(2709 S. K. m. 41) (926 S. K. m. 118, 119) (657 S. K. m. 72)
Davacı 8 Haziran 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve cevaba cevap layihasında özetle; Anayasanın 41 nci maddesiyle ailenin korunması ilkesinin getirilip ailenin Türk Toplumunun temeli olduğunun kabul edildiği ve eşi Danıştay'da baştetkik hakimi olup başka bir yerde görev yapması mümkün olmadığı halde bu hususlara ve genel nitelikteki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun atamalarda eş durumunun gözetileceği hükmüne rağmen Elazığ'a atandığından ve bu atamanın hukuka aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki TSK mensuplarının yürütmekte oldukları askeri hizmetin, rütbe esasına dayalı kadro görevlerinin farklı yapısı kamu görevlileri bütünü içinde ayrı bir statünün oluşumunu zorunlu kılmış ve bu statü 926 sayılı TSK Personel Kanununun çıkartılmasını sonuçlanmıştır. Atanma işlemine ilişkin olarak TSK mensupları için farklı düzenlemeler bu kanun içinde yer almıştır. Bu itibarla muvazzaf subay olan davacının iptal istemine konu atanma işlemine ilişkin uyuşmazlığın çözümünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili hükümlerinin uygulama yeri yoktur.
Kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülmesi ve personel arasında eşitliğin sağlanması ilkesine dayalı olarak sıra ile en fazla 4 yıl süreli olmak üzere 2 nci bölgeye yapılan ve yasal kurallar çerçevesinde sürdürülen atanma işleminin Anayasanın 41 nci maddesindeki ailenin korunması ilkesi ile ilgilendirilmesi de olanaklı görülmemiştir.
TSK Personel Kanunun 118 nci maddesinde Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik; sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır:
a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı,
b) Sağlık durumu,
c) idari, asayiş ve zaruri sebepler,
d) İstekti bulunduğu yerler denmektedir. Kanunun 119 ncu maddesine dayalı olarak çıkartılan yönetmeliğin 3 ncü maddesinde de aynı ilkeler doğrultusunda uygulamaya ilişkin detay hususlar düzenlenmiştir. Bu hükümlerde hizmetin aksatılmadan yürütülmesi temel kuralının egemen tutulduğu açıktır.
Uyuşmazlığın somutunda ikinci bölgeye atanmaya ilişkin olarak TSK. MENSUBU SUBAY VE ASTSUBAYLARIN ATANMA VE YER DEĞİŞTİRMELERİ HAKKINDA YÖNETMELİĞİN 16 ncı maddesinde subay ve astsubaylarla evli bayan subaylar hizmet ve kadro imkanları nöbetinde eşleri ile aynı garnizona atandırılırlar.
Eşleri Devlet kuruluşlarında görevli subay ve astsubayların atamalarında, eşlerinin memuriyet görevi göz önünde tutulur. Talep ettikleri garnizonlara atanmaları; muvazene, kadro ve ihtiyaç durumu ile bölge hizmet sırası dikkate alınarak öncelikle yapılabilir denmektedir. Bu maddenin anlamı açıktır ve eşlerin ikisinin de TSK mensubu olması ile TSK mensuplarının memur olan eşleri yönünden atanma esasları konmaktadır. Buna göre subay ve astsubaylarla evli olan bayan subaylar hizmet ve kadro durumu olanak sağladığı takdirde eşleri ile aynı garnizona atanabilirler. Bu olanak yok ise ilgili bayan subayın atanmaya tabi tutulmayacağı anlamı çıkarmaya yol açacak bir içeriğe sahip değildir.
Eşi devlet memuru olan subay ve astsubayların atanmalarında ise eşlerinin memuriyet görevinin göz önünde tutulması ise aile bütünlüğünün korunması açısından istekli olduktan garnizonlara öncelik tanınması yoluyla sağlanır. Bu dahi denge, kadro ve hizmet ihtiyacı ayrıca bölge hizmet sırası yönünden sakınca bulunmaması koşulu ile yapılabilir. O halde bu maddenin eşi subay veya astsubay olan bayan subayların ve eşi Devlet Memuru olan subay ve astsubayların açıktan ilk atandıkları görev yerlerinden yer değiştirme suretiyle bir başka garnizona atanmalarını engelleyen bir anlamı olmadığı ortaya çıkmaktadır. Davacının ilgili normları yorumlama biçiminden kaynaklanan iddiaları ve talebi ise öngörülmeyen bu sonuca yöneliktir. Şöyle ki; davacı ilk atanmasının İstanbul Garnizonuna yapıldığı halde eş durumu nedeniyle atanma yerinin Ankara olarak değiştirildiğini, aynı gerekçenin bu günde geçerli olduğu gibi eşinin görev yerinin yalnızca Ankara'da bulunduğunu, iddia ettiğine göre atanmasında bu durumunun göz önünde bulundurulabilmesi yalnızca haddinden veya kadrosuzluktan emekli edilinceye kadar Ankara Garnizonunda tutulmasıyla mümkün olabilecektir. Böyle bir uygulama garnizonlara sıra ile atanma yapılacağı kanuni ilkesine açıkça ters düşer ve diğer personel aleyhine giderilmesi mümkün olmayan dengesizlik yaratır. Aslında bu duruma davacı tarafından dayanak yapılmak istenen 657 sayılı Kanun da izin vermemektedir. Zira anılan kanunun 72 nci maddesinde yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin, atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmasına ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması hali atanmanın yapılmaması için bir neden sayılmamış, talep halinde ücretsiz izin verilebileceği esasını getirmiştir. Görüldüğü üzere davacının iddiası atanması sırasında devlet memuru eşinin durumunun göz önünde bulundurulmasına ve bu bağlamda ilgili kurumla koordinasyon sağlanmasına olanak tanımamaktadır.
Muvazzaf subay nasbedildiği sırada eşinin durumunun idarece bilindiği iddiasına da itibar edilememiştir. Zira TSK. mensuplarının statülerini belirleyen objektif normlar bellidir, bunu davacı da bilmektedir, Bu statü dışında bir uygulamaya veya böyle bir beklentiye cevap yoktur. Aksine bir taahhüt de söz konusu değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy