(5434 S. K. m. 44, 45, 48)
Davacı vekili 10.1.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin vatani görevini yaparken 50. P. Alayında 9.4,1992 tarihinde elinde patlangaç infilakı sonucu sağ elinin bileğinden koparak sakat kaldığını, olayı müteakip dava açılıp emre itaatsizlikte ısrar suçundan suçlu bulunup cezalandırıldığını, müvekkilinin saygısızlık olur düşüncesiyle kararı temyiz etmediğini, yapılan tedavisi sonucu GATA' nın 24.6.1903 tarih ve 5816 sayılı kurul raporu ile sakatlığının tespit edildiğini, davalı idareye malulen aylık bağlanması talebiyle yapılan müracaatın reddedildiğini, bu kararın yasanın lafzına ve ruhuna aykırı olduğunu, 5434 sayılı yasanın 45 nci maddesi hükmünde aranan tüm şartların davacıda aynen mevcut olduğunu, bu olayda 5434 sayılı kanunun 48 nci maddesi (b) fıkrası şartlarının aranmasının doğru olmadığını, davacının olayda hiçbir kanunsuz ve nizamlara aykırı davranışının bulunmadığını belirterek vazife malullüğü aylığı bağlanmaması işleminin iptaline, müracaat tarihinden itibaren aylıklarına yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesi sonucu: Davacının askerlik görevini 50. P. A. 3. Mot. P. Tb. 7. Bl.'te sürdürmekte iken 9.4.1992 tarihinde tatbikat nedeniyle eğitim alanındaki depoya getirilen mühimmat sandığından P. Çvş. ................'ın çıkardığı bir patlangacı eline alıp oynamaya başladığı, arkadaşlarının ikazına rağmen fitilini çakmağı ile tutuşturduğu, fitili söndüremeyince meydana gelen patlama sonucu sağ bileğinden yaralandığı, yapılan tedaviler sonucunda GATA Baştabipliğinin 24.6.1993 tarih ve 5816 sayılı sağlık kurulu raporu ile sağ el bileği dezertikülashisu teşhisiyle D/57 Askerliğe elverişli değildir, % 52 iş görmez oranı mevcuttur. Uzuv tadili vardır. Fikren çalışır bedenen çalışamaz kararına varıldığı, davacının bu eylemi nedeniyle yargılandığı
K.T.B.K. As. Mahkemesinde emre itaatsizlikte ısrar suçundan 25.02.1993 tarih Esas No. 196392, K. No. 1993/84 sayılı karar ile neticeden beş gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacının kendisine vazife malûlü olarak aylık bağlanması istemiyle davalı kuruma yaptığı başvurunun 25.11.1993 tarih 3370 sayılı karar ile reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle vekili aracılığıyla 5.1.1994 tarihinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi 5434 sayılı kanunun 44 ve 45 nci maddelerine göre, malûllük iştirakçinin görevini yaptığı sırada, görevden doğmuş olursa buna görev malûllüğü denilmektedir. Yine aynı kanunun 48 nci maddesinde vazife malûllükleri a) Keyif verici içki ve her çeşit maddeler kullanmaktan, b) Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan, c) Yasak fiilleri yapmaktan, d) intihara teşebbüsten, e) Her ne surette olursa olsun kendisine veya başkalarına menfaat sağlamak veya zarar yapmak maksadından doğmuş, olursa bunlara uğrayanlar hakkında (adi malûllük) hükümleri uygulanır hükmü bulunmaktadır.
Davacının eğitim alanındaki mühimmat sandığından almış olduğu patlangacın fitilini tutuşturarak patlamasına sebebiyet vermesi ve bu patlama sonucu sağ elinden sakatlanması olayında 5434 sayılı kanunun 45 nci maddesindeki şartlar oluşmadığı gibi yapılan yargılama sonucu verilen kararla da ortaya konduğu üzere davacı emir dışında hareket ettiğinden kendisinin vazife malûlü sayılmasına kanunen imkan bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy