(3713 S. K. m. 20) (1602 S. K. m. 34, 56) (2577 S. K. m. 14, 15)
Davacı vekili 28 Nisan 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili emekli J. Yb. ................. hakkında, Ankara Garnizon Koruma Komisyonunca 5.9.1991 tarihinde E tipi koruma kararı verildiği ve bu Kararın Genel Kurmay Başkanlığınca onandığı, bu karar uyarınca Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Anıt tepe Lojmanlarında Görevli Apt. D. 16'nın tahsis edildiği, kendisinin emekliye ayrılıp 16.3.1994 tarihinde TSK. den ilişiğinin kesildiği, ancak 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasasının 3871 sayılı yasa ile değişik 20 nci maddesinde belirtilen, emekli ve de mutlak surette meskende koruması zorunlu olan müvekkiline halen boşaltmadığı ve korumalı olan lojmanın emekli statüsünde de kendisine tahsis edilmesi koşullarını taşıdığını müvekkilinin 1983-1985 yılları arasında İstanbul Sağmacılar özel Askeri Cezaevinde Güvenlik Komutanı ve Cezaevi Müdürü olarak; 1985 -1987 yılları arasında Van çatak İlçesinde; 1989-1991 yılları arasında, Karsta asayiş Şubesinde; 1977 yılında İstanbul J. Komando Bölük Komutanı; 1979 yılında Ankara Mamak Sıkıyönetim Askeri Cezaevi Müdür Yardımcısı; 1989-1991 yıllarında Kars'ta Asayiş Şube Müdürü olarak görev yaptığı ve bu görevlerde sürekli terör suçluları ile karşı karşıya geldiğinden; Dev-Sol Örgüt liderlerinden .................'ın derlediği Haklıyız kazanacağız kitabında örgütün öldüreceği hedef personel arasında gösterildiği ve ayrıca bu kitaptaki hedef kişilerin 13 Nisan 1989 tarihli Güneş Gazetesinde yayınlandığı, aynı konumdaki Emekli Jandarma Tümgeneral ................. ve AYİM kararı ile de J. Yarbay ................. ya emekli olmadan önce oturmakta oldukları lojmanın emekli statüsünde tahsis edildiğini, müvekkilinin Kars'ta yaptığı yoğun ve stresli görevinden sonra kalbinden baypas ameliyatı olduğunu, 1991 yılında geçirmiş bulunduğu bu ameliyattan sonra, Ankara da bir karargah görevine atanıp, sağlığının elverişsizliği nedeniyle de 1994 yılında kendi istemiyle emekliye ayrıldığı, terörün hedefi bulunan müvekkilinin emekli Statüsünde de mutlak surette mesken de korunması gereken personelden olduğu halde, bu yönde kendisine lojman tahsis edilmesi için 22.3.1994 tarihinde J. Gn. K.lığına 23.6.1993 tarihli ve emeklilikte de kendilerine lojman tahsis edilecek personele ilgili yönerge hükümlerine göre, Ankara Garnizon K.lığına başvurarak bulunduğu halde, bu başvurulara olumsuz cevap verilip Jandarma Genel Komutanlığının bu olumsuz cevabının 24.4.1994 tarihinde kendisine tebliğ edildiğinden amaç ve sebep yönlerinden hukuka aykırı bulunan işbu işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
1602 sayılı yasanın mecburi idari müracaat başlığını taşıyan 34 ncü maddesinde aynen Asker kişilerin özlük işleri konusunda kesin karar almaya yetkili olmayan makamlarca tesis edilmiş idari işlemlerin kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması idari dava açmak için belli olan süre içinde mertebeler yoluyla ve bağlılığına göre yetkili üst makamlardan istenmedikçe, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılamaz denilmektedir.
Bu hükümden bir işlemin Askeri Yüksek idare Mahkemesinde dava konusu yapılabilmesi için, o işlemin kesin ve icrai nitelikte bir işlem olması gerekmektedir. Bu işlemin kesin ve icrai nitelikte olduğunu kabul edebilmek için de, dava konusu yapılacak işlemin yetkili makamlarca tesis edilmesine gerek bulunmaktadır. Bir konuda işlem tesis etmeye hangi idare birimin yetkili olduğu konusu ise yasa ve mevzuat hükümleri ile belirlenmektedir.
Davacı hakkında düzenlenen dava dilekçesinin bütünü ile birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince dava konusunun; Emekli Korumalı şahıs statüsünde olmasına karşın, Terörle Mücadele Yasasının 20 nci maddesi uyarınca müvekkiline lojman tahsis edilmemesine ilişkin işlemin iptali istemi olarak saptamak gerekmektedir.
23 Haziran 1993 tarihinde uygulama alanına sokulan ve Korumaya Alınmış Emekli Personelden Meskende Korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanların görev Yaptıkları Bakanlara ait Türk Silahlı Kuvvetleri konutlarından istifadeleri hakkındaki Yönergenin 6 ncı maddesi uyarınca; korunmaya alınan Emekli personelden meskende korunmaları mutlak surette zorunlu bulunanlara lojman tahsisine Genelkurmay Başkanlığı yetkili bulunmaktadır.
Hal böyle olmasına karşın, dava konusu olarak belirlenen işlemin tesisi için, önce Ankara Garnizon Komutanlığına, takibinde Jandarma Genel Komutanlığına başvurulmuş, her iki makamca da olumsuz işlem tesis edilmiş, davacı vekili sadece Jandarma Genel Komutanlığınca tesis edilmiş bulunan işlemin iptali istemiyle dava açmış bulunmaktadır.
Dava konusuna ilişkin olarak üzere kesin ve icrai nitelikte işlem tesis etmeye garnizon komutanlıkları aracı kılınmak suretiyle Genelkurmay Başkanlığı yetkili bulunduğundan bu niteliği taşımayan ve Jandarma Genel Komutanlığınca tesis olunan işlemin iptali konusunda, 1602 sayılı yasanın 34 ncü maddesi uyarınca Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kamu davası açılması mümkün bulunmamaktadır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, kesin ve icrai nitelikte bir işlem tesis edilmeden AYİM'de dava açılması halinde ilk inceleme aşamasında davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
1602 sayılı yasanın 56 ncı maddesinde hangi hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile, İdari Yargılama Usul Kanunu hükümlerinin uygulanacağı atıf yoluyla belirtilmiş, bu atıf içerisinde, İYUK. nun 2622 sayılı yasa ile değişik 14 ncü maddesi 3 ncü fıkrasının (d) bendi ile 15 nci maddenin 1 nci fıkrası (b) bendi hükümleri alınmamış ise de, bu hükümler, bu davada, davanın reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki kabul biçimini teyit eder niteliktedir.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, dava konusu yapılan işlem kesin ve icrai nitelikte bir işlem niteliğinde bulunmadığından, DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy