(1602 S. K. m. 40, 44, 45)
Davacı vekili 9 Ocak 1995 tarihli dava dilekçesinde özetle 14.1.1975 tarihinde Kıbrıs'ta görevlendirildiğini, bir yıl kadar görev yaptıktan sonra Türkiye'ye döndüğünü, 9 Aralık 1983 tarihinde Atama Yönetmeliğinin değiştirildiğini ve Kıbrıs'ta geçen sürenin 2. Bölge hizmetinden sayıldığını, ancak davalı idarenin bu hizmetini 2. Bölge hizmeti olarak kabul etmediğini, bu hakkını 2. Bölgeye ilk kez çıktığında kullanabileceği gibi 2. veya 3. defa 2. Bölgeye gittiğinde de kullanmasının doğal olduğunu belirterek davalı idarenin Kıbrıs'ta geçirdiği süreyi 2. Bölge hizmetinden saymamasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiş bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde: Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 30. maddesinin 9 Aralık 1983 tarih ve 18246 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan hükümlerle değiştirildiği, buna; göre Türkiye'deki bazı bölgelerle Kıbrıs'ın 2. Bölge (E) garnizon hizmeti olarak kabul edildiği, davacının 14.1.1975 -1.2.1.976 tarihleri arasında Kıbrıs 1. J. Kom. Tb. Kb. Bl. te görev yaptığı, daha sonra 5.5.1985-22.6.1987 tarihleri arasında Hozat ve Varto'da, 8.7.1990-30.7.1992 tarihleri arasında Tunceli'de ve 17.7.1994 tarihinden itibaren de Bitlis'te 2. Bölge hizmetini sürdürdüğü, Kıbrıs'ta geçirdiği süreyi ne 1985 atandığı 2. bölge hizmetinde, ne de 1990 yılındaki 2. Bölge hizmetinden mahsubunu istemediği, davalı idarenin de bu yolda bir işlem tesis etmediği anlaşılmaktadır. İdari işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar 60 günlük süresi içinde iptal davası açmak durumundadırlar (1602 sayılı yasa m. 40). Süresi içinde dava açılmaması durumunda Süre aşımının Mahkemece resen dikkate alınması yasal zorunluluktur (1602 sayılı AYİM yasası, m. 40, 44/f ve 45/A).
Davacı 1983 yılından sonra 2. Bölgeye görevlendirildiğinde Kıbrıs hizmet süresinin davalı idarece 2. Bölge hizmet süresinden herhangi bir başvuru olmaksızın mahsubu cihetine gidilmesi hukuki zorunluluğu bulunmaktaydı. Dayalı idarenin bu işlemi tesis edip etmemesi idarenin takdir yetkisi içinde de değildir. Davacının idari başvurusu da zorunlu değildi. Ne var ki bu işlem tesis edilmemiş ve davacının Kıbrıs'ta geçen bir yıllık hizmet süresi dikkate alınmamış ve mahsup yapılmamıştır. Aynı durum 1990 yılında yapılan 2. bölge atanmasında da söz konusudur.
Davacının Kıbrıs'ta görev yaptığı süreyi 2. Bölge hizmetinden mahsup ettireceği işlem 1985 yılında atandığı 2. Bölge hizmeti atanması işlemidir. Anılan işlem (2. Bölgeden bir yıl eksik hizmetle 1. Bölgeye atandırılmama) işlemi tarihinden dava tarihi olan 9 Ocak 1995 tarihine kadar 10 yıl gibi çok uzun bir süre geçmiş olup davada bu nedenle süre aşımı bulunmaktadır.
Kıbrıs hizmet süresinin ilk defa 2. Bölge hizmetinde dikkate alınacağına, müteakip atanmalarda dikkate alınmayacağına ilişkin yönetmelikte bir açıklık ya da aksine bir hüküm bulunmadığına ilişkin bir yaklaşımın idare hukukunun ana kurallarına, özellikle süre aşımına ilişkin yukarda belirtilen hükümlerine uyarlık taşımadığı açıkça görülmektedir.
Süre aşımı müessesinin yasalarda yer alış nedenleri incelendiğinde bu görüşümüzün doğruluğu daha iyi görülecektir.
Diğer taraftan, bu konuda AYİM. kararları da istikrar kazanmış bulunmaktadır. (Örneğin, AYİM. 1.D. 25.2.1992, E.1992/175, K.1992/558).
Yukarıda belirtilen nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın SÜRE YÖNÜNDEN REDDİNE, yargılama giderlerinin 1602 sayılı yasanın 71. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına, ancak davacıdan peşin alınan ilam harcın tutarından (252.400 TL.) maktu ilam harcı tutarı olan 124.500 TL. nin düşülmesiyle 127.900 TL. (Yüzyirmiyedibindokuzyüzlira) nın 492 sayılı Harçlar Kanununun 31. maddesi uyarınca, davacının istemi halinde iadesine, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy