(5434 S. K. m. 64, 72) (2330 S. K. m. 1)
Davacılar vekile 26 Haziran 1995 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğulları Cemal Güler'in askerlik hizmetini J. Er olarak Siirt İl Jandarma Komutanlığında yaptığı sırada 16.9.1994 tarihinde terörle mücadele görevinden dönüş esnasında bindiği askeri aracın devrilmesi sonucu vefat ettiğini, bu nedenle anne ve babaya aylık bağlanması talebiyle Emekli Sandığına yaptıkları müracaatın reddedildiğini ve gerekçe olarak da şehidin durumunun 2330 Sayılı Kamın kapsamına girmemesinin gösterildiği, oysa içişleri Bakanlığının şehidin ölüm olayını 2330 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa ederek müvekkillerine nakdi tazminat ödendiği, bu uygulama karşısında Emekli Sandığı uygulamasının yerinde olmadığı, dolayısıyla müvekkillerine şehit yetim aylığı bağlanmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın içeriğinden; davacılar Durak Güler ve Raife Güler'in müşterek çocukları J. Er Cemal Güler'in 16.9.1994 tarihinde Siirt İl Jandarma K.lığı emrinde görevli iken, dağıtım olan erleri taşıyan konvoyda bulunduğu sırada zeminin gevşek olması, şoförün dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile askeri aracın devrilmesi sonucu hayatını kaybettiği, davacıların davalı idareye başvurarak 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 3997 ve 4049 Sayılı Kanunlarla değişik 72 nci maddesine gereken dilerine aylık bağlanması talebinde bulundukları, bu talebin olayın 2330 Sayılı Kanun kapsamına girmediğinden bahisle idarece reddedilmesi üzerine, sözkonusu menfi işlemin iptaline ilişkin olarak işbu davayı 26.6.1995 tarihinde AYİIM'DE açmış oldukları görülmektedir.
5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanununun 6.12.1994 gün ve 22133 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4049 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile değişik 72 nci maddesinin son fıkrasında; Bu kanunun 64 ncü maddesinin (a, b, c, ç, d ve e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 3.11.1980 tarih ve 2330 Sayılı Kanun ile bu Kanuna ek 2566 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle geride dul ve yetim bırakmadan hayatlarım kaybetmiş bulunan iştirakçilerle bunlardan aylık almakta iken ölenlerin baba veya analarına, muhtaç olup olmadıklarına bakılmaksızın ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır. Babaya bağlanan aylık, ana ve babaya eşit olarak paylaştırılarak ödenir... hükmü mevcuttur. Bu hükümden anlaşılacağı üzere, muhtaçlık şartı aranmaksızın aylık bağlanabilmesi için ölüm olayının 5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesi veya 2330 Sayılı Kanun ile bu Kanuna ek 2566 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle gerçekleşmiş, olması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre açıklığa kavuşturulması gereken konu; söz konusu ölüm olayının 5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinin (a, b, c, ç, d ve e) fıkralarında öngörülen durumlardan dolayı veya 2330 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
2330 Sayılı Kanunun Amaç başlıklı 1 nci maddesi ile Kapsam başlıklı 2 nci maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 2330 Sayılı Kanun hükümlerine tazminat verilebilmesi için, ölen kişinin barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığın men ve takibi ile ilgili bir görevde bulunan Silahlı Kuvvetler veya sayılan diğer birimlerin personeli olması gerekmektedir. Bu şartın yanısıra ayrıca bu görevlerde ve bu durumlarda bulunan kişinin zararının bilfiil icra ettikleri görevden doğması koşulunun getirildiği görülmektedir.
5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesinde ise, harp malûllüğü durumları düzenlenmiştir.
Davacılara, oğullarının ölümü olayının yukarıda sözü edilen 2330 Sayılı Kanun veya 5434 Sayılı Kanunun 64 ncü maddesi kapsamında olması halinde şehit yetim aylığı bağlanması gerekecektir.
Ölüm olayı Olağanüstü Hal Bölgesinde meydana gelmiştir. Olaylı temeli Dikboğaz Karakolunda konuşlandırılan 3. J. Komd. Tb. K.lığına ait 1. J. Komd. Bölüğünün operasyon için 3 gün süre ile karakoldan ayrılması ve karakol mevcudunun terhisler nedeni ile azalmasından dolayı söz konusu karakola takviye ihtiyacı nedeniyle, tertip edilen erbaş ve erler ile 16 GKK timinin götürülmesidir. Bu konvoy şeklinde götürme faaliyeti sırasında 1 BTR ve 1 Panzer emniyet için çıkarılarak gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı görülmektedir. Tüm bunlardan anlaşılacağı üzere, karakola erbaş ve erler ile bunların yanında GKK timlerinin götürülmesi tamamen iç güvenlikle ilgili bir faaliyettir, ölüm olayı ise bu iç güvenlik faaliyeti sırasında meydana gelmiştir. Bu nedenle, olayın 2330 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilmesi gereklidir.
Bu itibarla, davalı idare tarafından ölüm olayının 2330 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilmeyerek davacılara malüllük ve muhtaçlık belgesi aranmadan şehit yetim aylığı bağlamama işleminin sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu nedenle, davalı idarece tesis edilen malûllük ve muhtaçlık belgesi aranmadan davacılara şehit yetim aylığı bağlanamayacağına dair menfi İŞLEMİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy