(926 S. K. m. 14, 109, 110)
Davacı 8 Ağustos 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1989 yılı Eylül döneminde 4 yıllık Anadolu Üniversitesi iktisat bölümünden mezun olduğunu, takip eden yıllarda TSK. Personel Kanunun 14 ncu maddesine dayanarak subaylığa geçirilmesi için başvuruda bulunduğunu, gerek kontenjan olmaması ve gerekse katıldığı sınavları kazanamaması suretiyle subaylığa nasbinin yapılamadığını, 926 sayılı kanunun 109 ncu maddesine göre 1993 yılında yapılan subaylık sınavının akabinde gönderildiği Muhabere Subay Temel Kursunu bitirerek J. Mu. Tğnı. nasbedildiğini, 926 sayılı kanunun 110 ncu maddesi uyarınca subaylığa nasbedilenlerden en az 4 yıl süreli fakülte veya yüksek okulu bitirenlerin kendi sınıflarında veya Öğrenimleri ile ilgili sınıflarda istihdam edilerek haklarında subayların özlük işlemlerinin uygulanacağını öngördüğünü, söz konusu hükmün 2 'Eylül 1993 tarihli değişiklikten önceki şeklinde ise sadece öğrenimlerle ilgili sınıflarda nasbinin yapılabileceğini hükme bağladığını, bu durumda J. Muhabere sınıfında istihdam edilerek 110 ncu maddeye göre nasbinin yapılmamasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, astsubay statüsünde iken Eylül 1989 tarihinde Anadolu Üniversitesi iktisat bölümünü bitiren davacının, 926 sayılı kanunun 109 ncu maddesine göre subaylığa geçirilmek amacıyla, 1993 yılında yapılan sınavları kazanarak, 30.8.1993 tarihinden geçerli olarak J. Mu. Tğm. nasbedildiği, 11.5.1994 tarihli dilekçesi ile davalı idareye başvurarak, görmüş, olduğu yüksek öğrenim nedeniyle 926 sayılı kanunun 110 ncu maddesine göre rütbe sınırlamasının kaldırılması isteminde bulunduğu, bu istemin 10.6.1994 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine söz konusu menfi işlemin iptali için süresinde AYİM' de işbu davayı açtığı görülmektedir.
Bilindiği gibi, 926 sayılı kanunun 499 sayılı KHK. ile değişik 110 ncu maddesinin son fıkrasına göre; aynı kanunun 109 ncu maddesi hükmü uyarınca astsubaylıktan subaylığa geçirilenlerden en az 4 yıl süreli fakülte veya yüksek okulu bitirenlerin, ihtiyaç duyulması halinde rütbe kısıtlamasına tabi tutulmaksızın kendi sınıflarında veya öğrenimleriyle ilgili sınıflarda istihdam edilebilmeleri imkan dahilindedir. Diğer bir deyişle, 109 ncu madde hükmüne göre astsubaylıktan subaylığa geçirilenlerden yüksek öğrenim görenlerin tamamının rütbe tahditlerinin kaldırılması söz konusu olmayıp; bu konuda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Kuşkusuz, yasa koyucu tarafından idareye tanınmış olan bu yetkinin, başta kamu yaran olmak üzere askeri hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması ve olbjektif kriterlere dayalı olması gerekli görülmektedir.
Konuya ilişkin, dosyada Bir sureti yer alan 1993-1998 dönemi J. Gn. K. lığı Personel Temin ve Yetiştirme Planından ve bu konuya ilişkin idare savunmasında; davacının sınıfı olan J. Mu. sınıfı için anılan plan döneminde üstsubayların Harp Okulu kaynağından yetiştirilmesinin öngörüldüğü, bu nedenle 926 sayılı kanunun 110 ncu maddesi kapsamında rütbe sınırlamasının kaldırılması için herhangi bir kontenjan tanınmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, J. Gn. K. lığının bünye ve hizmet ihtiyacı gözönüne alınarak hazırlanmış bu planda, dava konusu açısından takdir hakkını sakatlayacak herhangi bir zaaf ya da düzenlemenin söz konusu olmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca da, tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Diğer yandan, davacının ibraz ettiği bir belgeden, 1990 yılında davacı gibi 109 ncu maddeye göre astsubaylıktan subaylığa geçirilmiş bir kişinin rütbe sınırlamasının kaldırıldığı anlaşılmaktaysa da; gerek bu kişinin sınıfının J. Ord. olması nedeniyle davacı ile ayniyet göstermemesi, gerekse bu şahsın davacıya uygulanan işlemin sebep öğesini teşkil eden Personel Temin ve Yetiştirme Planından önceki bir tarihte yani 9.10.1990 tarihinde rütbe sınırlamasının kaldırılması karşısında, davacı açısından emsal bir personel olmadığı kuşkusuzdur. Bu bakımdan da, davacı savlarında (bu yönden de hukuki haklılığın bulunduğundan söz edilemez.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere rütbe tahdidinin kaldırılmamasına ilişkin işlem hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy