(926 S. K. m. 94) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 53, 54)
Davacı vekili 7.3.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin 7 nci Ana Jet Üs. K. lığı emrinde Hv., Rd. Üçvş. olarak görevli iken idarece 17.12.1993 tarihinde resen emekliye sevk edildiğini, müvekkilinin TSK.'ndeki görevi boyunca sadece bir kez 1992 yılında ceza aldığını, işlediği fiil ve cezanın niteliği itibariyle resen emekliye Sevk edilmesi işlemini haklı kılıcı ağırlıkta kabul edilmesinin mümkün olmadığını, son olarak cezalandırıldığı 1992 yılından işlemin tebliğ edildiği tarihe kadar disiplin bozucu bir eylemde bulunmadığı gibi aldığı bir ceza ve ahlaki durumunun olumsuz olduğuna dair bir tespitin bulunmadığını, resen emekliye sevk işleminde kamu yararı ve kişisel yarar arasında denge kurulmadığını belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi sonucu Son olarak 7 nci Ana Jet Üst. K. lığında Hv. Rd. Üstçavuş olarak görevli davacının bu rütbeye 30.8.1991 tarihinde nasbe dilmesinden itibaren işlediği disiplinsizlikleri nedeniyle hakkında sıralı sicil üstlerince 8.10.1993 tarihinde Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili düzenlendiği, bu sicilin neticesi olarak sürdürülen işlemler üzerine Milli Savunma Bakanlığının 17.12.1993 tarih 27/214 sayılı kararıyla disiplinlikten resen emekliye sevk edildiği; işlemin davacıya 5.1.1991: tarihinde tebliği üzerine davacının vekili marifetiyle, süresinde işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi; 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 94 ncü maddesinde çeşitli nedenlerle Silahlı Kuvvetlerden ayrılacak astsubaylar hakkında yapılacak işlemler düzenlenmiş olup aynı maddeye uygun olarak çıkartılan Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ve 54 ncü maddelerinde de konuya açıklık getirilmiştir. Bu yönetmenliğinin 53 ncü maddesinde Aşağıdaki sebeplerden biri ille disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen astsubaylar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır. a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmaması, b) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi, c) Aşın derecede menfaatine, içkiye, kumara, borçlanmaya düşkün olması... denilerek işlem hukuki düzenlemeye kavuşturulmuş ve 54 ncü maddede de disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesinin düzenlenmesinde sürenin söz konusu olmadığı, her zaman düzenlenebileceği vurgulanarak işlemin aşamaları gösterilmiştir.
Davacının şahsi sicil ve özlük dosyasında yapılan incelemede; Son rütbeye nasıp tarihi olan 30.8.1991 tarihinden itibaren a) 5.11.1991 tarihinde içkili vaziyette askeri personele yakışmayacak tarzda hareket etmekten (21) gün izinsizlik cezası verildiği, b) 15.10.1992 tarihinde Yasak yerlere girmek ve asarı gizlenmeyecek derecede sarhoş olmak eyleminden (21) gün izinsizlik cezası verildiği, c) 3.10.1002 tarihinde işlemiş olduğu amire ve üste mukavemet, hakaret suçlarından 2 nci. Ordu As. Mah. nin 24.12.1992 tarihli kararıyla neticeden (7) ay (15) gün hapis cezasıyla cezalandırılıp kararın kesinleşmesini müteakip cezanın infaz edildiği d) 14.8.1993 tarihinde meskun mahalde silah atmak suçundan mahkemeye sevk edildiği ve 40.000.- TL. para cezasıyla cezalandırıldığı, e) Muhtelif kişi ve kuruluşlara alan borçları nedeniyle hakkında (18) adet icra kararı bulunduğu, görülmüştür. Tüm bu cezalardan sonra davacı hakkında 8.10.1993 tarihinde Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili düzenlenerek ayırma işlemine başlanılmıştır.
Tutum, davranış ve işlediği suçlarla askeri disiplini bozan ve bu tutumu uyarı ve cezalara rağmen sürdürenler hakkında idarenin kendisi tanınan yasal önlemleri alması doğal, hatta zorunlu bulunmaktadır. İdare, kadrolarında hizmetin gereklerine uyan, kurallara uymada titizlik teren personeli istihdam etmesine davrananları da yasal yetkisi dahilinde uzaklaştırılma hakkına sahiptir. Esasen kamu yaran da bunu gerekli kılar.
Davacı vekili, müvekkilinin görevi boyunca bir kez 1992 yılında cezalandırıldığını, daha sonra emekliye sevk edilene dek hiçbir ceza almadığını belirtmekteyse de; bunun doğru olmadığı yukarıda özetlenen ceza safahatı ile açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca hukuki düzenleme nedeniyle söz konusu edilmeyen ve 30.8.1991 tarihinden öncesinde de davacının birçok cezası mevcut bulunmamaktadır. Davacının, disiplin bozucu hareketlerde bulunduğu, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmadığı, hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyemediği, aşırı derecede borçlanmaya düşkün bulunduğu, özlük dosyasındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmış olup işlediği disiplinsizlikler ile aldığı cezaların kendisinin TSK.'den ayrılması sonucunu doğuracak nitelik ve nicelikte olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeplerle davacı hakkında tesis edilen TSK.'den disiplinsizlik dolayısıyla ayırma işleminin tüm unsurlarıyla hukuka uyarlı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy