(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20)
Davacı vekili 29 Mart 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1 Ocak 1989 tarihinde askerlik görevini yapmakta iken, yaralanıp sakatlanan müvekkilime AYİM.1. D. nin 24 Eylül 1991 tarih ve E. 1990/1367, K. 1991/2119 sayılı iptal kararı uyarınca T. C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce görev malulü aylığı bağlandığı, Toplu Konut Fonundan yararlanmak suretiyle kendisine konut kredi kartı verilmesi istemiyle 30.11.1994 tarihinde yaptığı başvuru hakkında olumsuz işlem tesis olunduğunu, konuyla ilişkin, 2559, 2985, 2330, 2566, 2453, 2629 sayılı yasalar ile 926 sayılı kanunda Yapılan değişiklikler ile şehit olanlarla barışta ve olağanüstü hallerde yapılan tatbikat ve manevralarda bu hizmetlerin sebep ve etkisiyle hayatlarını kaybedenlerin, kamu görevlilerinden yurtiçi ve yurtdışında görev yaparlarken terör eylemlerine muhatap olarak malul olanlara fondan kredi verileceğinin hükme bağlandığını, her ne kadar müvekkilinin bu kapsamda olmamasına karşın onun da görev sırasında malul olduğunu, müvekkilinin de yararlandırılması doğrultusunda yasaların çıkarması gerektiğini, aksi düşüncenin anayasanın eşitlik ilkesine ayıkırı olduğunu, hukuka aykırı bulunan işlemin iptaline, Anayasaya aykırı bulunan anılan yasaların iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
1982 Anayasasının 157, 1602 sayılı AYİM. Kanununun 20 nci maddelerine göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için, dava konusu idari işlemin Askeri kişiyi ilgilendirmesi ve Askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacının 1602 sayılı kanunun 2568 sayılı kanunla değişik 20 nci maddesinde sayılan kişilerden bulunması nedeniyle asker kişi olduğunda kuşku bulunmamak gerekir. Bu koşulun yanında, dava, konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olması koşulunun davada mevcut olup olmadığının da araştırılmasına gereksinim duyulmaktadır.
Esasen Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin başlıca amaçlarından biri de, kendisine özgü genel hukuk kuralları dışında, diğer mesleklerden farklı, hiyerarşin düzene sahip bir kamu hizmeti kolu olan askerlikle ilgili işlem ve eylemlerin yargı denetimini özel ihtisası gerektiren bir kuruma bırakmak olduğuna göre, böyle bir belirlemenin nedenli önem arz ettiği görülmektedir.
Bu sorunun çözümünde, işlemi tesis eden makamın askeri olup olmayışının bir önemi yoktur. Önemli olan işlemin askeri hizmete iliş kinlik öğesi taşıyıp taşımadığının saptanmasıdır. Bunun için ister askerli makamca, ister askeri almayan makamlarca tesis edilsin bir işlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığını saptamak için, işlemin özelliğine, bir başka deyişle niteliğine bakmak gereklidir. İdare, işlem tesis ederken yasada sayılan bu asker kişilerden herhangi birini göz önünde tutmuş, bu kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerini, tutum ve davranışlarını, askeri geçmişini, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerini, askerlik hizmetinin amacı, askeri göre yerinin özellikleri, askeri kural, gerek ve gelenekleri göz önünde tutarak değerlendirilmiş ise, bu idari işlem askeri nitelikte bir işlemdir. Bu belirlemeye uygun işlemi tesis eden askeri olmayan bir makam olsa bile, durum değişmez, bu koşullarda böyle bir işlemde menfaati ihlal edilen kişi sivilde olsa, açtığı dava AYİM de görülmek gerekir.
İdari işlemin yargısal denetiminde, askerlik mesleğinin gereklerini yakından bilmenin önem taşımadığı hallerde işlem askeri makamlarca tesis edilmiş olsa bile, dava görevli İdare mahkemesince çözümlenecektir. Bu durumda bir davanın AYİM de çözümlenip çözümlenmeyeceğini tespitte ölçü olarak idari işlemi tesis eden makam alınmayıp, yapılan işlemin niteliğine, askeri olma vasfının ağırlıklı olup olmadığına bakılması en doğru yol olmak gerekmektedir.
Davacı hakkında tesis olunan işlem askeri hizmete ilişkin bir işlem olmadığından, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin genel idari yargı yeri olması gerekmektedir.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, faizsiz konut kredisi belgesi verilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada sözü edilen dava konusu işlem askeri hizmete ilişkin bulunmadığından, görüm ve çözüm yerinin genel idari yargı yeri olması gerektiğinden Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin GÖREVSİZLİĞİNE, 1602 sayılı kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ilam harcından artan 127.9100.- TL. (Yüz yirmi yedi bin dokuz yüz lira) nın istemi halinde davacıya iadesine, süresi içinde görevli yargı yerinde dava açılması halinde başvurma harcı alınmamasına, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy