(3466 S. K. m. 15)
Davacı 23.12.1994 tarihinde kayda geçen dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; Kumar ve borçlandırmaya ait hakkında dosyada kesin belge bulunmadığını, 1994 yılı sicilinin olumlu verildiğini 16.10.1994 tarihinde bir tahkikat sonucunda irtikap suçundan tutuklandığını, davasının henüz sonuçlanmadığını ve 4.4.1995 tarihinde tahliye olduğunu davasının sonuçlanmamasına rağmen mesnetsiz olarak olumsuz sicil düzenlenip Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde kanaat ve değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, irtikap suçunun sadece mücerret iddialara dayandığını, idarenin davanın neticesine kadar kendisini açığa alması gerektiğini, suç sabit olduğunda zaten memuriyetten men cezası verileceğini, idarenin işleminin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğunu, 1994 yılında almış olduğu uyarı yazısından başka cezanın bulunmadığı, Askeri Mahkemede yargılandığı Askeri elbise ile halk nazarında mayup gören kimselere bilerek refakat etmek suçundan beraat ettiğini, asta müessir fiil suçundan ise 70.000.- TL. para cezası verildiğini ve temyiz yoluna gidildiği için henüz kesinleşmediğini belirterek sicil yoluyla emekliye sevk işleminin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyası ile davalı idarece gönderilen belgelerin incelenmesi sonucu 1989 nasıplı Uzm. J. Çvş. olan davacının en son görev yapmakta olduğu Lüleburgaz İlçe Jandarma K. lığı emrinde görevli iken karıştığı bir olay nedeniyle 18.10.1994 tarihinde irtikap suçundan tutuklandığı, bunun üzerine geçmiş safahatı da nazara alınarak davacı hakkında disiplinsizlik nedeniyle sicilin ayırma işlemi başlatıldığı, sıralı sicil üstleri tarafından 24.10.1994 tarihinde düzenlenen Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir Uzman Jandarma Sicil Yönetmenliğinin 43 ncü maddesinin (3) ve (4) ncü fıkraları gereğince Sicili ile ayırma işleminin başlatılıp diğer usul işlemlerin tamamlanmasından sonra J. Gn. K. lığının 9.12.19194 tarih 1994/48 sayılı ONAY emri ile ilişiğinin kesilmesine karar verildiği, işlemin davacıya tebliği üzerine davacının süresinde işlemin iptali istemiyle dava açtığı belirlenmiştir.
Davacının sicilen ayırma işlemine konu olan irtikap suçu şu şekilde gelişmiştir: KIRKLARELİ 11 J. K. lığınca alınan bir ihbarda Romen ve Rus uyruklu bayanların bölgede para karşılığı fuhuş yaptıkları bu faaliyeti serbestçe sürdürebilmeleri için yetkililere rüşvet verdikleri bildirildiğinden alınan önlemler ile 16.10.1994 tarihinde davacının Babaeski de Yabancı uyruklu kişileri arabasına alıp bir süre sonra bıraktığının gözlendiği, akabinde özel arabasında yapılan aramada 15 milyon TL. nın bulunduğu, bu paralar içerisinde üç adet 500.000. TL.'nın da çıktığı, bu olay nedeniyle adli soruşturmanın başlatılmasından sonra irtikap suçundan 18.10.1994 tarihinde tutuklandığı ve daha sonra bu suçtan ağır ceza mahkemesinde dava açıldığı, yargılamasının bir süre tutuklu olarak devam etmesinden sonra 4.4.1995 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmıştır.
Davacının son rütbeye nasıp tarihli olan 30.8.1993 tarihinden sonraki eylemleri ise; 1) 22.12.1993 tarihinde şiddetli tevbih, 2) 22.2.1994 tarihinde UYARI olarak gerçekleşmiştir.
Konuya ilişkin 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 15 nci maddesine Disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir şeklinde sicil düzenlenen uzman jandarmalar meslekten hemen çıkarılırlar ve haklarında T.C Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır hükmü yer almıştır. Bu maddeye dayanılarak çıkartılan Uzm. Jandarma Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 43. maddesinde ise Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlaki durumları gereği Silahlı Kuvvetlerde kalmaları son rütbelerine ait bir veya bir kaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyen uzman Jandarmalar hakkında hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır. 3) Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olması, 4) silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunması, denilmektedir.
Davacının mesleğinin başlangıcından itibaren disiplinsiz tutum ve davranışları bulunmakla beraber hukuki düzenleme gereği son rütbesindeki disiplinsiz eylemlerinden irtikap suçundan dava açılmış olması hali davanın çözümü açısından önem taşımaktadır. Bu eylemin gerek ortaya çıkış biçimi gerekse bu suçtan tutuklanıp yaklaşık yedi ay kadar tutuklu kalmış olması olayın ciddiyetini ortaya koymaktadır. Böyle bir eylemden dolayı ceza koşuşturmasına uğrama ve bunun sonucunda mahkumiyet ya da beraat kararı ile sonuçlanma hali işin ceza yönünü ilgilendirmekte olup idarece aynı eylemin maddi gerçeklerinin ele alınarak hukukun kendisine tanıdığı yetkilerden hareketle lüzumlu tedbirlerin uymaması ise farklı bir konudur. Kısaca, davalı idare ceza koşuşturmasının sonuçlanmasını beklemeden idari tedbirleri uygulama yetkisine sahip bulunmaktadır.
Kamu hizmetlerinin sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi için bir vasıta olan idarenin, kadrolarında hizmet gereklerine uyan personeli istihdam etme, aksine davrananlar hakkında kendisine tanınmış hukuki tedbirleri uygulama hakkına sahip olduğundan şüphe bulunmamaktadır. Davacının Jandarma sınıfına mensup olmasına ve bu sınıf personelinin güven ve asayişin sağlanması konusunda asli bir biçimde görevlendirilmiş olmasına rağmen karışmış olduğu olayın vahameti, ahlak dışı olması ve Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsması hususları nazara alındığında davalı idarece hukuken kendisine tanınan yetkiden hareketle ayırma işleminin uygulanmış olması kamu yararınadır. İşlemin tesisinde ve aşamalarında herhangi bir şekil noksanlık bulunmadığı gibi, işlemin unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu belirlenmiştir. Öte yandan davacının konuya ilişkin savunmalarına yukarıda izah edilen sebeplerle itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy