(926 S. K. m. 94) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 53, 54)
Davacı vekili, 13.11.1S95 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı astsubayın Ulaş. 61. Mknz. P. Tuğ. K.lığın da görevli bulunduğu sırada, bu tugaya bağlı 1. Tnk. K.lığında iki yıl süreyle başarılı hizmetler gördüğünü, Tb. K. değişikliği nedeniyle bu göreve vekalet eden subayın, müvekkilini ifa ettiği görevinden alarak Kh. Bl. Kşf. Tk. K. olarak görevlendirdiğini, bu süre içinde müvekkilinin kısa süreli bir firarının olduğunu, bu suçtan Askeri Mahkeme yerine Disiplin Mahkemesinde yargılanmasına karar verilmesinin Tuğ. Komutanının tepki göstermesi sonucunu doğurduğunu ve müvekkili hakkında olumsuz bir kanaate yol açtığını, Tuğ. K. nın davacının halefselef tabur komutanlarını da bu konuda etkilediğini, müvekkilinin yeni Tb. K.'dan görev değişikliği talep ettiğini ve bu talebinin kabul edilerek Tuğ. K.lığının tarihli emri ile 2. Tnk. Tb. K.lığı emrine geçici olarak görevlendirildiğini, bu sırada Tb. K. nın davacının 1. sicil üstü olan yüzbaşıya manevi baskı kurarak düşük ayrılış sicili verilmesini sağladığını, 2. Tnk. Tb. K.lığında başarılı hizmetler yapan ve bu nedenle Tb. K. tarafından da Şubat 1995 tarihinde takdir yazısı ile ödüllendirilen müvekkiline bu sicil yılında düşük sicil verilmesi için manevi baskı kuran Tuğ. K. nın, müvekkiline düşük sicil verilmesini sağlattığı, sicil düzenleyen yüzbaşının müvekkilinin sicil üstü dahi olmadığını, adı geçen subayların bu konuyu teyid etmeye hazır olduklarını beyan ettiklerini, bu bozuk sicil üzerine bir yandan TSK. ile ilişiğinin kesilmesi yoluna gidilirken, diğer taraftan İskenderun 39. Mknz. P. Tuğ. Tnk. Tb. K.lığı emrine atandığını, İskenderun'daki Tb. K. nın, eski birliğindeki Tb. K. nın kendisine mektup yazarak müvekkilini kötülediğini ifade ettiğini, ancak müvekkili bu birlikte fazla görev yapamadan davalı idarenin 5.9.1995 sayılı işlemi ile disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğunu öğrendiğini, bu işlemin tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini belirterek; hukuka aykırı şekilde nitelendirildiği işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacımın yürütmenin durdurulması istemi Dairemizin 28.11.1995 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davacının özlük ve sicil dosyalarında yer bilgi ve belgelere göre; 30.8.1932 tarihinde astsubay nasbedilen davacının, 39. Mknz. P. Tuğ. Tuk. Tb. K.lığı emrinde görevli iken MSB.'lığının 5.9.1935 tarihli onayı ile 926 Sayılı Kanunun 94/b, Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54/a ve 5434 Sayılı Kanunun 30/e maddeleri gereğince disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğu, davacının söz konusu menfi işlemin iptali için süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Astsubayların Silahlı Kuvvetlerden ayırma sebepleri ve haklarında yapılacak işlemler 926 Sayılı Kanunun 94 ncü maddesinde belirtilmiş olup, yetersizlik sebebiyle ayırma ve disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma halleri olarak iki grupta düzenlenmiştir. Bu maddenin b fıkrasında disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında TC. Emekli Sandığı Kanunun hükümlerinin uygulanacağı ifade edildikten sonra bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkındaki sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanzim edileceği, nerelere gönderileceğinin Astsubay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği ve bu gibi astsubaylardan durumlarının Yüksek Askeri Şûra tarafından incelenmesi, Genelkurmay Başkanlığınca gerekli görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin Yüksek Askeri Şûra kararı ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm gereğince Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ve 54 ncü maddelerinde belirtilen hususlar düzenlenmiş ve 54 ncü maddenin (b) fıkrasında Kuvvet Personel Başkanlığınca disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin başlatılabileceği ve bunun ne şekilde olacağı da gösterilmiştir. Buna göre sıralı sicil üstlerince haklarında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlenmişte olsa Kuvvet ve Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığı bir astsubayın bütün rütbelerindeki safahatını inceleyerek yine aynı yönetmeliğin 53 ncü maddesinde sayılan durumların biri, birkaçı veya tamamı varsa bunları 54 ncü maddenin a/3 fıkrasında (belirtilen komisyona sevk edebilirler. Komisyon da inceleme ve değerlendirme sonucunda aldığı kararı bir tutanakla Kuvvet Komutam veya J. Gn. Komutanının onayına sunar, Kuvvet Komutanı veya J. Gn K. nın emekli edilmesini uygun görmediği astsubay hakkında bir işlem yapılmaz. Ancak uygun görülenler hakkında Kuvvet Komutanı veya J. Gn. Komutam tarafından Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlenerek Genelkurmay Başkanlığına gönderilir. Bunların Yüksek Askeri Şûra kararına sunulup sunulmaması Gnkur. Bşk.lığının yetkisinde olup Şûraya sunulmayanlar Kuvvet K.lığı veya J. Gn. K.lığına iade edilir ve bunlar hakkında Kuvvet K.lığı veya J. Gn. K.lığı nın evvelce vermiş olduğu kararı doğrultusunda işlem yapılır. Şûraya sunulanlar hakkında ise Şûra kararı gereğince işlem tesis edilir.
Belirtilen bu düzenleme kargısında davacının durumuna gelince; davacı hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi 17.11-1904 tarihinde sıralı sicil üstlerince başlatılmış ve KKK. lığı Per. Bşk.lığında teşekkül ettirilen komisyonun bu yönde görüşü üzerine, KKK. nın onayı ile ayırma işlemi tekemmül ettirilmiş ve MSB. lığının 5.9.1995 tarihli işlemi ile davacı disiplinsizlik nedeni ile ayırma işlemine tabi tutulmuştur.
Kamu hizmetlerinin iyi bir şekilde yürütülmesi için bir vasıta olan idarenin bu hizmetin iyi yürümesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla hizmet yürütecek olan elemanları alırken bir takım vasıflara sahip olmasını araması tabi olduğu gibi aldıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, faydalanma imkanı kalmamış ise yada çok sınırlı ise bunların birikerek idare mekanizmasını felce uğratmasını engellemesi de tabiidir. Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi bunu sağlayabilmesi maksadıyla idareye tanınmış bir yetkidir. Ancak bu yola başvururken çak dikkatli olunması, kriterlerinin titizlikle tespit edilmesi ve değerlendirilmesi de gereklidir. Personeli çalışmaya yöneltebilmek, kendisine çeki düzen vermesini sağlayabilmek için başka vasıtalar var iken (atama, sicil gibi yada bununla bağlantılı olarak terfi edememe, kademe ilerlemesi yapamama gibi) doğrudan Silahlı Kuvvetlerden ayırma müeyyidesinin uygulanması halinde, bu yetkinin yerinle kullanıldığı söylenemez.
Bu açıklamalar ışığında davacının durumuna gelince:
Davacının 30.8.1982 tarihinde astsubay çavuş nasbedilmesini takiben, bir kahvehanede görevli Bekçiye karşı işlemiş olduğu görevli memura hakaret, müessir fiil ve mütecaviz sarhoşluk suçlarından dolayı yargılandığı Yenimahalle 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 4.10.1983 tarih ve 1983/253-298 Esas ve Karar sayılı kararı ile neticeten 9000. TL. ağır para cezası ile tecziye edildiği, Astsb. Çvş. rütbesinde iken hastalık bahanesiyle vazifeye gelmemek ve taburu izinsiz terk etmek suçundan disiplin amirince 7.2.1985 tarihinde 3 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, yine bu rütbede iken disiplinsiz davranışlarından dolayı 25.3.1986 tarihinde 4 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, Astsb. Kd. Çvş. rütbesinde iken 2.11.1986 tarihinde sarhoş olup silahla havaya mermi sıkmak, Tb. K. olan amirine hakaret vb. gibi suçlar nedeniyle yargılandığı 2. Tak. Hv. K. K. As. Mahkemesinin 5.3.1987 tarih ve 1987 117-99 Esas ve Karar sayılı kararı ile askeri hikmete mahsus eşyayı kasten tahrip, amire hakaret, amire silahlı tehdit suçlarından toplam 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı mesaiye geç gelmek suçundan 30.4.1987 tarihinde şiddetli tevbih cezası verildiği 30.7.1987 tarihinde Sarıkamış Orduevinde sarhoş olup sandalye ile orduevinin camlarını kırmak fiili nedeniyle yargılandığı 9. P. Tüm. K.lığı As. Hah. nin 23.2.1988 tarih ve 1988/493-91 Esas ve Karar sayılı kararı ile hizmete mahsus eşyayı tahrip etmek suçundan neticeten 9900. TL. ağır para cezası ile mahkumiyeti yoluna gidildiği, mesaiye geç gelmek suçundan disiplin amirince 22.3.1991 tarihinde 6 gün oda hapsi cezası ile tecziye edildiği, nöbetçi subayı olduğu halde nöbete gelmemek ve 18.2.1992-2.3.1992 tarihleri arasında yakalanmak suretiyle sona eren firar fiilleri nedeniyle yargılandığı 5. Kor. K. As. Mah.nin 17.6.1982 tarih ve 1992/355-202 Esas ve Karar sayılı kararı ile emre itaatsizlikte ısrar ve firar suçlarından toplam 5 ay 5 gün hapis cezası ile mahkumiyeti yoluna gidildiği, mesaiye geç gelmek suçundan disiplin amirince 10.6.1994 tarihinde 3 gün oda hapsi 30.8.1994 tarihinde de 2 gün oda hapsi cezaları ile tecziye edildiği, 7.11.1994 - 15.11.1994 tarihleri arasında kendiliğinden gelerek katılma ile sonuçlanan firar fiili nedeniyle, halen 5. Kor. K. As. Mahkemesinin 1994/831 Esas sayılı dosyası ile mükerrer firar suçundan yargılamasının devam ettiği, sicil durumunun zaman zaman iniş çıkış göstermekle beraber, genelde sicil tanı notunun %70'i ve üzerinde olduğu, ancak 13-11.1986 tarihinde sıralı sicil üstlerince hakkında Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir şeklinde sicil düzenlenmesi ve bu başlatılan ayırma işleminin KKK. lığının 11.2.1987 tarihli işlemi ile davacının başka bir birlikte denenmesine karar verilmesi nedeniyle, 1987 yılı sicilinin sicil tam notunun %30'u civarında teşekkül ettiği, kimi yıllarda davacı hakkında sıralı sicil üstlerince ikinci kez Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir şeklinde sicil düzenlenerek, disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemi başlatıldıktan sonra, davacının 61. Mknz. Tuğ. K.lığının 2.12.1994 tarihli emri ile görev yap tığı 1. Tnk. Tb. K.lığından alınarak 2. Tnk. Tb. K.lığı emrinde görevlendirilmesi nedeniyle, 1. ve 6. sicil üstlerince sicil tam notunun %60'ının altında ayrılış sicili düzenlendiği, davacı hakkındaki ayırma işleminin sicil zamanı olan 2.5.1995 tarihine kadar sonuçlandırılamaması nedeniyle, davacıya yeni görev yerindeki (2. Tnk. Tb. K.lığı) sıralı sicil üstlerince sicil tam notunun %60'ının altında sicil takdir edildiği, böylelikle 1995 yılı sicilinin sicil tam notunun %60'ının altında teşekkül ettiği, sicil düzenleyen her iki görev yerindeki sicil üstlerinin yetkili kişiler oldukları görülmektedir.
Davacının mevcut bu safahatı itibariyle, disiplinsizliklerinin dozu artan bir tempoda seyrettiği, disiplin bozucu tutum ve davranışlarını verilen uyarı ve cezalara rağmen düzeltemediği, tavır ve hareketlerini Silahlı Kuvvetlerin bünyesinin özelliklerine ve hizmetin gereklerine göre düzenleyemediği, hiyerarşi ve mutlak itaatin ana unsurunu teşkil ettiği disiplini bozucu tutum ve davranışlarının salt disiplin suç ve tecavüzleriyle sınırlı kalmayıp; askeri eşyayı kasten tahrip, amire hakaret, amiri silahlı tehdit, emre itaatsizlikte ısrar, firar ve mükerrer firar gibi itaat ve inkıyadı bozan suçları birbiri ardı sıra işlemek gibi vahim boyutlara ulaştığı, bu ağır suçlarına rağmen kendisini kazanmak isteyen sicil üstlerinin gösterdiği hoşgörüyü dikkate almayarak, mesaiye geç gelmeyi itiyat haline getirdiği açıkça anlaşıldığından; hakkında sıralı sicil üstlerince başlatılan ve sonuçlandırılan disiplinsizlik nedenine dayalı ayırma işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemiştir. Öte yandan, davacı vekilinin ileri sürdüğü ve salt 1995 yılı sicilinin sübjektifliğine yönelik hususların tamamı doğru kabul edilse dahi, bu sicil dikkate alınmadan davacının mevcut safahatının, hakkında ayırma işlemi tesisine yeterli bulunduğu maddi gerçeği karşısında, bu yöndeki iddiaların davanın esasım etkileyici bir yönü bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen disiplinsizlik nedenine dayalı ayırma işleminde hukuka aykırılık görülmemekle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy