(1602 S. K. m. 40) (926 S. K. m. 109)
Davacı 14 Mart 1995 tarihinde AYİM kayıtlarına, 7 Mart 1995 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına gecen dava dilekçesinde özetle; öncelikle mevcut sınıfı içinde kalarak rütbe kısıtlamasının kaldırılarak, diğer muharip ve yardımcı sınıf subaylara tanınan haklardan yararlandırılmama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, 926 sayılı Kanunun 109 ncu maddesi uyarınca astsubaylıktan subaylığa geçirilen davacının, bilahare yüksek okul mezunu olması nedeniyle rütbe kısıtlamasının kaldırılmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle işbu davayı AYİM'de açmış olduğu görülmektedir.
1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesi uyarınca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün olup iptal istemine konu idari işlem 16 Ocak 1995 tarihinde tebliğ edilmiş olduğundan, bu tarihten itibaren altmış gün içerisinde dava açması gereken davacının 7.3.1905 tarihinde açtığı dava da süre bulunmamaktadır.
Bilindiği üzere, 926 Sayılı Kanunun 499 sayılı KHK. ile değişik 110. maddesinin son fıkrasına göre; aynı Kanunun 109. maddesi hükmü uyarınca astsubaylıktan subaylığa geçirilenlerden en az 4 yıl süreli fakülte veya yüksek okul bitirenlerin ihtiyaç duyulması halinde, rütbe kısıt lamasına tabi tutulmaksızın kendi sınıflarında veya öğrenimleriyle ilgili sınıflarda istihdam edilebilmeleri imkan dahilindedir. Başka bir anlatımla, 109 ncu madde hükmüne göre astsubaylıktan subaylığa geçirilenlerden yüksek öğrenim görenlerin tamamının rütbe tahditlerinin kaldırılması söz konusu olmayıp, bu konuda idareye geniş bir takdir hakkı tanınmıştır. Kuşkusuz, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yanarı olmak üzere askeri hizmet gereklerine uygun olarak kullanılması ve objektif kriterlere dayanması gerekmektedir.
Yukarıda da zikredildiği üzere, davacı astsubaylıktan subaylığa geçtikten sonra bir yüksek okulu bitirse dahi rütbe tahdidine tabi tutulacağını bilmektedir. Öte yandan, rütbe tahdidinin kaldırılması idareye verilmiş bir yetki olmakla, idare buna dair düzenlemesini hizmet gereklerini gözönünde bulundurarak halin icabına göre yapmak durumundadır, idare bu konudaki tavrını hazırladığı Personel Temin ve Yetiştirme Planına uygun olarak belirlemekle bu plana göre ihtiyaç duyulmayan sınıflarda rütbe tahdidine devam etmektedir. Dava konusu ile ilgili olarak da bu plan uyarınca işlem yapmış olduğundan tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 926 sayılı Kanunun 109 ncu maddesi uyarınca astsubaylıktan subaylığa geçirildikten sonra yüksek öğrenim yapmış olmasına rağmen 110 ncu madde uyarınca rütbe kısıtlamasının kaldırılmamasına ilişkin işlem hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy