(Subay Sicil Yönetmeliği m. 110)
Davacı, 10.3.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; 1987 ve 1988 yılları sicillerinin daha önceki sicil safahatı ile bağdaşmayacak şekilde düşük olarak takdir edildiğini, 1983 yılında kurmay subay olduktan sonra 48. P. Tuğ. Kh. (Trabzon) ve 11. P. Tuğ. 2. P. Tb. K.lığı (Muğla) görevlerinde bulunduğunu, bu görevlerde çeşitli tatbikat ve denetlemelerde amirlerinin takdirini kazandığımı 1987 yılında kıt'a görevine çıkması nedeniyle alıngan bir tutum takınan II - sicil üstünün, daha önceki çalışmalarını takdir etmesine rağmen, objektiflik ten uzaklaşarak düşük sicil notu verdiğini, meslek hayatı boyunca çalış tığı sıralı sicil üstlerinden toplam 50 adet takdir almasına rağmen, hiç ceza veya yazılı/sözlü uyarı almadığım belirterek; 1987 ve 1988 yılları sicillerinin iptalini talep ve dava etmiştir,
Davalı idare, öncelikle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekteyse de; sicil sisteminin özünde gizliliğin bulunması ve düzenlenen sicillerin ilgilisine tebliğ edilmesinin sözkonusu olmaması karşısında, sicil iptali davalarında mahkememizce yazılı bil dirim değil; işleme ıttıla esas alınmakta olduğundan ve davacı da bir vesile ile sözkonusu sicillerin düşük verildiğini öğrendim beyan ettiğinden, bu öğrenme tarihini takip eden 60 gün içinde davasını açmış olması karşısında; davada süre aşımı bulunmadığı kanaatine varılmış ve davalı idarenin süreye ilişkin iddiasına iştirak edilmemiştir.
Davanın esasına gelince:
Dava dosyası ile davacıya ait özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davacı kurmay albayın iptalini istediği 1987 yılı sicilinin, Kur. Bnb. rütbesinde iken ve 48. P. Tuğ. K.lığında görevli bulunduğu sırada verildiği, I. Sicil üstünün sicil tam notunun %90'ının biraz üzerinde sicil takdir edip, olumsuz yazılı kanaat belirttiği, II. sicil üstünün ise sicil tam notunun %85'i civarında sicil düzenleyip çok olumsuz sayılabilecek yazılı kanaat belirttiği, 1987 yılı ortalama sicilinin sicil tam notunun %90'ı civarında teşekkül ettiği, iptali istenen 1088 yılı sicilinin aynı şekilde Kur. Bnb. rütbesinde iken ve 11, P. Tuğ. K.lığında görevli bulunduğu sırada verildiği, I. sicil üstünün sicil tam notunun %95'i civarında sicil takdir edip, olumlu yazılı kanaat belirttiği II. sicil üstünün ise aynı şekilde sicil tam notunun %95'i civarında sicil verip, olumlu yazılı kanaat belirttiği, 1988 yılı ortalama sicilinin tam notu %95'i düzeyinde teşekkül ettiği anlaşılmaktadır.
Yeri gelmişken, Başsavcılık düşüncesinde temas edilen bir konuya işaret edilmesinde yarar görülmektedir: Özellikle, terfi sırasında diğer Subaylara nazaran avantaj sağlama amacıyla yüksek düzeydeki sicillerin iptali istemiyle açılan davalarda; bu sicillerin iptalinin sıralamadaki diğer kişilerin durumlarını esaslı şekilde etkileyeceği gerçeği gözden uzak tutul mamalı ve sicillerin denetiminde daha titiz bir değerlendirme yapılması gerektiği hususu öncelikle dikkate alınmalıdır. Dairemizin davacı hakkındaki değerlendirmesi de bu çerçevede yapılmıştır.
Davacının sicil safahatı incelendiğinde; 1971 yılından itibaren aldığı sicillerin pekiyi düzeyde seyrettiği ve sicil tam notunun %90'ı ile %100'ü arasında takdir edildiği, 1987 sicil yılında I. ve II. sicil üstlerince yazılan menfi kanaatler dışında hiçbir sicil üstünce menfi kanaat belirtilmediği gibi, sicil üstlerinin büyük çoğunluğunca çok müspet kanaatler belirtildiği, meslek yaşamı boyunca 50 adet takdir alan davacının 27 yıllık subaylık safahatında hiç bir disiplin işlemine muhatap olmadığı ve tecziye edilmediği, yazılı olarak da uyarılmadığı, dava konusu 1987 sicil yılında 13.10.1986 tarihinde II. sicil üstünce görevde gösterdiği başarı, nedeniyle yazılı olarak takdir edildiği, aynı sicil yılında 5.12.1986 tarihinde KKK. tarafından Karargahta üstün hizmet nedeniyle para ödülü ile taltif edildiği görülmektedir.
Davacının iptalini istediği 1987 yılı I. sicil üstünün verdiği sicil, sicil tam notunun %90'ınm üzerinde pekiyi düzeyde bir sicil olduğundan; objektifliğinden kuşku duymak mümkün görülmemiştir. Ancak, bu yüksek sicil notu ile asla bağdaşmayan ve davacının sicil safahatıyla da uyum içerisinde olmayan menfi kanaatin sübjektif değerlendirmeye dayalı olduğu açıkça anlaşıldığından iptali gerekli bulunmaktadır. 1987 sicil yılında davacıya sicil tam notunun %85'i düzeyinde sicil veren TL. sicil üstünün verdiği sicilin ve yazdığı çok olumsuz kanaatin ise, aynı şekilde davacının 27 yıllık sicil safahatı ile uyumlu olmayıp, tam bir tarafsızlık ve hakkaniyetle düzenlenmiş bir sicil olarak kabul edilmesi de mümkün görülmediğinden, bu sicil ve kanaatinde sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olması karşısında iptali gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Öte yandan, Subay Sicil Yönetmeliğinin 110/a-2 maddesine göre; sicil üstünün o yıla ait sicilin düzenlenip gönderildiği tarihten 30 Ağustos tarihine kadar olan süre içinde görevinden ayrılması halinde, kanaatinde bir değişiklik varsa, (bir sicil belgesi düzenlemesi ve sicil defteri ile sicil belgesinde kanaatlerindeki değişikliğe neden olan not ve kanaatlerini gerekçeleri ile beraber yazması gerekli olduğu halde; 1987 yılı II. sicil üstünün görevinden ayrılması nedeniyle sicil belgesi düzenlemeden salt 10.7.1987 tarihinde sicil defterine, 2.5.1987 tarihli sicil belgesindeki menfi kanaatinin dışında, ayrıca farklı menfi kanaatlerini Ayrılış sicili olarak yazmasında da hukuka uyarlık görülmemiş ve davacının gelecekteki kariyerini ve yükselme imkanını engellemesi imkanı olan ve sicil defterine yazılan bu ayrılış sicilinin (kanaatinin) iptaline de hükmedilmiştir.
Davacı, her ne kadar 1988 yılı sicilinin de iptalini talep etmekteyse de; yukarıda belirtildiği üzere, bu yıl sicilinin sicil tam notunun %95'i düzeyinde takdir edilip, her iki sicil üstünce de olumlu yazılı kanaat belirtilmesi karşısında; objektif ve subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun düzenlenen bu sicilin iptalini gerektirir herhangi bir hukuki sebep bulunmamakla, bu yöndeki İstemin dayanaksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı hakkında 1987 sicil yılında I. sicil üstünce yazılan menfi kanaat ile II. sicil üstünün düzenlediği sicil menfi kanaat ve ayrılış sicilinin (kanaatin) sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, İPTALİNE,
1988 yılı sicilinin Objektif ve subay sicil yönetmeliğine uygun bulunduğu kanısına ulaşılmakla, bu sicilin iptaline ilişkin davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy