(3269 S. K. m. 12, 16, 19) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 1, 8, 86)
Davacı vekilleri 11.8.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile 29.9.1965 tarihinde kayda geçen cevap dilekçelerinde özetle; davacının Diyarbakır Jandarma Bölge K.lığı Özl. Hrk. Gr. K.lığı emrinde uzman erbaş olarak birçok operasyona katılarak başarıyla görev yapmış olmasına rağmen 29.6.1995 tarihinde sözleşmesi feshedilerek işine son verildiğini, herkesçe bilinen olağanüstü bir risk ortamında çok zor koşullarda görev yapan, her an şehit olabileceği düşüncesiyle yaşayan ve bunun sonucu olarak bir takım bunalımları yaşarken ufak tefek hatalar nedeniyle komutanlarından sözlü uyarı alan kişilerin Silahlı Kuvvetlerce istifade edemez tarzında değerlendirilerek sudan bahanelerle ve soyut suçlamalarda işlerine son verilmesinin kişilik haklarına, hukuk devleti ilkesine ve gerçekçi bir disiplin anlayışına uygun olmadığını ileri sürerek davacı hakkındaki uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Dosyadaki belgelere göre, davacının uzman erbaşlık sözleşmesinin Diyarbakır Jandarma Bölge K.lığının 29.6.1995 tarihli işlemiyle feshedilmesi ve işlemin davacıya 30.6.1996 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine fesih işleminin iptali istemiyle 11.8.1995 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından davanın yasal süresi içinde açıldığı sonucuna varılmıştır.
Dava dosyası ile özlük dosyasındaki belgelerin incelenmesinden davacının 11.2.1994 tarihinde sözleşme yaparak Diyarbakır J. Blg. Öz. Hrk. Grp. K.lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başladığı, bir süre sonra kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle Diyarbakır Jandarma Bölge K.lığının 29.6.1955 tarihli işlemiyle uzman erbaşlık sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Konuyla ilgili olarak 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12/2 nci maddesinde : Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir 16/4 ncü maddesinde : ... disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerde sonradan Silahlı Kuvvetler de kalması uygun görülmeyenlerin sözleşmeleri feshedilir...' hükümleri yer almakta; sayılı Kanunun 19 ncu maddesi gereğince çıkarılmış olan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13 ncü maddesinde ise : 'Görevde başarısız olanlar ile kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme surelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bağımsız Tugay, tümen (deniz ve havada eşidi) komutanlarınca veya eşidi kurum amirlerince sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir. Sözleşmenin feshedildiği bir yazı ile ilgili Kuvvet Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve ilgili amirine bildirilir. Kendisine tebliği müteakip yapılacak devir teslim ve diğer işlemlerin sonunda ilişik kesme ile fesih tamamlanır hükmü yer almaktadır.
Dosyadaki belgelere göre, davacı hakkında yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun olarak, bağlı olduğu Diyarbakır Jandarma Bölge K.lığınca (Tugay eşidi) fesih işlemi yapılarak ilişiğinin kesildiği anlaşıldığından dava konusu, fesih işleminde yetki ve biçim öğeleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden incelemeye gelince; davacı hakkındaki uzman erbaşlık sözleşmesinin fesini işleminin kendisinden istifade edilememesi sebebine dayandırıldığı anlaşılmıştır. Konuyla ilgili olarak yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere kendilerinden istifade edilememesi hali 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12/2 ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13/2 nci maddeleri gereğince uzman erbaşlık statüsünden çıkarma (sözleşmenin feshi) nedenlerinden birisi olarak kabul edilmiştir. Eğer bu fesih nedeni bir uzman erbaş hakkında gerçekleşmiş ise, barışta sözleşme süresine bakılmaksızın o uzman erbaşın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesi gerekmektedir. Ancak kendilerinden istifade edilememe halleri nin neler olduğu yukarıda açıklanan yasal düzenlemede belirtilmediğinden hangi hukuki ve maddi vakıaların bulunması halinde bu sebebin gerçekleşmiş sayılacağı konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
Bir uzman erbaş hakkında bu takdir yetkisi kullanılarak kendisinden istifade edilip edilemeyeceği konusunda bir sonuca varılması, o uzman erbaşın askerliğin gerektirdiği temel niteliklere sahip olup olmadığı, askerliğin temel gereklerini özümseyip özümsemediği. Kısacası disiplinli olup olmadığı konusunda bir sonuca varılması anlamına gelmektedir. Zira askerliğin gerektirdiği temel niteliklere sahip olmayan, askerliğin temel gereklerini özümsememiş olan bir askerin hizmet gereklerine uyacağı, bu gereklere uyma da titizlik göstereceği ve böylece hizmete yararlı olacağı düşünülemez. Şu halde, askerliğin gerektirdiği temel niteliklere sahip olmak yada başka bir deyişle askerliğin temel gereklerim özümsemiş olmak, kısacası disiplinli olmak hizmete yararlılığın ölçütünü oluşturmaktadır.
Askerliğin temel gerekleri ise bilindiği gibi, mutlak bir itaat, göreve bağlılık ve iyi ahlak sahibi olmaktır, itaat; astın emri hiçbir kayıt ve şart düşünmeden ve en ufak bir tereddüt göstermeden canla başla yapmasını, kanun ve nizamlara uygun davranmasını, yasaklardan kaçınmasını gerektirmektedir. (TSK. İç hiz. Yön. m. 86/2-b) Göreve bağlılık; vicdan mesuliyeti duyarak doğrulukla vazife görmeyi, her hizmeti en küçük teferruatına kadar büyük bir dikkatle ve istekle yapmayı, amirin her emrini bütün tahammül kuvvetini sarf ederek istekle ve tam zamanında yapmayı, hizmetin yapılmasında sebat, gayret, cesaret ve atılganlık göster meyi, gerektiğinde canını esirgememeyi, harbe en iyi şekilde hazırlanmayı gerektirmektedir. (TSK. İç hiz. Yön. m. l, 8, 86) iyi ahlak sahibi olmak ise ahlaka aykırı bütün davranışlardan ve her türlü kötülükten sakınmayı gerektirmektedir. (TSK. İç hiz. Yön. m. 86/2-b)
Şu hale göre, bir askerin askeri hizmetin bu temel gereklerine uygun davrandığı sürece, başka bir deyişle tutum ve davranışları bakımından genel eğilim ve yönelimi hizmetin bu temel gereklerine uyma yönünde olduğu sürece o askerin askerliğin temel gereklerini özümsemiş olduğu, bu bakımdan her zaman hizmet gereklerine uygun davranacağı, hizmete yararlı olacağı, kendisinden yararlanılacağı sonucuna varılacaktır. Bu durumun tersi söz konusu olduğunda ise, yani bir askerin tutum ve davranışları bakımından genel eğilim ve yönelimi hizmetin temel gereklerine uymama yönünde olduğunda, başka bir deyişle itaat etmeme, göreve bağlı olmama yada iyi ahlak sahibi olmama biçiminde ortaya çıktığında veya genel eğilim ve yönelimi başlangıçta hizmet gereklerine uyma yönünde olmakla birlikte sonradan, hizmet gerekleriyle hiç bağdaşmayan bir davranışı veya bazı davranışları ortaya çıktığında o askerin aslında askerliğin temel gereklerini özümseyememiş olduğu, bu nedenle gelecekte de genel eğilim ve yöneliminin hizmet gereklerine uymama yönünde olacağı, bu bakımdan hizmete yararlı olamayacağı, kendisinden yararlanılamayacağı sonucuna varılması gerekecektir.
Davacının durumu bu açıklamalara göre incelendiğinde: 11.2.1994 tarihinde sözleşme yaparak göreve başladığı, başlangıçta disiplin kurallarına aykırı davranmadığı, sicil notunun vasat (62,5) olarak takdir edildiği, ancak daha sonra 7.5.1995 günü yapılan yat yoklamasında yerinde bulunamadığından 3 gün odahapsi, 8.5.1995 günü gidilen göreve katılmadığından 14 gün odahapsi ve 10.5.1995 günü yapılan yat yoklamasın da yerinde bulunmadığından 3 gün odahapsi cezalarıyla cezalandırıldığı, Birlik K.lığının 28.6.1995 tarihli yazısı ile TSK. ni temsil yeteneğini haiz ve çevreye uyum sağlayamadığı belirtilerek sözleşmesinin feshedilmesinin teklif edildiği, bunun üzerine J. Bölge K.lığınca sözleşmesi feshedilerek ilişiğinin kesildiği görülmektedir.
Ortaya çıkan bu durumu ise davacının hizmete yararlı olamayacağını göstermektedir. Zira, Birliğinin yapmakta olduğu görevin özelliği ve somut koşulları üsttün bir sebat, gayret ve özveri göstermeyi gerektirdiği halde davacının baştan beri görevine karşı bu bağlılığı gösteremediği, ayrıca son zamanlarda görevi bir kenara iterek dilediği gibi davranmaya başladığı, buna göre genel eğilim ve yöneliminin askeri hizmetin temel gereklerine uymama, göreve bağlı olmama yönünde ortaya çıktığı, askerliğin temel geçeklerini özümseyememiş olduğu, kendisini askeri hizmetin somut koşulları içerisinde deneyen amirinin 28.6.1995 tarihli yazıya yansıyan gözlemlerinden ve saptanan disiplin kurallarına aykırı davranışlarından anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi işleminin sebep amaç ve konu öğeleri yönünden de hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun olan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy