(2955 S. K. m. 34) (Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliği m. 61)
Davacı, 17 Mayıs 1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Askeri açıdan Kıdemli Albaylığa, bilimsel açıdan Profesörlüğe kadar geçen 30 yıllık süre zarfında hiçbir ceza almadığı gibi, başarılı çalışmaları nedeniyle GATA H. Paşa Eğitim Hastanesi Komutanlığınca takdirname ile taltif edildiğini, halen 25 yıllık hekim, 12 yıllık öğretim üyesi, 5 yıllık profesör ve 4 yıllık servis şefi olduğunu, mesleğinde zor işleri başarıyla yürüttüğünü, ancak 5 Mayıs 1995 tarihinde Deniz Kuvvetleri Lojistik Daire Başkanlığı emrine tayin edildiğini, sicilinde ve özlük dosyasında herhangi bir olumsuz yön bulunmadığının askeri ve mesleki kariyerinden anlaşıldığını, bilimsel çalışmaları nedeniyle büyük başarılar sağladığımı beş özel ameliyatı Türkiye'de ilk uygulayan kişi olduğunu, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde bir doçent yetiştirdiğini, halen bir yardımcı doçent ve 8 asistana eğitim verdiğini, kariyeri itibariyle yapılan bu atamanın kamu yararına uygun bulunmadığım, TSK. Subay, Astsubay Atama Yönetmeliği 3 ncü maddesinde atamaların hangi nedenlerle yapılacağının 7 bend halinde sayıldığını, konumunun bu yedi bentten hiçbirisine uymadığını, keza 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 34 ncü maddesinde öngörülen şekil koşullarına bu atama işleminin uygun düşmediğini, dolayısıyla hukuka ve mevzuata aykırı bulunan dava konusu atama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, davacı Prof. Dz. Tbp. Kd. Alb. Ş. Yavuz ÖNAL'IN, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Üroloji Servis Şefliği görevinden alınarak, Dz. K. K.lığı Lojistik Başkanlığı emrine atandırılması işleminin iptali istemiyle, 17 Mayıs 1995 tarihinde ve süresi içinle işbu davayı AYİM'de açmış olduğu görülmektedir.
Gene dava dosyasından; davacının yürütmeyi durdurma isteminin, AYİM'si Nöbetçi Dairesinin 2.8.1995 gün ve Gensek No.: 1995/879, Esas No.: 1995/615 sayılı kararı ile reddine karar verilmiş bulunmakta dır.
Bilindiği gibi, 2905 sayılı GATA Kanununun 34 ncü maddesi 1 nci fıkrası Gülhane Askeri Tıp Akademisinde görevli öğretim elemanları görev ve unvanlarına bakılmaksızın; a) Kadro fazlası ise, eğitim maksadıyla, diğer askeri eğitim hastanelerinin kadrolarına, Akademi Kurulunun kararı ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanının önerisi üzerine, b) Disiplin, kıdem, kadro veya kadrosuzluk ve diğer askeri ihtiyaçlar nedeniyle doğrudan; 1. Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki başka bir göreve, 2. Diğer bir askeri hastaneye, 3. Gülhane Askeri Tıp Akademisi dışındaki kıt'a ve kurumlara Genelkurmay Başkanlığınca atandırılabilirler hükmünü taşımaktadır.
Bunun yanında anılan bu kanunun hükümlerine dayanılarak çıkartılan GATA Yönetmeliğinin 61 nci maddesinde de; Gülhane Askeri Tıp Akademisi öğretim elemanlarının yurt içinde görevlendirme bakımından 2955 sayılı GATA Kanununun 34 ncü maddesi hükmüne paralel bir düzenleme getirilmiş bulunmaktadır.
Davacı hakkında sicilleri ile şahsi dosyasının ve de Genelkurmay Başkanlığınca tesis olunan işlemlere mesnet bilgi ve belgelerin gönderilmesi için davalı idareye yazıları ara kararına cevap verildiği görülmekle; davacının 1971 ile 1995 yılları arasında düzenlenen sicillerinin incelenmesinde %90'na yakın iki sicili dışında sicillerinin %90'nın üzerinde olduğu ve zaman zaman da %100 olarak seyrettiği; muhtelif senelerde çok olumlu kanaatler belirtilmesine karşın hiçbir olumsuz kanaate yer verilmediği bu cümleden olarak 1994 ve 1995 yıllarında düzenlenen sicillerde yer alan kanaatlerin de olumlu olduğu ve olumsuz herhangi bir kanaate işaret edilmediği görülmüştür.
16.4.1979 tarihinde GATA'da hakkında düzenlenen nitelik belgesinin 100 üzerinden 100 olarak düzenlendiği, Kuzey Deniz Saha Komutanlığınca 1.4.1982 tarihinde düzenlenen nitelik belgesinin gene 100 üzerinden 100 olarak sonuçlandığı, İstanbul Deniz Hastanesi Baştabipliği ile Kuzey Deniz Saha Komutanlığınca düzenlenen tarihsiz nitelik belgesin de aynı biçimde niteliklere toplam olarak yüz puan takdir edildiği, İstanbul Deniz Hastanesi Baştabipliğince doldurulan 1.5.1984 tarihli nitelik belgesinin sonuç olarak olumlu olduğu, aynı biçimde 11.5.1981 tarihinde İstanbul Deniz Hastanesi Baştabipliğince, 26.4.1985 tarihinde 1. Ordu 500 Yataklı H. Paşa Askeri Hastane Baştabipliğince düzenlenen nitelik belgelerinin olumlu olarak düzenlendiği ve nitelik belgesinin birisinde davacının eşinin de genel durumunun yurt dışında temsile uygun, olduğunun açıkça belirtildiği, davacının GATA Komutanlığınca GATA dışında bir yere atandırılmasının önerildiği, önerinin Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulunarak GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Komutanlığından, Dz. K. K.lığı Lojistik Başkanlığı emrine atanan davacının 17 Temmuz 1995 tarihinde yeni görev yerine katılmak üzere eski görev yerinden ilişiğinin kesildiği görülmüştür.
Davacının atanmasının nedeni olarak gösterilen işlem ve eylemlerin dayanağını oluşturan bilgi ve belgelerin gönderilmesi gerek savunma aşamasında gerekse yargılamanın son aşamasında davalı idareden ve Genelkurmay Başkanlığından; ayrıca, davacının özlük ve sicil dosyalarının davalı idareden istenildiği, bu istemler üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin davacıya isnat edilen işlem ve eylemleri kanıtlar nitelik ve nicelikte belgeler olmadığı gibi, davacının sicilleri ile özlük dosyasının incelenmesinden de isnat konusu eylem ve işlemleri hatırlatacak biçimde bir kanaatin dahi sicil üstlerince yazılmadığı, sicillerinin de normalin üzerin de olduğu görülmüştür.
Davacının atanmasına neden olarak gösterilen ve davacıya isnat olunan eylemlerin kanıtlanmasına yarayacak nitelik ve nicelikte bilgi ve belge bulunmadığından, davacının zorunlu nedenlerle atanması işlemi öncelikle sebep yönünden hukuka aykırı bulunmaktadır.
Ayrıca davacının konumu, kariyeri ve yetiştiriliş amacı göz önüne alındığında öncelikle eğitim ve öğretim kurumunda istihdam edilmesin de kamu yararı bulunduğundan bu amacın dışına çıkılmayı gerektirecek bir şekilde atanmış bulunması dava konusu işlemin amaç yönünden de hukuka aykırı olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere, Genelkurmay Başkanlığına yazıları yazıya verilen cevap ve ekinde bulunan belgelerin incelenmesinde, davacıya isnat olunan eylemleri kanıtlayacak nitelikte hiçbir bilgi ve belgenin olmadığı, isnat olunan eylemlerin mücerret bir iddiadan ibaret olduğu, ekte gönderilen belgelerin savunma aşamasında gönderilen bilgi ve belgelerin tekrarından ibaret olup, yeni bir bilgi ve belgenin yüksek Mahkemeye sunulamadığı anlaşılmış bulunmaktadır. Kaldı ki davalı idarenin savunmasında atama gerekçesi olarak gösterdiği gizli evraklardaki bilgilerin soyut ve haber niteliğinde bilgiler olup teyide muhtaç oldukları kanaatine varılmıştır.
Böylece yapılan açıklamalardan, davacının meslek yaşamı boyunca hakkında sicil üstlerince düzenlenen sicillerin ve nitelik belgelerinin tümünün olumlu olduğu, ayrıca sicillerde yer alan kanaatlerin de aynı biçimde olumlu olduğu ve davacı hakkında düzenlenmiş herhangi bir olumsuz kanaate rastlanmadığı gibi, subay olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katılmasından bugüne kadar gerek disiplin tecavüzü gerek disiplin suçu ve gerekse Adli ve Askeri Yargıya intikal etmiş herhangi bir suçunun, dolayısıyla verilmiş bir cezanın bulunmadığı, özellikle de davacıya isnat edilen eylemleri doğrular ve teyit eder nitelikte bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, bilakis davacının çalışkan, dürüst araştırmacı nitelikli bir subay olduğunun birtakım sicil üstlerince belirtildiği anlaşılmış bulunmakla bilimsel kariyere sahip olan davacının GATA dışında bir yere atanması biçiminde oluşan işlem gerek sebep ve gerekse amaç yönlerin den hukuka aykırı bulunmuştur.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının davaya konu atama işlemi sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırı bulunduğundan İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy