(926 S. K. m. 14, 36)
Davacı vekili, 12.12.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve 4.3.1995 tarihli ikinci dilekçesinde özetle; müvekkili olan Kr. Hv. Tek. Ütğm. Ruhi Odabaşı'nın 10.8.1995 tarihinde Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırmasına Bilim Dalında Yüksek lisans eğitimi tamamladığını ve 27.9.1995 tarihli dilekçesi ile yüksek lisans kıdemi verilmesi talebinde bulunduğunu, KKK. lığı nın 19.10.1995 tarihli işlemi ile bu talebin reddedildiğini, KKK. Uzman Personel Temin ve Yetiştirme Planında teknisyen sınıfı subaylar için kendi branşının devamı olan mühendislik ballarını ve Dış kaynaktan muazzaf subay olanlar ile astsubaylıktan subaylığa geçenler için subay olmasına esas mezun olduğu Fakülte ve Yüksek Okulda gördüğü bilim sel dalın uzantısı olan dal ve branşlar şeklindeki iki ana gruptan mı vekili yönünden ilk grubun dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken, ikinci gruba göre değerlendirme yapılarak olumsuz işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kara havacı olarak 901. Uçak Ana Depo ve Fabrika K.lığında teknisyen subay olarak görev yapmakta olan müvekkilinin, kendi branşının devamı olan mühendislik dalı sayılması gereken kazaların çevresel ve teknik araştırması dalında yapmış olduğu yüksek lisans eğitimi nedeniyle, kendisine yüksek lisans kıdemi verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek; söz konusu menfi işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre; Astsubay statüsünde iken 30.6.1989 tarihinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi idaresi Bölümünü bitiren ve gördüğü bu yüksek öğrenim nedeniyle 1901 yılında 926 sayılı Kanunun 14 ncü maddesine göre teknisyen sınıfında muvazzaf subaylığa geçirilen davacının; 7.8.1995 tarihinde Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladığı ve 27.9.1995 tarihli dilekçesi ile davalı idareye başvurarak yüksek lisans kıdemi verilmesi isteminde bulunduğu, KKK. lığının 19.10.1996 tarihli işlemi ile davacının tamamladığı yüksek lisans öğreniminin, Uzman Personel ve Temin Yetiştirme Planında teknisyen subaylar için öngörülen fakülte ve yüksek okulda gördüğü bilimsel dalın uzantısı olan dal ve branşta olmadığı belirtilerek, yüksek lisans kıdemi verilemeyeceğinin bildirildiği, davacının sözkonusu menfi işlemin iptali için vekili marifetiyle 12.12.1995 tarihinde ve süresinde bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 445 sayılı KKK. ile 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 36/d maddesinde değişiklik yapılarak, lisansüstü kıdemi verilebilmesi için evvelce aranan Genelkurmay Başkanlığının emir ve müsaadesi şartı kaldırılmış; ancak başka bir şart olarak ihtiyaç duyulan dallarda ibaresi, Kuvvet Komutanlıkları ve J. Genel K.lığı İnsangücü Temin ve Yetiştirme Planında Belirtilecek ihtiyaç Duyulan Dallar şeklinde genişletilmiştir. 445 Sayılı KHK. ile getirilen bu düzenleme, 23.1.1992 tarih ve 3768 Sayılı Kanunla (RG. 29.1.1992, S. 21126) aynen benimsenerek kanunlaşmıştır.
Yapılan bu yasal değişiklikten sonra, artık yüksek lisans, doktora ve doçentlik eğitimi ya da başvuru için önceden izin alma koşulu kaldırılmış ve söz konusu lisansüstü eğitimlerinin tamamlanmasını takiben, kıdem verilmesi istemi aşamasında idareye bir değerlendirme yetkisi verilerek, İnsangücü Temin ve Yetiştirme Planlarında, yapılan bu öğretim için ihtiyaç ve kadro gösterilmesi halinde kıdem verilmesi, aksi halde kıdem verilmemesi ilkesi getirilmiştir. Şüphesiz her takdir yetkisi gibi sözkonusu planların içeriği; öngörülen branş ve kadroların hukuka uyarlığında yerindeki denetimi yapılmamak kaydıyla, hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacaktır. Söz gelimi AYİM.'in pek çok kararlarında da konu olduğu üzere, bir sınıfta bir yüksek lisans ya da doktora kadrosu konulmayarak, kıdem verilmesini peşinen engellemek gibi yaklaşımlar, elbette hukuka uygun düşmeyeceği için, sırf bu yönüyle, hukuka uygunluk denetiminden geçirilecektir.
Bu bakımdan, bu durumdaki kişilerin anılan yasal düzenlemelerden sonra, davalı idarece bir düzenlemeye tabi tutularak, lisansüstü eğitimi tamamladığı ya da doçent oldukları dalların planda ihtiyaç ve kadro olması halinde, 926 sayılı Kanunun 36/d maddesinde öngörülen kıdem verilmesi, hukuka uyarlı, basiretli ve düzenli idareye uygun ve yakışır bir davranış şekli olacaktır. Ancak, planda öngörülen bir branş yada dalda sınırlı kadro olması ve bu dalda yapılan başvurunun kadroda öngörülen sayıdan fazla olması hallerinde, davalı idarenin bir takdir hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Bu gibi hallerde idarece, daha başka kriterleri (söz gelimi lisansüstü eğitimin başarı derecesi, disiplin ve sicil durumu vs.) gözönüne alınarak, en uygun kişi yönünde takdir hakkını kullanarak, ona kıdem verecektir.
Dava konusunda çözümü gereken husus; Açıköğretim Fakültesi iş idaresi Bölümü mezunu olan ve bu yükseköğrenim kaynağına göre teknisyen sınıfında astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçirilen davacının; KKK. lığı Uzman Personel ve Temin Yetiştirme Planında (1995-2000) Teknisyen sınıfı yeni belirtilen ihtiyaç Duyulan Lisansüstü Dalları olarak gönderilen (e) yada (8) başlıklar altında düzenlenen fıkralardan hangisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğidir. Gerçekten, davacının kendisine tatbiki gerektiğini öne sürdüğü (A) bendinde Kendi branşının devamı olan mühendislik dalları yer almışken; davalı idarenin olumsuz işlem tesis ederken dayandığı (B) bendinde Dış kaynaktan muvazzaf subay olanlar ile astsubaylıktan subaylığa geçenler için; subay olmasına esas mezun olduğu fakülte ve yüksekokulda gördüğü bilimsel dalın uzantısı olan dal ve branşlar belirtilmektedir. Davacı, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans eğitimini tamamladığı dala ait derslerin çoğunun mühendislik dersleri olduğunu belirterek ve bu konuyu kısmen belgeleyerek, kendisine plandaki (A) bendi hükümlerinin tatbiki gerektiğini öne sürmektedir. Oysa, sözkonusu plan astsubay kaynağından subaylığa geçenleri her sınıf için ayrı alt başlıklarda özel olarak düzenlemiş ve bu konumdakilerin subay olmasına esas mezun olduğu fakülte ve yüksek okulda gördüğü bilimsel dalın uzantısı olan dal ve branşların, ihtiyaç duyulan lisansüstü öğrenim dalları olduğunu açıkça belirtmiştir. Hal böyle olunca da, planda bu özel düzenleme varken, diğer madde ve bentler kapsamında değerlendirme yapılabilmesine imkan yoktur. Davacı, Açıköğretim Fakültesi İş İdaresi Bölümü kaynağına göre teknisyen sınıfında astsubaylıktan muvazzaf subaylığa geçirildiğine göre; davacı yönünden ancak İş İdaresi bölümünün devamı sayılabilecek lisansüstü öğrenim dalları, ihtiyaç duyulan dallar olarak kabul edilebilecektir. Bu bakımdan davalı idarece bu kapsamda yapılan değerlendirme ve olumsuz işlem tesisinde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemiş; Kazaların çevresel ve teknik araştırması anabilim dalının iş idaresi bölümünün devamı olarak da kabulünün sözkonusu olamayacağı kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy