(1602 S. K. m. 35, 42, 45)
Davacı 25.7.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde davalı idareye başvurusu olup olmadığını belirtmediği için AYİM. 1 nci Daire sinin 24.10.1995 tarih ve 1995/1015-960 sayılı kararı ile 1602 sayılı Kanunun 45/B maddesi gereğince, 30 gün içinde dava açılmak şartıyla dilekçenin reddine karar verilmesi ve kararın kendisine 7.11.1995 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacının eksikliğini tamamlayıp 30 gün için de yeni bir dilekçe ile dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacı 30.11.1995 tarihinde kayda geçen bu dava dilekçesinde özetle; 3.9.1992 tarihinde sözleşme yaparak 9. Hd. Tb. 2. Bl. K.lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başlamasından sonra 25. Mknz. P. Tuğ. K.lığının 26.11.1993 tarihli işlemiyle sözleşmesinin feshedildiğini, açtığı iptal davasında AYİM. 1 nci Dairesinin 12.7.1804 tarih ve 1994/115-913 sayılı kararı ile fesih işleminin iptal edilmesi üzerine 9.11.1994 tarihinde yeni bir sözleşme yaparak 1. Mot. Hd. Tb. 3. Hd. Bl. K.lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başladığını, 24.11.1994 tarihli dilekçesiyle komutanlığına başvurarak ilişiğinin kesildiği 26.11.1993 tarihi ile yeniden göreve başladığı 9.11.1994 tarihi arasındaki özlük haklarının ödenmesini istediğini, bu başvurusuna bir cevap verilmediğini ileri sürerek 26.11.1993-9.11.1994 tarihleri arasındaki özlük haklarının ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davanın dayandırıldığı bu olgulara göre olayda, hukuka aykırılığı yargı organının iptal kararı ile saptanmış olan bir idari işlemin (uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi işlemi) uygulanmasından doğan zarardan dolayı açılmış olan bir tam yargı davası söz konusudur.
İdari işlemin uygulanmasından doğan zararlardan dolayı açılacak bir tam yargı davasının ise 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 42 nci maddesi gereğince doğrudan doğruya veya iptal davası ile birlikte yada önce iptal davası açıp bu davanın karara bağlanmasından sonra açılması mümkün bulunmakla beraber her halde altmış günlük dava açma süresi içinde açılması gerekmektedir. Gerçekten 1602 sayılı Kanunun 42 nci maddesine göre; ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte aça bilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanma sı üzerine bu husustaki kararın veya ikamın yollarına başvurulması halinde, verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler.
Olayda davacı ilk önce iptal davası açma yolunu seçtiğinden tam yargı davasının süresinde açılmış sayılabilmesi için iptal kararının veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde açılmış olması gerekmektedir. Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, AYİM. 1 nci Dairesinin 12.7.1994 tarih ve 1994/115-915 sayılı iptal kararının davacıya 2.8.1994 tarihinde tebliğ edildiği ve karara karşı kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, olaydaki tam yargı davasının süresinde açılmış sayılabilmesi için iptal kararının davacıya tebliğ edildiği 2.8.1994 tarihinden itibaren altmış gün içinde ve en geç 3.10.1994 Pazartesi günü açılmış olması gerekmektedir. Olayda bu süre geçtikten sonra 25.7.1995 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından davanın yasal süresi içinde açılmadığı sonucuna varılmaktadır.
Davacının dava konusu özlük haklarının ödenmesi için Bl. K.lığına 24.11.1994 tarihli bir başvurusunun bulunduğu anlaşılmakta ise de bu başvuru olayda 2.8.1994 tarihinden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içinde (2.8.1994-3.10.1994 tarihleri arasında) yapılmadığından ihtiyari başvuru niteliğinde değildir (1602 SK. m. 36/ a); dolayısıyla, geçirilmiş olan dava açma süresini ihya etmesi söz konusu olamaz. Bir an için davacının 1802 sayılı Kanunun 35/a maddesine uygun olarak altmış günlük dava açma süresi içinde ihtiyari başvuruda bulunduğu kabul edilse bile gene de sonuç değişmeyecektir. Çünkü işlemeye başlamış olan dava açma süresi ihtiyari başvuru tarihinde duracak, ancak davacının beyanından ve dosyadaki belgelerden anlaşıldığına göre bu tarihten itibaren altmış gün içinde bir cevap verilmediği için isteği reddedilmiş sayılacağından bu altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi tekrar işlemeye başlayacak ve başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılacaktır. (1602 SK. m. 35/a) Bu hesaplamaya göre ise davanın her halde 25.7.1996 tarihinden önce açılması gerekecektir. Bu bakımdan neresinden bakılırsa bakılsın davanın yasal süresi içinde açılmadığı sonucuna varılmaktadır.
Yasal süresi içinde açılmayan idari davanın dinlenmesine ise yasal olarak imkan yoktur. Çünkü bilindiği gibi idari yargıda dava açma süresi olan altmış günlük süre hak düşürücü nitelikte olup kamu düzeniyle ilgilidir. Bu bakımdan yasal süre geçtikten sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın süre yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy