(926 S. K. m. 38, 65)
Davacı 23 Kasım 1993 tarihinde reddedilen 18 Ekim 1993 günü kayda geçen ve 15 Aralık 1993 günü kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; hapis cezasına mahkumiyetinin ertelendiği davanın yargılama aşamasında tutuklu kalmış ise de kararın verilmesinin gecikmesine kendisinin sebebiyet vermediğini, hatta her duruşma günü hazır bulunduğunu, bu nedenle 30.8.1981 tarihinde üsteğmen nasbedildiği ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine yüzbaşılığa terfi ettirilirken nasbinin, emsali gibi 30.8.1987 tarihine götürüldüğü dikkate alınarak bu tarihten itibaren sicillerinin yüzbaşı rütbesine ait olduğu kabul edilerek 30.8.1993 tarihinde binbaşılığa yükseltilmesinin gerektiğini ve 2/3 oranında sicili oluşmadığı gerekçesinde aksine tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia ve iptalini talep etmiştir.
926 sayılı Kanunun subayların terfi şartlarını belirleyen 38 nci maddesinin uyuşmazlık konusunu ilgilendiren (b) bendinde, ... rütbeye mahsus bekleme süresinin yarbaya kadar üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, hususu da sayılmıştır. Diğer koşullara ilişkin uyuşmazlık bulunmadığından bu koşullar inceleme kapsamına alınmamıştır.
Davacının 30 Ağustos 1987 ile 30 Ağustos 1993 tarihleri arasında geçen hizmet süresi için yüzbaşı rütbesine ait olmak üzere hakkında sicil düzenlenmesinin gerektiği yolundaki iddiası dayanaksızdır. Zira bu tarihler arasında ve yüzbaşılığa terfi ettirildiği 12 Aralık 1991 tarihine kadar Ütğm. olan davacının hizmeti bu rütbe içinde geçmiştir. Sicil düzenlenirken personelin görev yaptığı statü ve rütbesine ait niteliklerinin değerlendirildiği açıktır. Bu nedenle yalnızca bekleme süresinin başlangıcı olarak önem ifa eden yüzbaşı rütbesine nasıp tarihinin 30.8.1987 tarihine götürülmesi bu tarihten itibaren fiilen yüzbaşı rütbesinde görev yaptığı anlamına gelmez. Bu nedenledir ki nasıp tarihinin, mevzuatta öngörülen nedenlerle geri götürülmesi maaş ve diğer özlük hakları farkı ödenme sebebi sayılmamaktadır.
Davacının, Üsteğmen rütbesinde iken 1 Ekim 1985 ve 23 Ocak 1986 tarihleri esnasında tutuklandığı, hakkında kamu davası açıldığından bir süre açığa alındığı, hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine dair kararın kesinleştiği 12 Aralık 1991 tarihine kadar terfi ettirilmediği konusunda bir itirazı bulunmamaktadır. Esasen bu uygulama 926 sayılı Kanunun 65/e maddesinin açık hükmü gereğidir. Bu hukuki ve fiili durum karşısında davacının üsteğmenlik sicillerinin yüzbaşı rütbesinde düzenlendiğinin kabulü ile bekleme süresi sonunda 30.8.1993 tarihinde Binbaşılığa yükseltilmemesi işleminde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Zira davacının 926 sayılı kanunun 38/b maddesine göre 4 adet olması gereken sicili iki adetten ibaret kalmıştır.
Yukarda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy