi gereken husus, yedekte terfi olanağının ancak bu konunun tatbik edildiği kişilere tanınmış olduğudur. Diğer bir deyişle, yedekte terfi ancak askerlik çağındaki yedek subay ve askeri memurlara tatbik edilebilecektir. 1076 sayılı kanunun 22/1 nci maddesinin atfıyla 5434 sayılı kanunun 40/ç maddesi uyarınca albayların has haddi 60 yaş olup; davacı da bu yaşı dolduruncaya kadar yedek subay statüsünü muhafaza edecek, bu tarihten itibaren zorunlu olarak çağ dışına çıkacağından, kendisi hakkında 1076 sayılı kanunun dolayısıyla de, bu kanunun yedekte terfi ile ilgili hükümlerinin uygulanma olanağı kalmayacaktır.
1325 (1909) doğumlu olan davacının halen 86 yaşında ve çağ dışında olması dolayısıyla, tabi olmadığı bir kanunun terfi ile ilgili hükümlerinden istifade etmek istemesinin hukuka uygun bulunduğundan söz etmek olanağı bulunmamaktadır.
Yargısal kararlarda ve de öğretide genel kabul gördüğü üzere, iptal davasının açıldığı sırada davacının aktüel güncel bir yararının bulunması gerekir. Dava tarihinde menfaat ilişkisi güncelliğini yitirmişse davasının salt bu nedenle reddedilmesi gereklidir. Burada belirtilen dava tarihi kavramının, olayına göre idari işlemin tesis edildiği tarihteki koşullar gözönüne alınarak genişletilmesi hakkaniyete uygun bir yorum şekli olacaktır. Dolayısıyla, dava konusu bu olayda da, davacının kendisi hakkında işlem tesisi yani yedekte generalliğe yükseltilme isteminde bulunduğu tarihteki koşullar göz önüne alınmak gerekmektedir. Davacı bu başvurusunu 1.3.1094 tarihinde yaptığına ve kendisi hakkındaki dava konusu olumsuz idari işlem 16.6.1994 tarihinde tesis edildiğine göre; bu tarihlerdeki yasal koşullar değerlendirmeye esas alınmak gerekecektir.
Böylece, ayrıntılı olarak değinildiği üzere, davacı bu tarihlerde çağ dışında olup, bunun doğal sonucu olarak ta 1076 sayılı kanun kapsamı dışındadır. Dolayısıyla da, kendisinin tabi olmadığı, bir başka anlatımda, kendisine tatbik kabiliyeti olmayan bir kanunun yedekte terfi ile ilgili hükmünden davacının yararlanması söz konusu olamayacağı gibi; davalı idarece de davacı ile ilgili 1076 sayılı kanuna dayanılarak herhangi bir işlem tesisine olanak bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak ta, davacı yönünden AYİM. nezdinde dava konusu yapabileceği güncel bir yararı olmadığı açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafından yedekte tuğgeneralliğe yükseltilmeme işleminin iptali istemiyle açılan davada, güncel menfaat yokluğu nedeniyle, DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy