(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4)
Davacı 10.2.1994 tarihinde kayda geçen dava ve 12.5.1984 tarihinde kayda geçen cevap dilekçelerinde özetle; 1990 yılında Savunma Araştırma Bursu nu kazanarak K.K.K. lığının emriyle 12 ay süreli Kanada' ya gittiği, bilahare varılan mutabakatla sürenin 4 ay uzatılarak dönüş tarihinin 31.12.1991 olarak belirlendiğini, 23.12.1991 günü hareketle 25.12.1991 tarihinde Türkiyeye geldiğini, harcırahını alıp dönüş raporunu hazırladıktan sonra 28.12.1991 günü görevine başladığını, aynı gün birinci sicil üstü Bnb. ile birlikte ikinci sicil üstü olan K.H.O. Öğretim Başkanı Tuğg.'in huzuruna çıktıklarını, Öğretim Başkanının Kanada'dan ne zaman döndüğünü sorduğunu, kendisine 25.12.1991 tarihinde geldiğini söylediğini, bunun üzerine sen yurtdışına tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla gittin, ancak ülkeye döner dönmez göreve başlamıyorsun dediğini ve Bnb.'yada hemen göreve başlatın, buna bundan sonra izin filan yok şeklinde söylediğini, kendisine mazeretini anlatmak istediyse de dinlemediğini, üç ay kadar sonra doktora tezinin son rötuşlarını yapmak sunmak üzere haftada bir yarım gün izin verilmesi için Bnb. dan talepte bulunduğunu, izin talebinin her seferinde değişik sözde nedenlerle geri çevrildiğini, bu yüzden bölümde bulunanlar tarafından duyulabilecek bir şekilde tartıştıklarını, yine de izin verilmediğini, doktora tezini güç şartlarda tamamladığım, 1992 yılında K.H.O.'ndan K.K.K. lığına atandığını, burada doçentlik sınavına giriş izni verilmesi için başvurduğunu, kontenjana giremediğinden bahisle izin isteğinin uygun görülmediğini, izin talebinin reddedilmesi üzerine hakkında yazılan olumsuz kanaatlerin bulunduğu kuşkusunun uyandığını, bunun sebebinin de K.H.O.'nda görevli olduğu sırada birinci ve ikinci sicil üstleriyle arasında geçen olay nedeniyle bir takım olumsuz kanaatlerin yazılmış olabileceği sonucuna vardığını, şayet olumsuz kanaatler yazılmışsa bunların tamamen gerçek dışı olduğunu, davalı idarenin savunmasında yanlış değerlendirme yapılarak sicillerinde iptalini istediği şeklinde yorum getirildiğini, oysa kendisinin varsa, olumsuz kanaatlerin iptalini dava konusu yaptığını belirterek hukuka aykırı olan 1992 yılı birinci ve ikinci üstlerince hakkında düzenlenmiş bulunan sicil belgeleri ve sicil defterine yazıldığını tahmin ettiği olumsuz kanaatlerin iptalini dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi sonucu: davacının mesleğe başlamasından bugüne kadar almış olduğu sicillerinin iyi çok iyi derecede olduğu, 1992 yılı hariç kanaat belirtilen birçok sicilinde çok olumlu kanaatlerin belirtildiği, 1993 ve 1994 yılları sicillerinde çok iyi not takdir edilip çalışmaları ile birliklerin muharebeye hazırlık derecelerini yükselttiği yolunda takdire yönelik kanaatlerin yazıldığı, 1992 yılı sicilinde ise tamamen zıt ve herhangi bir belge ile desteklenmeyen, bir subay için oldukça olumsuz sayılabilecek kanaat yazdıkları anlaşılmıştır. Ayrıca 1992 yılında davacının birinci sicil üstü olan Bnb. nın 1987, 1989 ve 1990 yıllarında da davacının birinci sicil üstü olarak sicil düzenleyip iyi notlar takdir ettikten sonra çok iyidir şeklinde kanaatler belirttiği de görülmüştür.
Sicil defterleri ile sicil belgelerinde nitelikler için öngörülen haneler yanımda kanaat bölümünün As bulunması, Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesi içeriğinin sicil amirlerinin kanaatlerini de kapsaması, yükselme ve özellikle özel nitelikli görev yerlerine atanma konusunda doğrudan etkinliği açısından kanaatlinde sicilin önemli unsuru olarak diğer unsurlarının varlığı halinde menfaat ihlaline yol açabileceği ve bu nedenle idari işlem olarak hukuka uygunluk denetimine tabi olduğu kabul edilmiştir. Esasen dairemiz kararlarında kabul de bu yöndedir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde, sicil üstlerinin emri altında bulunan kişiler hakkında sicil düzenlerken, sicil belgesindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir edecekleri hükmüne yer verilmiş, ayrıca yeterlik ve yetenekler hakkında tam bir kanaat edinilebilmesi için gereken objektif ölçülerin neler olduğuna sayılmıştır. Bunlar; ilgilinin eğitim ve çalışmalarını, tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini, sicil belgesinde yazılı diğer niteliklerini devamlı izlemek, haberli ve habersiz denetlemeler yapmak, özel yazılı veya sözlü sınav yapmak, verilecek özel görevler ile çeşitli tatbikat ve manevralardaki tutum ve davranışlarını incelemektir. Şüphesiz bunlar yapılırken objektif ölçülerin dışına taşınmaması da zorunludur.
Sicil belgelerine yazılabilecek kanaatlerin kişileri zan altına sokacak, yükselmelerini engelleyecek, atanma (yurtiçi yurtdışı), kurs gibi işlemlerde ilgiliye dezavantaj doğuracak türden olmaması gerekir, ilgili personelin buna benzer menfi tutum ve davranışlara varsa bunların mutlaka belgelendirilmesi koşuluyla kanaat hanesine menfi düşünce yazılması hukuka uygun bir hareket tarzı olacaktır. Aksi takdirde sicil amirlerinin objektifliklerinden her an uzaklaşmaları olanaklı hale gelir. Bu hal ise hukukun cevaz vermediği bu sonuç doğurur.
Dava konusu olayda; davacının, birinci ve ikinci sicil üstlerinin 1992 yılı sicilinde yazmış oldukları olumsuz kanaatlerin daha önceki ve daha sonraki sicillerle tamamen zıt, herhangi bir belgeye dayanmayan ve kişiyi zan altına sokacak türde olduğundan şüphe yoktur. Sicil belgesine bu şekilde, objektif bir şekilde saptamaya dayanmayan bir kanaat yazılmış olmasının, o kişi hakkında daha sonraki yıllarda sicil amirlerinin kanaatlerini peşinen olumsuz yönde etkileyecek ve bazı görevlere atanmasını, belli yerlere gelmesini engelleyecek sonuçları doğurabileceğini gözden uzak tutmamak gerekir. Esasen birinci sicil üstü, önceki yıllarda çok iyi olarak değerlendiği davacının tutum, davranış ve kişiliğindeki ani değişikliğin sebebine makul ve mantıki biçimde ortaya koyması gerekirdi. Tüm bu nedenlerle; objektiflikten uzak, tamamen sübjektif değerlendirmeye dayalı ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesindeki ilkelere aykırı olarak olumsuz kanaat yazılması işleminin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, davacının 1992 yılı siciline birinci ve ikinci üstlerince yazılmış olan kanaatlerin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy