(1602 S. K. m. 6, 40, 45) (657 S. K. m. 59)
Davacının 28 Şubat 1994'te kayda geçen ilk dilekçesinde özetle; 29 Ocak 1992 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren Milli Savunma Bakanlığında görevli veya görevlendirilecek sivil memurların görevde yükselmeleri ile ilgili esasları belirleyen MSY528 yönergesine eklenen, Milli Savunma Bakanlığının 14 Ağustos 1992 gün ve MİY.: 4321192/Per. D. Svl. Me. Ş. sayılı emri ile Lise mezunlarından 15 yıl, fakülte ve yüksek okul mezunlarından 10 yıl hizmet, son üç yıl sicil notu ortalaması % 90 olan ve ilgili Daire Başkanlıklarınca teklif edilenler, uzman olarak atanırlar. denildiğini, bu nedenle hizmet süresi, sicil ve Daire Başkanlığının teklif şartlarını haiz olmasına karşın asker alma uzman kadrosuna atandırılmamasına ilişkin olumsuz işlemin iptalini istediği anlaşılmaktadır.
Davalı idare, savunmasında, öncelikle usul yönünden davada süre aşımı olduğu iddiasını ileri sürmüştür. Şöyle ki 1602 sayılı Kanunun 40. maddesine göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi, her çeşit işlemde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. denildiğini; buna göre davacıya yazılı bildirimin 21 Şubat 1994 tarihinde yapıldığını, dava dilekçesinin mahkemeye kayıt tarihinin ise 16 Mayıs 1994 olduğunu, böylece 60 günlük dava açma süresi içinde dava açılmadığından davanın süre yönünden reddinin gerektiğini ifade etmiştir.
Süre kamu düzeninden sayıldığından, öncelikle bu iddianın sonuca bağlanması gerekmektedir. Davacıya yazılı bildirimin idarenin de belirttiği gibi 21 Şubat 1994'te yapılmıştır. Ancak davacının ilk dilekçesinin mahkemeye kayıt tarihi 28 Şubat 1994 tür. Daha sonra dilekçedeki posta ve harç pulu noksanlarının tamamlanması için 9.3.1994 tarihinde AYİM Kanununun 6 ncı maddesinin 4. fıkrası uyarınca 30 gün süre verilmiş ve davacı bu noksanları 28.3.1994 tarihli dilekçesiyle tamamlamıştır. AYİM 2 nci dairesinin 13.4.1994 tarihinde konunun atanma ya ilişkin bir iptal davası olması sebebiyle 1 nci Daireye tevdiine ilişkin kararını müteakiben AYİM 1 nci Dairesi 26.4.1994'te dilekçe ve eklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olmadığı gerekçesiyle 1602 S. K. nun 45/B maddesi gereğince 30 günlük dava açılmak şartıyla dilekçenin reddi kararı vermiştir. Bunun üzerine davacı bahsi geçen noksanları tamamlayarak 16.5.1994 tarihinde yeni bir dava dilekçesi ile dava açmış bulunmaktadır. Dolayısıyla idarenin savunmasında belirttiği gibi davacı 16.5.1994 tarihinde mahkemeye ilk kez başvurmuş değildir. Anılan tarihte verilen dilekçe yenileme dilekçesidir. Yazılı bildirim tarihinden sonra geçirilen süre, kanundan doğan ve davacıya tanınması zorunlu olan sürelerdir. Bu nedenle davalının süre itirazı yerinde görülmeyerek için esasının incelenmesine geçilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 59. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak idarenin çeşitli birimlerindeki bazı kadrolara istisnai memur niteliğinde memur atanabilmesi mümkündür. Dava dosyasında yer alan belgelerden davalı idarece ASAL teşkilat kadrolarında bazı değişiklikler yapılarak askerlik dairesinde asker alma uzmanlığı kadroları ihdas edildiği anlaşılmaktadır.
Bahsi geçen uzman kadrolarına atama esasları yasa ile düzenlenmemiş olduğundan, bu konuda idareye hizmet özellikleri nedeniyle takdir yetkisi tanındığını kabul etmek gerekmektedir. Davalı idare bu konudaki takdirini ne şekilde kullanacağını Milli Savunma Bakanlığında Görevli Sivil Memurların Görevde Yükselme Yönergesi nde objektif hale getirerek, aynı zamanda uygulamada birliği sağlamak amacını da gerçekleştirmeye çalışmıştır.
Anılan yönergenin ikinci bölüm 1 nci mad. ne 14 Ağustos 1992 tarihinde eklenen (d) fıkrasında; Lise mezunlarından onbeş yıl, fakülte ve yüksekokul mezunlarından on yıl hizmet, son üç yıl sicil notu ortalaması % 90 olan ve ilgili Daire Başkanlıklarınca teklif edilenler uzman olarak atanırlar (Diğerleri b ve c hükümlerine tabidirler.) denilmektedir.
Aynı yönergenin 1/a maddesine göre lise mezunu bir sivil memurun uzman olarak yükselmesinde;
1) Boş kadro bulunması,
2) Nitelikli personele ihtiyaç duyulması,
3) Görev tanım formundaki özellikleri haiz olma, şartları aranmaktadır.
Davacının diğer nitelikleri konusunda bir itirazı bulunmayan idare, Adana Askerlik Dairesinde bir asker alma uzmanlığı kadrosunun boş bulunduğunu da kabul etmektedir. Ancak bu kadronun TMK'da yüksekokul mezunu olması nedeniyle istemi kabul etmediğini belirtmektedir. Gerçekten (TMK 60-715 D) Askerlik Dairesi Başkanlığının TMK'sı incelendiğinde üçüncü kısımda bir asker alma uzman kadrosunun bulunduğu, bu kadronun açıklamalar bölümünde A 473 kodu ile buraya atanan memurun aynı zamanda daktilo olduğu, H 122 kodu ile buraya her yıl sivil memur kadrolarının münhallerinden atama yapılacağı ve Y 085 kodu ile bu kadroya atanacak memurun yüksekokul mezunu olması gerektiği belirtilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetlerindeki bütün birimlere yapılacak atamaların, birimlerince uygulaması Teşkilat Malzeme Kadrolarında (TMK) belirtilen rütbe, branş ve niteliklere uygun olması gerektiği konusunun kabulü gerekmektedir.
Anılan yönergeye eklenen (d) fıkrası TMK. larda herhangi bir sınırlayıcı nitelik belirleyici bir açıklama getirmeyen uzmanlık kadrolarına belirli şartları taşıyan lise mezunlarının da atanmalarına imkan sağlayacak bir düzenleme getirmektedir. Ancak dosyadaki 'belgelerden anlaşıldığı üzere asker alma teşkilatında görevli sivil memurlardan nitelikleri askerlik daire ve şubelerince uygulanan TMK. larda belirtilen esaslara uyanların uzman yardımcısı ve uzman olarak atandırılmaları sözkonusu yönergenin 2 nci bölüm (b) ve (d) fıkralarına göre yapılmaktadır.
Davacının tahsil durumu uzman olarak atanacaklarda aranan niteliklere uymadığı TMK 60-715/D'de atanmak istediği kadroda yüksekokul mezunu olmak şartı arandığından yapılan işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yönergedeki tüm düzenlemelerden anlaşıldığı üzere, idare bazı kadroları lise mezunu bazılarını yüksek okul mezunu olarak düzenlemekle, hizmeti yürütecek olan idarenin işin niteliğine uygun özellikleri taşıyan memurları istihdam etmesinin doğal olduğunun kabulü ile bu konudaki takdir yetkisini bu yönde kullanmasında bir zafiyet de görülmemektedir. Yönergenin 1/d maddesi, kadroları lise mezunu olan uzmanlar bakımından uygulama esaslarını göstermektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yüksekokul mezunu olmayan davacının nitelik olarak uymadığı kadroya atanma isteminin reddine ilişkin tesis edilen olumsuz işlemde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığından; yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy