(1602 S. K. m. 45) (926 S. K. m. 36, 67)
Davacı 24.2.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 14. Minz. Tuğ. L.v. B1.'de astsubay olarak görev yapmakta olduğunu, 1985 yılında M. ü. iktisadi ve idari Bilimler Fakültesinin İktisat bölümünü bitirdikten sonra M. Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü işletme bölümü, Pazarlama ve Üretim Yönetimi ana bilim dalını bitirerek yüksek lisans diploması aldığını, 10.5.1933 tarihli müracaatı ile kıdem verilmesini talep ettiğini, bu talebinin astsubay, olduğundan dolayı reddedildiğini, bu fiili durumun Anayasa'da belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, astsubaylıktan subaylığa geçenler iğin uygulanan hükümlerin astsubay konumunda olanlar için uygulanmadığını belirterek kıdem verilmemesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesi sonucu: Davacının yüksek lisans diploması almasından sonra 10.5.1993 tarihinde kendisine yüksek lisans kıdemi yerilmesi için müracaatta bulunduğu, isteminin KKK. lığının 18 Haziran 1993 tarihli eniri ile kabul edilmeyip kendisine 1.9.1993 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Davalı idarece süre itirazında bulunulduğundan öncelikle bu konuda yapılan değerlendirmede; .davacının kendisine yüksek lisans kıdemi verilmesi için yaptığı, 10.5.1993 tarihli müracaatına verilen olumsuz cevap 1.9.1993 tarihinde tebliğ edilmiş ve davacı ilk olarak 30.9.1993 tarihinde Artvin Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesiyle dava açmıştır, ancak bu dilekçe tek nüsha olup ve hasım yanlış gösterilmesi nedeniyle Mahkememizce 18.1.1994 tarihinde Dilekçenin Reddine karar verilmesinden ve kararın davacıya 18.2.1994 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra 1602 Sayılı Yasanın 45/B maddesindeki süreyi geçirmeden 24.2.1994 tarihinde Kars Asliye Hukuk Mahkemesine yeni dilekçesiyle dava açtığı görüldüğünden süre konusundaki itirazın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden yapılan incelemede; davacı dilekçesinde kendilerine yüksek lisans kıdemi verilmediğini bildiğini, ancak bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurgulamakta ve OKKK. lığının 16 Mart 1993 tarihlî emrinde herhangi bir ayırım yapılmadığını belirtmektedir. Ayrıca bunun fiili bir durum olduğunu söylemektedir. Bilindiği gibi 928 sayılı TSK. Personel Kanunu bir statü kanunundur. Bu kanunda yer almayan veya farklı statüde insilere uygulanması öngörülen düzenlemeler sebep gösterilerek ilgililerin herhangi bir hak talep etmeleri hukuka uygun bir talep olarak değerlendirilemez. Konuya ilişkin 926 sayılı yasanın 36 ncı maddesi, kanunun Beşinci Kısmının ikinci bölümünde yer almakta olup bu losmın başlığı Subay terfileri şeklindedir. Madde başlığı ise Nasip Düzeltilmesidir. Astsubaylara ilişkin düzenlemeler ise aynı kanunun 67 nci maddesinden itibaren başlamakta ve (gerekli görülen yerlerde evvelki maddelere atıflar yapılmaktadır. Astsubayların nasıp düzeltilmesi ile ilgili yasa maddesi 83 ncü madde olup bu maddede nasıp düzeltilmesi konusunda 36 ncı maddenin (a), (b), (e) bentlerine atıf yapılmasına karşılık dava konusu yüksek lisans kıdemine ilişkin 36 ncı maddenin (d) bendine atıf yapılmamıştır. Dolayısıyla kanun koyucu böyle bir düzenlemeyi öngörmemiştir. Subay sicil yönetmeliğinin Ek Madde 2/ib (4)'ündeki düzenlemenin kendilerine uygulanmamasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddiası da inandırıcı bulunmamıştır. Eşitlik ilkesine aykırılıktan bahsedilebilmesi için aynı statüde olanlara farklı hükümlerin uygulanması söz konusu olmak gerekir. Böyle bir uygulamada mevcut değildir. Dolayısıyla yasal dayanağı olmayan bir kıdemin davacıya verilebilmesine hukuken imkan yoktur.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE,
Full & Egal Universal Law Academy