Davacı 27 Aralık 1994 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 8 Ocak 1993 tarihinde koruma altına alındığını, bunu istinaden konut tahsis edildiğini, 13 Mayıs 1994 tarihli emir ile koruma kararının kaldırıldığını, tabi tutulduğu ön puanlamada yeterli puanı olmaması nedeniyle konut tahsis edilemediğinden halen oturduğu konutun tahliyesi için 8 Aralık 1994 tarihinde çıkan ve 22 Aralık 1994 tarihinde kendisine tebliğ olunan 30 Aralık 1894 tarihine kadar konutu tahliye etmesini isteyen ve yönergede tanınan mevcut 2 aylık tabiiye süresini tanımayan bu işlemin iptali için dava açmıştır.
Dava dosyasının tetkikinden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tamamen korumalı muvazzaf personel statüsüne istinaden kamu konutunda oturmakta iken hakkındaki koruma kararının kaldırılmasını müteakip konuttan çıkarılması için 15 günlük süre mi yoksa 2 aylık sürenin tanınacağı noktasında odaklandığı; davacı hakkında koruma kararının alındığı, buna istinaden konuta girdiği ve bilahare de çıkarılma isteminin tesis edildiği hususları ile bu işlemlerin hukuki nitelikleri, sıhhatleri ve kuruluş, tarih ve yapışma ilişkin konularda herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığından, davada sadece ana ve tek sorun olan, belirtilen bu husus üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmıştır.
Kamu Konutları Kanunu, Yönetmeliği ve T.S.K. Konut Yönergesinin konuttan çıkma ve çıkarılmaya ilişkin hükümlerinin incelenmesi sonucu korumalı muvazzaf personel statüsüne istinaden konutta oturmakta iken koruma kararının kaldırılması nedeniyle konutu tahliye edeceklere ne kadar süre verileceği hususuna dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu husus, korumalı personele konut tahsis hakkının tanınması olanağının, anılan düzenlemelerden sonra mevzuatımıza girmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla karşımızda bir kanun boşluğu (Hukuki kuralın olmaması) bulunmaktadır. Bu boşluğun doldurulmasında M.K. nun l nci maddesindeki esaslardan hareket ile adalet ve hakkaniyete en uygun düşen konumun tespiti inceleme ve değerlendirmeye alınmıştır.
Öncelikle çeşitli statülerde konuta girmiş olup, mevzuatta öngörülen koşulların gereği konutu tahliye etme durumunda olan personele konutu boşaltmak için tanınmış bulunan sürelerin tespitine geçilmiştir.
1. Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren 2 ay;
2. Sıkıyönetim görevinin gerek ve olanağı sonucu haklarında konut tahsis edilmiş bulunanlar, Sıkıyönetimle ilgili görevlerin bittiği tarihten itibaren 6 ay;
3. Konutta oturma şartlarına haiz olmadıkları anlaşılanlar kendilerine yapılan tebligattan itibaren 2 ay;
4. Sıra tahsisli konutlarda oturanlar beş yıllık oturma sırasının (bitiminden itibaren 15 gün;
Diğer çıkma, çıkarılma sürelerini tespit eden hükümler de mevcut ise de bunların davamız konusundaki konuma benzerlik arz etmeleri veya aydınlatıcı olmaları mümkün olmadığından üzerinde durulmamıştır. Örneğin; Konutta oturmakta iken ölenlerin aileleri için tanınan süre gibi;
Bu normlardaki ana konsept ve temel felsefenin, bir görev nedeniyle kendilerine konut tahsis edilip de çıkması gerekenlere asgari 2 aylık sürenin tanındığı oysa sıraya girerek puanın yeterli gelmesi sonucu sıra tahsisli konut tahsis edilenlerin çıkarılması halinde de 15 günlük sürenin tanındığı; 2 ay ve fazlası süre tanınanlara hem görevin niteliği nemde çıkma zamanının belli olmaması nedeniyle; kendisine konut tahsisini gerekli kılan görevin aniden bitmesi veya kesilmesi durumunda konutunu toplama ve yeni bir konuta girme hazırlıklarının tamamlanabilmesi için daha uzunca bir sürecin tanındığı; buna karşın konuta bir görevin gereği olarak girmeyip, üstelikte belli bir süre sonra konuttan çıkacağı tarih belli olanlara da daha az bir sürenin tanındığı, bununda adalet ve hakkaniyete uygun, doğal, bir sonuç olduğu aşikardır.
Bu değerlendirme ve tespitin sonucu olarak davacının konumuna dönüldüğünde görevinin gereği olarak konuta girdiği ve bu durumun ne zaman sona ereceği belli olmadığından aynen yukarıda belirtilen hükümlerin konuluş maksadına uygun olarak, en ehven haliyle onlara tanınan sürenin hiç olmazsa en alt taban süre o] an 2ayın tanınması gerekir.
Esasen, konuta girmeye elverişli şartları taşımadığı, sonradan anlaşıldığı için konuttan çıkarılanlara tanınan 2 aylık süreden daha az bir sürenin, muvazzaf korumalı personele, konuttan çıkarken daha az bir süre, söz gelişi idarenin işleminde olduğu haliyle 15 günlük sürenin tanınması vicdanları ve adalet duygusunu zedeleyici bir olgu ve durum olarak değerlendirilmiştir.
Keza aynı mantaliteden hareket ile Korumaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korumaları Mutlak Suretle Zorunlu Bulunanların Görev Yaptıkları Bakanlıklara Ait Türk Silahlı Kuvvetleri Konutlarından istifadeleri Hakkındaki Yönergenin 12 nci maddesi uyarınca; Emekli Korumalı Personele, koruma kararının kaldırılması nedeniyle, konuttan çıkmaları için tanınan 2 aylık sürenin aynı konum ve şartlarda olan muvazzaf personele tanınmamağının makul, muini izahını yapabilmek olanaksız olduğu gibi eşitlik duygusunu zedeleyici bir hal olarak değerlendirilmiştir. Emekli Muvazzaf statü farklılığı savunma gereksine istinaden eşitsizliğin olmayacağı savına; özel hal olarak beliren statü farklılığının, nesnel hal olan korumalı statüsünün kaldırılması nedeniyle konuttan çıkarılmada farklı bir uygulamaya mesaj vermesinin haklı bir nedeni olamayacağı; asıl ve temel statünün Korumalı Personel; muvazzaf ve emeklinin ise bunun sıfatlarını oluşturan adeta A ve B sureleri gibi çok özel bir durum ile karşı karşıya olunduğundan; temel ilke ve statü olan Korumalı Personel statüsündeki ayniyetin bir sonucu olarak; aynı durumda olanlara aynı ve eşit uygulamanın yapılması gerektiği ilkesi gereğince katılmamış; muvazzaf korumalı personelde emekli korumalı personele tanınan korumalı statüsünün kaldırılması sonucu konuttan çıkma süresi olan 2 ayın tanınması gerekir.
Bu itibarla idarece tesis olunan işlem hukuka uygun bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı, muvazzaf korumalı personel statüsüne istinaden kamu konutunda oturmakta iken hakkındaki koruma kararının kaldırılmasını müteakip konuttan çıkması için 2 aylık süre tanınmadan konutu tahliyesi yolunda hukuka aykırı surette tesis olunan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy