(Lojman Yönergesi m. 25)
Davacı 9 Eylül 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 11 Ekim 1993 tarihli ikinci dilekçesinde özetle; Yönergenin 25 nci maddesinin idarece yanlış yorumlandığını, boş ve boşaltmış sayılan lojman sayısının keza lojman sıralamasının doğru ve gerçek düzenlenmediğinin, boşalması gerekli lojmanların miktarının az gösterildiğini, keza lojmana girmeyeceğini önceden beyan eden subayların da sırada bekleyenler arasında değerlendirildiğinin, örneğin Mu. Alb. ................'in lojmana girmeyeceğinin bildirmesine karşın sıralamada tutulduğunu ileri sürerek işlemin iptalini ve öncelikle de yürütmenin durdurulmasını istemiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi yerinde görüldüğünden 26.10.1995 tarihli yürütmeyi durdurma kararı verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının sıra tahsisli olarak lojmana girdiği, yıllık oturma süresini 11.8.1993 tarihinde doldurduğu, buna göre lojman yönergesinin 25 nci maddesi uyarınca yapılan ön puanlamada mevcut puanının ise davacıdan alınan 14 Haziran 19013 tarihli beyannameye dayanılarak yapıldığı ve buna göre davacının oturduğu Ergüder Apt. 12/15 nolu daireyi boşaltması ve sonucunun 4 Ekim 1993 tarihine kadar bildirilmesi Garnizon ve Merkez Komutanlığına emredilmiş (KKK. lığının 22 Eylül 1993 gün ve PEK, 61258990/MRD Öz. İş. ve Lojm. Ş. 203 sayılı emir), diğer taraftan da davacıya aynı Komutanlıkça 6 Eylül 1993 tarihli emirle (KKK. lığının 6 Eylül 1993 gün ve PER: 61257393/MRD. Öz. İş. ve Lojm. Ş.) kendisine lojman tahsisi mümkün olmuştur denmiş ve oturduğu konutu 21 Eylül 1993 tarihine kadar tahliyesi emredilmiştir.
Gerçekten de savunma yazısında davacıya başka bir lojman tahsis edilmiş olduğundan... şeklinde açık beyan bulunmaktadır.
Bu durumda gerek davacının, gerekse davalı idarenin tüm iddia ve savunmalarının ötesinde gerçek olan olay davacıya oturduğu lojman dışında başka bir lojmanın (Oran Duman Apt. Daire No. 40) davalı idarece tahsis edilmiş olması keyfiyetidir. (KKK. lığının 23 Ağustos gün ve PER: 612032393/MRD. Öz İş. ve Lojman Ş. sayılı emir).
Olayın çözümünde önemli olan nokta şudur. Davacı ya da davacı gibi aynı durumda olanlara uygulanacak olan yönergenin 25 nci maddesinin uygulamada yarattığı sorunlar vardır. 25 nci madde metni aynen şöyledir; Konutta beş yıllık oturma süresini dolduran personel konuttan çıkartılmadan diğer personel ile birlikte ön puanlama sistemine tabi tutulur. Puan sıralamasında personelin puanının, öneri tarihi itibariyle boş ve 'boşalması gereken konut sayısının içerisinde kalması halinde, bu personele oturduğu konut öneriye çıkarılmadan yeniden tahsis edilir. Ön puanlamada puanı yeterli olmayan personelin konutu dahil olmak üzere kalan konutlar öneriye çıkarılır. Konutta oturanlar idarece belirlenecek saatlerde öneri sahiplerinin konutu görmelerine müsaade etmek zorundadırlar. Puanı yeterli olmadığı için konut tahsis edilemeyen personel, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde oturduğu konutu tahliye eder.
Öneri, görev tahsisli makama atananlar ile sıra tahsisli konut için sırada bekleyen personele birlikte yapılır. Konutların tahsisinde öncelik görev tahsisli makama atananlarındır.
Personelin önerilen konuta ait muvafakatini, konut işlerini yürütmekte görevli makamlarca tespit edilen tarihe kadar (bu süre beş günden az olamaz) bildirmesi veya tercih ettiği konutu beyan etmek üzere bu makamlara şahsen başvuruda bulunmaması gerekir... Kendisine konut önerilen personelin EIKG örneğe göre vereceği yazılı muvafakat belgesi üzerine yetkili makamlarca tahsis kararı çıkarılır...
30 ncu maddenin (b) bendi: Şıra tahsisli konutlarda oturanlar, beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren on beş gün içinde... konutları boşaltmak ve anahtarlarını yetkili birime vermek zorundadırlar. hükmünü amirdir.
Maddenin uygulanabilmesi için maddedeki boşalması gereken konut kavramıyla sırada bekleyen hak sahiplerinin kimler ve miktarının ne olduğunun doğru, açık ve net surette belirlenmesi gerekir.
Boşalması gereken konut bir subayın atanması, emekliye ayrılması, sicilin ya da sağlık v.s. emekli edilmesi gibi nedenlerle konutu yine yönetmelik ve yönergede belirtilen belli süre içinde (bu süre madde 30'a göre genel olarak 2 aydır) boşaltmak durumunda olanların konutlarıdır.
Diğer taraftan sırada konut tahsisi için bekleyenlerin miktarının saptanmasında titizlikle durulması gerekmektedir. Lojman istememesi ya da kendisine lojman tahsis edilemeyeceklerin (Örn. Bekârlar) sıranın hesabında düşülmeleri gerekir.
Davacının konutta oturma süresi 11 Ağustos 1903'de dolmaktadır ve 15 gün içinde lojmanı boşaltmak durumundadır. Ne var ki yönergenin 25 nci maddesi boşalması gereken konut kavramını getirmiş olmakla işbu 15 günlük süreyi doğal olarak uzatmış bulunmaktadır. Ne zamana kadar uzatıldığı sorusu sorulabilir ki buna verilebilecek yanıt boşalması gerekli konutların boşalacağı güne kadar diye olacaktır ki bu süre de genel olarak iyi aydır (Yönerge m. 30). Aksi düşünceye itibar edilecek olursa 25 nci maddenin uygulama alanı daraltılmış, dolayısıyla yönergeyle verilen bir hak geri alınmış olacaktır.
Davacıya bir taraftan lojmanı boşaltması emri veren davalı idare diğer taraftan da davacıya bir başka lojman tahsis etmiş bulunmakla kendi tesis ettiği tahliye işleminin yerinde olmadığını açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır.
Şurasını da ifade etmekte yarar bulunmaktadır: Lojman Yönergesinin 25. maddesinin ön puanlama sistemiyle oturmakta olunan lojmanın tekrar aynı subaya tahsisi konut yönetmeliğinin puan esası ana ilkesiyle bağdaşır bir yönü bulunmamaktadır. Ana ilke, sıra tahsisli lojmanlarda belirli bir süre (5 yıl) oturmak ve ondan sonra lojmanı boşaltmaktır. Ayrıca tüm lojmanlar aynı bölgede ve aynı nitelikte değildirler. Hal böyle olunca 5 yıl süreyle iyi bir bölgede, iyi bir lojmanda oturduktan sonra, ön puanlama sistemine göre yeniden puan durumu değerlendirilip belirlenen ve buna göre çok düşük bir puanı kalmasına ve aynı lojmanı isteyen çok yüksek puanlı bir başka subay bulunmasına karşın lojmanda oturana öncelik tanınmasının sıra tahsisli lojmanların puan esasına göre tahsis edileceği yolundaki konut yönetmeliği (Md. 14, cetvel: 5) ve konut yönergesi (M. 17, 18, 19, 20, 21) nin temel ilkeleriyle bağdaşır bir yönü bulunmamaktadır. Lojman boşaltmamak yerine puan sırasına göre hakkı ve sırası olan lojmana girmek ilkesinin esas alınması yönetmelik ilkesine daha uygundur.
Hukuken durum böyle olmakla beraber davalı idarenin mevcut uygulamaları karşısında idarenin birlik ve bütünlüğü, istikrarı karşısında açılmış derdest davalar için zorunlu olarak yönergenin 25 nci maddesi hükmüne uyulmuş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının oturduğu lojmandan çıkartılmasına ilişkin idari işlem mevzuata ve hukuka aykırı olduğundan İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy