(1602 S. K. m. 35) (285 S. KHK. m. 5) (375 S. KHK. m. 1)
Davacının, 11 Şubat 1994 tarihinde kayda geçen dilekçesinden, J. Gn. K. lığının 1993 yılı genel atamalar emri ile Tunceli 11 J. K. lığı emrine atandığı ve ailesinin ikameti için kendisine G. Antep garnizonu içerisinde bir lojman tahsis edilmesini, bu mümkün olmazsa kiralayacağı konutun kira bedelinin idare tarafından karşılanmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı 24 Eylül 1998 tarihinde G. Antep Garnizon K. lığına bir dilekçe ile başvurarak kendisine bir lojman tahsis edilmesini veya konut kiralanmasını istemiştir. Garnizon Komutanlığı 20 Ekim 1993 tarihli cevabi yazısında davacıya lojman tahsisinin ancak 1984 atamalarından sonra yapılabileceğini, çünkü o zamana kadar boş veya boşalacak lojman bulunmadığını bildirmiştir. Ancak, bu yazıda davacının biri olmaz ise diğeri niteliğindeki ikinci talebine yani lojman karşılığı konut kiralanmasına hiç değinilmemiştir. İdarenin bu konudaki düşüncesi davacı tarafından öğrenilmediğinden, bu tarihte davanın konusunu teşkil eden hukuki uyuşmazlığın henüz doğmadığını, idarenin 20 Ekim 1993 tarihli cevabının olumsuz işlem olarak kabul edilemeyeceğimi düşünmek gerekir. Kaldı ki bu işlemin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği de bilinmemektedir.
Bunun üzerine 3 Kasım 1993 tarihinde, sadece kiraladığı konutun kira bedelinin ödenmesi talebiyle yeni bir başvuru yapan davacıya, 60 günlük sürenin bitimine kadar cevap verilmemiştir. Dolayısıyla 3 Ocak 1904 tarihinde dava açma süresi işlemeye başlamıştır. Ancak idare, 20 Ocak 1994 tarihinde davacının bu talebine olumsuz cevap vermiştir. Bu durum 1602 sayılı AYİM K. nün 35 (b) maddesi gereğince 60 günlük dava açma süresinin yeniden başlaması anlamına gelir, idarenin 20 Ocak 1994 tarihli cevabının davacıya tebliğ tarihi olan 8 Şubat 1994 tarihinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle, 11 Şubat 1994 tarihinde açılmış olan davanın süre yönünden reddi mümkün değildir.
285 sayılı K.H.K. OHAL bölgesinde görev alan kamu personeline görev mahallinden veya talepleri halinde diğer illerden lojman tahsis edilmesi ya da lojman kargılığı kira bedelinin gayrimenkulün bulunduğu ildeki kuruluşun merkez teşkilatı bütçesinden karşılanması hükmünü ihtiva etmektedir.
Davalı idare ise, 433 sayılı K.H.K. ve 5 Şubat 1994 tarih ve 94/4 sayılı Başbakanlık genelgelerine istinaden davacının kiraladığı konutun kira bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını savunmaktadır. 433 sayılı K.H.K. nin 11 nci maddesi lojman tazminatından yararlanamayacakları sıralamaktadır. Davacının söz konusu K.H.K. de gösterilen lojman tazminat talebi mevcut değildir. Zaten Anayasaya göre özel bir prosedüre tabi olarak çıkarılan OHAL ile ilgili KHK. lerin diğer kamu görevlilerini ilgilendiren genel yasal düzenlemelerle değiştirilemeyeceği de açıktır. 433 sayılı KHK hükümleri ile OHAL bölgesinde görev alan kamu personelinin 285 sayılı KHK ile kazandığı haklar kısıtlanamaz.
94/4 sayılı Başbakanlık genelgesi ise Lojman tazminatına müstahak olan personel ile yurtdışında görevli personele kiralama yoluyla konut tahsisi yapılamayacağı şeklindedir. Ancak Başbakanlık genelgesini yargı denetimi açısından hukuki bir norm olarak kabul etmek mümkün değildir.
433 sayılı KHK. nin 11 nci maddesinde, bu KHK. ye göre yapılacak 200400600 bin TL. lık lojman tazminatından yararlanabilmek için, 2046 sayılı Kamu Konutları Kanununa göre kira yardımından yararlanmamak, bir koşul olarak öngörülmüştür. Ama bu ödeme yapılacak diye, kiralama suretiyle konut tahsisi uygulaması kaldırılmış değildir. Diğer yandan İdarenin işlemin tesisine dayanak olarak gösterdiği Başbakanlık genelgesi yargı denetimi açısından hukuki bir norm olarak kabul edilemeyeceğinden, kiralama suretiyle konut tahsisi uygulaması, OHAL bölgesinde görev alan personel açısından hukuki geçerliliğini muhafaza etmektedir.
Davacının 24 Eylül 1993 tarihli dilekçesine, 20 Ekim 1993 tarihinde idare tarafından verilen cevapta kendisine G. Antep garnizonunda lojman tahsis edileceği, ancak bunun 1994 yılı atamalarına kadar mümkün olmadığı çünkü o zamana kadar boş veya boşalacak lojman bulunmadığı belirtilmiştir. Yani davacının lojman tahsis talebi idare tarafından geleceğe yönelik olarak 1994 yılı atamalarından sonra gerçekleştirilmek üzere kabul edilmiştir. Bu nedenle lojman tahsisine ilişkin olarak davacı ile idare arasında bir uyuşmazlığın mevcut olmadığı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davacının kendisine G. Antep garnizonunda lojman tahsis edilmemesi işleminin iptaline yönelik istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Davacının G. Antep ilinde kiraladığı konutun kira bedelinin ödenmemesine ilişkin idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka ve mevzuata aykırı bulunması nedeniyle İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy