(2946 S. K. m. 8) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 34)
Davacı, 5.10.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, Hv. Rd. Mvz. K.lığının 18.9.1995 tarihli emri ile kendisine şartlı tahsis edilen lojmanı 30 gün içerisinde boşaltmasının istendiğini, bunun üzerine yaptığı araştırmalar neticesinde; 1992 senesinde lojmanların tamamının yeniden tahsis edildiğini, yapılan tahsislerde MİSY: 319-2 gereği kontenjanlara uyulmadığını, Hv. K. K.lığının prensip emrine rağmen atamalı personel birliğe katılmadan 15 gün önce ve bu personel lojmandaki oturma süresini doldurmadan eski personele tahsis yapıldığını bu usulsüzlüklerden dolayı oturduğu dairenin kendisine şartlı olarak tahsis edildiğini, tahsisler usulüne uygun yapılsa idi en son lojmanı sıra tahsisli olarak alacağından çıkmasının istenmeyeceğini, bu idari hatalardan dolayı emrin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinde, subay kontenjanında bulunan C/10 numaralı dairenin 19.10.1992 tarihinde davacıya şartlı olarak tahsis edildiği, bu şartlı tahsise ilişkin belgeyi davacının da imzaladığı, daha sonra 1995 yılında yapılan tayinlerde 4 subayın bu birliğe atanması sonucu davacıya şartlı tahsis edilen lojmanın atanan subaylardan Hv. Yer Tğm. Musa ENCAN'a 3.10.1995 tarihi itibarıyla tahsis edildiği, Hv. Rd. Mvz. K.lığının 18.9.1995 tarih ve Per.: 6125-205-95/d. sayılı yazısı ile kendilerine şartlı lojman tahsis edilen diğer bir astsubayla birlikte davacıdan 18.9.1995 tarihinden itibaren 30 gün içerisin de lojmanı boşaltmasının istendiği, TSK. Konut Yönergesine göre şartlı olarak giren personelin lojmanı bir ay içinde boşaltması gerektiği, bu kontenjanlara göre tahsis ve tahliye işlemlerinin yapılacağının belirtildiği açıkça anlaşılmıştır.
Her ne kadar Başsavcılıkça davanın süre yönünden reddine karar verilmesi düşünce olarak bildirilmiş ise de, dava dilekçesi dikkatle incelendiğinde davacının esas olarak, Hv. Rd. Mvz. K.lığının 18.9.1995 tarih ve Per.: 6125-205-95/d. sayılı yazısı ile kendilerine şartlı lojman tahsis edilen diğer iki astsubayla birlikte davacıdan 18.9.1995 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde lojmanı boşaltmasının istenmesi üzerine bu emrin iptali istemi ile 5.10.1905 tarihinde dava açtığı dolayısı ile davanın süresinde açıldığı kanaatine varılmıştır.
Şartlı konut tahsisi konusunu düzenleyen TSK. Konut Yönergesi 12. maddesinde aynen Konut, ayrılan kontenjana göre personel olmadığı için tahsis edilemiyorsa, diğer kontenjandaki personele şartlı olarak tahsis edilir. Şartlı girenlerin tahliyesi gerektiğinde, tahliye tarihi itibariyle konuta giriş puanı en az olandan puanların eşit olması halinde önce girenden başlamak üzere yeteri kadar konut tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde tahliye ettirilir. denilmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar muvacehesinde davacının konumu incelendiğinde; idarece tahliye etmesi istenilen C blok 10 nolu dairenin davacıya şartlı olarak tahsis edildiği, şartlı tahsise ilişkin taahhütnamenin 19 Ekim 1992 tarihinde düzenlendiği ve davacı tarafından da imzalandığı, bu taahhütnamede davacının, kontenjan fazlası olarak astsubaylara önerilen Datça Alarm İskan Tesisleri bölgesindeki C/9 nolu daireye Şartlı Olarak girmeyi ve tahsis şartının kalkması halinde, tebliğ tarihinden itibaren Bir Ay içerisinde boşaltmayı taahhüt ediyorum dediği de anlaşıldığından, TSK. Konut Yönergesi 12. md. sinin açık hükmü ve davacı tarafından imzalanan taahhütnamenin içeriği karşısında idarece dava konusu dairenin tahliyesi konusunda tesis edilen işlemin hukuk ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının, 1992 senesinde lojmanların tamamının yeniden tahsis edildiği, yapılan tahsislerde MSY: 319-2 gereği kontenjanlara uyulmadığı, Hv. K. K.lığının prensip emrine rağmen atamalı personel birliğe katılmadan 15 gün önce ve bu personel lojmandaki oturma süresini doldurmadan eski personele tahsis yapıldığı yolundaki iddialarına gelince, davacı bu iddiaları hususunda zamanında itirazlarda bulunmadığından, bu iddiaların doğru olması halinde şartları mevcut ise sorumlular hakkında yasal takibat yapılması her zaman mümkün olduğundan, davacının bu yoldaki iddialarına da itibar edilmemiştir.
Bu itibarla yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy