(2946 S. K. m. 8) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 34)
Davacı 5 Ocak 1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, Mersin Çamlı bel bölgesinde bulunan lojmanlarda oturduğunu, bazı lojmanların ise astsubaylara tahsis edildiğini, bazı astsubay eşlerinin lojmanların çıkış bölgesinde bir market sahibinin oğluyla konuşup bazı taciz edici sözler sarf ettiklerini duyduğunu, bundan dolayı o kişilerden şikayetçi olduğunu, lojmandan çıkarılmasını gerekli ve zorunlu kılacak herhangi bir rahatsız edici hareketinin olmadığını beyanla lojmandan çıkarılma işleminin iptalini ve öncelikle de yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde: Akdeniz Bölge K. lığının 10 Aralık 1993 tarih ve Per: 7200104093 sayılı emriyle davacının eşinin lojman bölgesindeki bazı bayanlara karşı hakaretlerde bulunduğu belirtildikten sonra eşinizin ve şahsınızın askeri toplum düzeni ve yaşamına aykırı bir tür davranışlarının devamı halinde şeklinde uyarıldığı anlaşılmaktadır.
Ancak bu uyarının davacının oturmakta olduğu lojmanda aşırı gürültü yapması, halı kilim silkmesi, komşularını rahatsız etmesi, lojmanı gayri ahlaki amaçlarla kullanması gibi nedenlere dayalı olmadığı (Yönerge M. 48), Sadece Çamlıbel lojmanlarında oturan bazı astsubay eşleriyle yolda izde karşılaştıkları vakit birbirlerine karşı sarf ettikleri iddia olunan sözlerle ilgili olduğu görülmektedir.
Bu sözler, yasal unsurları oluştuğu ve kanıtlandığı takdirde adli yargıda hakaret davalarına konu olabilir ise de oturulan kamu konutunun tahliyesi nedenleri arasında yer almamaktadır. Nitekim 2946 sayılı Kamu Komutanları Kanunun Konuttan Çıkarılma başlığını taşıyan 8, II; Kamu Konutları Yönetmeliğinin 34, II; ayrıca TSK. Konut Yönergesinin 48 ve 49. maddeleri hep konutu esas almıştır. Konut esas alınmış, konutun alt, üst ve yan bitişiğinin komşunun şu veya bu şekilde rahatsız edilmemesi hedeflenmiştir. Tabiatıyla konuttan gayri ahlâki amaçlarla külahımı da anılan maddelerle yasaklanmış bulunmaktadır. Konutta oturan bir kişinin velevdi aynı lojman bölgesinde de otursa bazı kişilerle tartışması, hatta yargıya giderek davacı davalı olmaları salt tahliye nedeni olamaz. Yasa, yönetmelik ve yönergenin emredici hükümlerinin yasakladığı Konuttan çıkarılma nedenleriyle bu tür ilişkiler amaçlanmış değildir. Yönergenin 48 nci maddesinin incelenmesinde bu durum açıkça görüştedir.
Kaldı ki Yönergenin 48 nci maddesindeki bir durumun söz konusu olduğu kanısına varılacak olunursa o takdirde konutta oturanların oluşturduğu Genel Kurul veya Yönetim Kurulu nun durumu belirten bir Karar alıp yazılı tebligat yapılması sorumluluğu vardır. Dava konusu olayda ise lojman genel kurulunun yahut yönetim kurulunun aldığı bir karar ve bu karar uyarınca yapılmış bir yazılı tebligat bulunmamaktadır. O nedenle lojmandan çıkarılma işlemi öncelikle şekil yönünden sakatlanmış durumdadır.
Diğer taraftan davacıya atfedilen asta müessir fiil suçundan hakkında Adana 6 ncı Kolordu K.lığı Askeri Savcılığınca 24.2.1994 tarih ve E.1994/313, K.1994/1110 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş bulunmaktadır Bu durum da göstermektedir ki lojmanlar yöresinde kadınlar arasında baş gösteren bazı sözlere dayanılarak lojmandan tahliye işlemi tesisinde de amaç unsurunun yanı kamu yararı unsuruyla kişisel yararın dengelenmesi öğesinin oluşmadığı açıkça görülmektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının kamu konutundan çıkarılması işlemi, yasal dayanaktan yoksun bulunmakla İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy