(926 S. K. m. 85) (1602 S. K. m. 71)
Davacı 8 Eylül 1995 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Halen Balıkesir 9. Ana Jet Üs K.lığı emrinde Astsubay Başçavuş olarak görev yaptığını, 30.8.1989 tarihinde Astsubay Başçavuşluk rütbesine terfi ettirilmesi gerekirken 1988 - 1990 ve 1991 yılların da terfide baraj uygulaması nedeniyle terfi edemeyip, 30.8.1992 tarihinde terfi edebildiğini, terfide baraj uygulamasını getiren yasa hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine dava açtığını ve dava sonucunda Başçavuşluk nasbinin 30.8.1989 tarihine götürüldüğünü, Baş çavuşluk rütbesine ait olmak üzere 2/3 oranında sicili bulunmadığından, 30.8.1995 tarihinde Kıdemli Başçavuşluğa yükseltilmeme işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, Balıkesir'de bulunan 9. Ana Jet Üs Komutanlığı emrinde görevli Astsubay Başçavuş olan ve 30.8.1989 tarihinde Başçavuşluğa terfi etmesi gerekirken 1988-1990 ve 1991 yıllarında terfide baraj uygulaması nedeniyle terfi edemeyip 30.8.1992 tarihinde terfi eden, ancak terfide baraj uygulamasını getiren yasa hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptali üzerine açtığı dava sonucu Başçavuşluk nasbi 30.8.1989 tarihine götürülen davacının, Başçavuşluk rütbesine ilişkin 2/3 oranında sicili bulunmadığından bahisle 30.8.1995 tarihinde Kıdemli Başçavuşluğa yükseltilmeme işleminin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, Astsubayların terfi koşulları 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 85. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre; 1. Rütbeye mahsus bekleme süresini tamamlamış olmak, 2. Rütbeye mahsus normal bekleme süresinin üçte ikisi oranında yıllık sicili bulunmak, 3. Üst rütbe kadrosunda açık bulunmak gerekmektedir.
1 ve 3 ncü koşullarda herhangi bir sorunu bulunmayan davacının rütbeye mahsus normal bekleme süresinin 2/3'i oranında yıllık sicili bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Rütbesine ait normal bekleme süresinin 2/3 oranında sicili bulunmak koşulu kişinin o rütbede fiilen denenip liyakatinin saptanması amacıyla öngörülmüştür. Davacının Başçavuşluk nasbi üç yıl geriye götürülmüş ise de fiilen Başçavuş olarak denenmeye 1992 yılında başlamış olması itibariyle Başçavuşluk bekleme süresi olan altı yılın 2/3 oranında, yani dört yıl fiilen denenerek o rütbede liyakati tespit edilemediğinden kıdemli üstçavuş iken aldığı sicillerin bu rütbede alındığının kabulü ile kıdemli başçavuşluğa terfi ettirilmesine olanak bulunmamaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 1992 yılında fiilen başçavuşluk rütbesine yükseltilip, bu rütbe nasbi 30.8.1989 tarihine götürülen davacının anılan rütbede 2/3 oranında sicili bulunması koşulunu taşımadığından, Kıdemli Başçavuşluk rütbesine yükseltilmeme işlemi hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, 1602 Sayılı Kanunun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5.12.1995 tarihinde Üye Hak. Kd. Alb. Dr. Erol ALPAR'ın karşı oyuyla ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
30.8.1992 tarihinde Astsubay Başçavuşluk rütbesine yükseltilen davacının kararda belirtilen nedenle Başçavuşluk nasbi 30.8.1989 tarihine götürülmüş bulunmakla, bu tarihten itibaren aldığı siciller Başçavuşluk rütbesinde alınmış siciller olarak kabul edilerek, anılan rütbede altı yıllık sicil almış bulunan davacının 30.8.1995 tarihinden geçerli olarak Astsubay Kıdemli Başçavuşluk rütbesine yükseltilmesi gerekirken, aksine davanın reddine karar veren çoğunluğun görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy