(926 S. K. m. 118, 119)
Davacı 17.5.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1986 yılı genel atamalarında 51 nci Tüm. Top. A. 3 ncü Top. Tb. GÖLE emrinden 1 nci Zh. Tug. Top. AKPINAR HADIMKÖY' e atandığını, 1 nci Bölge C garnizonu olan bu garnizonda 3 yıl görev yaptıktan sonra 1989 yılı genel atamalarında 23. P. Tüm. Top. Alayı SAMANDIRA 'ya atandığını, 1 nci Bölge B garnizonu olan bu garnizonda da 3 yıl görev yaptıktan sonra 1992 yılı genel atamalarında 1 nci Ordu K. lığı Karargahına atandığını, 1 nci Bölge A Garnizonu ve hizmet süresi 8 yıl olan bu garnizonda sadece 3 yıl görev yapıp 1995 yılı genel atamalarında 2 nci Ordu K.lığı Karargahına (MALATYA) atandığını, idarenin bu atama işlemini hiçbir haklı sebebe dayandıramadığını, yapılan atamanın idari zaruret esasına dayalı bir atama olduğunu, ancak idarenin bu zarureti takdirde hataya düştüğünü atama işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadaki belgelere göre, dava konusu atama işleminin kendisine 17.5.1995 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacının atama işleminin iptali istemiyle 17.15.1995 tarihinde yasal süresi içinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; davacının 1986 yılında Göleden İSTANBUL' a AKPINAR garnizonuna atandığı, eşinin Anadolu yakasında çalışması nedeniyle 1989 yılında İSTANBUL' un Anadolu yakasındaki garnizonlarına atanmasını istemesi üzerine aynı yıl SAMANDIRA garnizonuna atandığı, burada görevliyken 15.1.1991-5.5.1991 tarihleri arasında Körfez Hareketi nedeniyle İDİL 'de 3 ay 20 gün görev yaptıktan sonra tekrar SAMANDIRA' ya döndüğü 1992 yılında Birliğinin lağv edilmesi nedeniyle SAMANDIRA garnizonunda rütbe ve niteliğine uygun görev yeri bulunmadığından aynı yıl 1 nci Ordu Kh.na İSTANBUL' a atandığı, 1995 yılı atamalarında ise 2 nci Ordu Kh. na MALATYA' ya atandığı ve böylece İSTANBUL' da 30.7.1986 - 30.9.1995 tarihleri arasında toplam 8 yıl 10 ay 10 gün görev yapmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın dayandırıldığı bu olgulara göre çözümü gereken uyuşmazlık, birinci bölgede aynı belediye sınırlar içinde bulunan C ve B garnizonlarında görev yaptıktan sonra gene aynı belediye sınırları içinde A garnizonuna atanan davacının A garnizonundaki hizmet süresini tamamlamadan atamasının yapılıp yapılamayacağı konusundadır.
Bilindiği gibi konuyla ilgili olarak 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118 nci maddesinde: subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak, memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlarla benzer yer ve bölge şartları göz önüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara sıra ile yapılır... denildikten sonra 119 ncu maddesinde; 118 nci maddede yazılı esaslar dahilinde bölge ve garnizonların tespiti, bölgelerin ve garnizonların değişen şartlara göre yeniden tespiti, buralarda kalma süreleri ile atanma ve yer değiştirmelerde dikkate alınacak sair hususların Milli Savunma ve içişleri Bakanlıklarınca hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Bu madde gereğince yürürlüğe konulmuş olan TSK. ne Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin 44 üncü maddesinde ise yurdumuzun, atama ve yer değiştirme bakımından Kara Kuvvetleri subay ve astsubayları için birinci bölge ve ikinci bölge olmak üzere iki bölgeye ayrıldığı, bu belgeler içerisindeki garnizonların A, B, C, D, E garnizonları olmak üzere beş derece üzerinden değerlendirilerek bir cetvel halinde müşterek yönergede gösterileceği hükmü getirildiğinden 2 Ocak 1975 tarihli Bölgeler ve Belgelerdeki Garnizon Dereceleri için Müşterek Yönerge hazırlanarak yürürlüğü konmuştur.
Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkında Yönetmeliğin konuyla ilgili olarak getirdiği düzenlemede: Kara Kuvvetleri için subay ve astsubayların 1 nci bölgedeki garnizonlarda hizmet sürelerinin A garnizonlarında 8 yıl, B: garnizonlarında 6 yıl, C garnizonlarında 5 yıl olduğu, hizmetin özeliğine göre garnizonlardaki bu sürelerin (e) fıkrasındaki bağlayıcı sebepler (atamayı zorunlu kılan sebepler) mevcut değilse, aynı statüye bağlı diğer subay ve astsubayları mutazarrır etmemek kaydı ile uzatılabileceği (m. 46/a); atamayı zorunlu kılan sebep bulunmadıkça garnizon arasında bu müddetlerin tamamlanmasından evvel atanma yapılamayacağı (m. 46/e); subay ve astsubayların ikinci bölgedeki garnizonu veya her iki bölgede iken bulundukları garnizon statüsü (derecesi) değiştiği hallerde, atanmalarının, değişmeden evvelki garnizonda kaldıktan süre, kalınması icab eden sürenin 2/3 veya daha fazla ise evvelki garnizon, aksi takdirde (daha az ise) yeni garnizon hizmet süresine göre hesaplanarak Yapılacağı (m. 46/f); 38 nci maddeye göre KKK. lığı mensubu Subay ve astsubaylardan istekli olanların 1 nci bölge (A) garnizonu hariç, bölgelerin bütün garnizonlarında belirtilen sürelerden fazla kalabilecekleri, ancak bunun maddede öngörülen koşulların (aynı atama yılı için personellin bulunduğu garnizona, muvazenede öngörülen miktarı karşılayacak kadar istekli personelin bulunmaması ve sayılan diğer koşullar) gerçekleşmesine bağlı bulunduğu (m. 54); personelin bir garnizondaki hizmet süresini bitirmeden atanına durumuna düşmemesi ve asgari derecede yer değiştirmesi için, atanmaların bir kaç yıl sonraki durumu hesap edilerek yapılacağı (m. 5) belirtilmektedir.
Bölgeler ve Bölgelerdeki Garnizon Dereceleri için Müşterek Yönergedeki düzenlemeye göre davacının İstanbul'da görev yaptığı AKPINAR garnizonunun C garnizonu, SAMANDIRA garnizonunun B garnizonu, 1 nci Or. Kb. (İSTANBUL)' un ise A garnizonu olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı Milli Savunma Bakanlığının savunmasında dava konusu atama işlemi Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin yukarıda belirtilen 46/f maddesi hükmüne dayandırılarak davacının bu madde gereğince B garnizonunun hizmet süresine tabi olduğu ve bu süreyi fazlasıyla tamamladığı ileri sürülmüşse de olayda bu hükmün uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira olayda birinci bölge içi atama işlemi söz konusu olup yönetmeliğin 46/f maddesinde ise ikinci bölge içinde garnizonlar arası atanma durumunda da her iki bölgede iken bulunulan garnizonun statüsü (derecesi) nin değişmesi durumunda (sözgelimi garnizonun derecesinin C iken B olarak değiştirilmesi) bölgedeki hizmet süresinin hangi garnizonun kalış süresine göre tamamlatılacağı gösterilmiştir. Olayda garnizon derecesi değişikliği de söz konusu olmadığından davacının B garnizonunun hizmet süresine tabi olduğu sonucuna varılamaz.
Kanıtlanan olgulara ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye göre davacının İSTANBUL' da A garnizonundaki 8 yıllık hizmet süresini tamamlamadan atandığı bir gerçek ise de aynı belediye sınırları içinde B ve C garnizonlarında geçen görev süreleri İstanbul dışında geçmiş gibi kabul edilerek İstanbul' da kesintisiz olarak 9 yıla yakın görev yapmış olduğu gerçeğinin gözardı edilmesi, konuyla ilgili yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı gibi, bir anakent (metropol) olan İstanbul'un gerçeklikteki (realite) durumunun da gözardı edilmesi anlamına gelecektir.
Gerçekten yukarıda açıklanan hükümlerden anlaşılacağı üzere konuyla ilgili yasal düzenlemede, bölge ve garnizonların iklim, ulaşım, kültür, sağlık ve benzeri koşulları, yararlanılabilecek olanakları ve katlanılacak yoksunlukları göz önüne alınarak personelin sıra ile bu bölge ve garnizonlara atanmaları öngörüldüğü gibi buralardaki hizmetleri belirli sürelere bağlanmış ve zorunlu nedenler olmadıkça bu süreler bitmeden atama yapılamayacağı hükmü getirilmiş ve böylece olanaklardan yararlanmada ve yoksunluklarda katlanmada eşitliğin sağlanması amaçlanmış, başka bir deyişle külfet ve nimetler karşısında eşitlik ilkesi gözetilmiştir. öte yandan, garnizonlarda kalan sürelerinin personelin istekli olması halinde uzatılması A garnizonu için kabul edilmemiş, diğer garnizonlar için ise birçok koşulun gerçekleşmesi bir yana, hakkaniyet ve eşitlik ilkesinin gözetildiğini gösteren aynı atama yılı için personelin bulunduğu garnizona, muvazenede öngörülen miktarı karşılayacak kadar istekli personelin bulunmaması koşulunun da gerçekleşmiş olmasına bağlanmıştır. Sürelerin hizmet zorunluluğu nedeniyle uzatılması da aynı statüye bağlı diğer subay ve astsubayları mutazarrır etmemek koşuluna bağlanarak yine hakkaniyet ve eşitlik ilkesi gözetilmiştir.
Görüldüğü gibi yasal düzenlemede zorunlu nedenler olmadıkça garnizondaki hizmet süresi tamamlanmadan atama yapılamayacağı kuralı alınarak Malatya Garnizonunda sınıfı görevine; uygun idari bir kadroya atanmasında, takdir hakkının sübjektif kullanıldığı söylenemez.
Davacı 26.5.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır Askeri Hastahanesinde Fizik Tedavi Uzmanı olarak görevli iken asılsız bir iftira sonucu 22.10.1993 tarihinde tutuklandığını, bir süre sonra suçsuz bulunarak 6.1.1994 tarihinde tahliye edildiğini, bu olay nedeniyle tayin istediğini, 1994 yılı genel atamalarında ERZURUM Mareşal Çakmak Askeri Hastahanesi Fizik Tedavi Uzmanlığına tayin olduğunu, temdit dilekçesi verdiğini, ancak 1995 yılı genel atamalarında ortada hiçbir sebep yokken MALATYA 2. Ordu Kh. ve Kh. Grp. Kh. Sağ. ve Vet. ş. Müd. V. liğine atandırıldığını, bu atama işleminin hukuka aykırı olduğunu, evvelki safahatının nazarı itibara alınmayarak yönetmeliğin 13 ncü maddesine aykırı atama yapıldığını, adli yargının vermediği bir cezayı, davalı idarenin atama yoluyla yapmasının hukuka aykırı olduğunu, meslek ve ihtisasına ilgili olmayan ve tamamen idari bir görev olan Sağ. ve Vet. Ş. Md. V. ne. atamanın yapıldığını, atama işleminin amaç yönünden de hukuka uygun olmadığım, belirterek sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olan MALATYA' ya atanması işleminin iptaline ve öncelikle rütbenin durdurulmasına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Dava dosyası ile davalı idarece gönderilen belgelerin incelenmesi sonucu: Davacının Fizik Tedavi dalında uzmanlık eğitimini tamamlamasını müteakip 31.10.1990 tarihinde DİYARBAKIR garnizonuna atandırıldığı ve 4.3.1991 tarihinde 7. Kor. 600 Yt. As. Hst. Bştbp. liğinde Fizik Tedavi Uzmanı olarak göreve başladığı, burada görevini sürdürmekte iken rüşvet almak suçundan 22.10.1993 tarihinde tutuklandığı bir süre tutuklu kaldıktan sonra 6.1.1994 tarihinde tahliye edildiği, bilahare davacının istemi ve bağlı olduğu 2. Ordu K. lığının teklifi üzerine NİSAN 1994 tarihinde ERZURUM 9. Kor. 600 Yt. M. Çakmak As. Hst. Fizik Tedavi Uzmanlığına atandığı, 1996 yılında davacının temdit isteminin uygun görülmemesi ve 2 nci bölge hizmetini tamamlamış olması nedeniyle 1995 yılı genel atamalarında MALATYA 2. Or. Kh. ve Kh. Gr. Kh. Sağ. ve Vet. ş. Md. V.liğine atandığı, davacının bu son atama işleminin hukuka aykırı olduğundan bahisle süresinde işlemin iptali istemiyle dava açtığı belirlenmiştir.
Konuya ilişkin hukuki düzenleme şöyledir. 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 118 nci maddesinde TSK.'nde görevli subay ve astsubayların atanmalarında dikkate alınacak hususlar sayılmış olup şöyle sıralanmıştır: ... a) Meslek programları, meslek için eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, b) Sağılık durumu, c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler, d) İstekli bulunduğu yerler... Aynı kanunun 119' ncu maddesinde ise bölge ve garnizonların tespiti, kalma süreleri, dikkate alınacak sair hususların çıkarılacak yönetmelikte gösterileceği belirtilmiştir. Bu maddeye istinaden çıkartılan TSK.ne Mensup Subay ve Astsubayların Atanma ve Yer Değiştirmeleri Hakkındaki Yönetmelikin 3 ncü maddesinde, subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmelerinin hizmetin aksatılmadan yürütülmesine bağlı olarak belirtilen esaslar dahilinde sıra ile yapılacağı, bu esasların a. meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, b. Kıta hizmeti zorunluluğu, c. Terfi durumu, d. Sınıf ve ihtisasları, e. Kendisinin, eşinin ve çocuklarının hayati önemi haiz sağlam durumları, f. İdari, asayiş ve zaruri sebepler, g. Atanma istek kartlarında belirtikleri yerler olduğu açıklanmıştır. Bu yönetmeliğin 12/g maddesinde, idari, asayiş, vesair zaruri sebeplerle subay ve astsubayların bulundukları bölge ve garnizonlarda hizmet sürelerini tamamlamadan başka bir garnizona atanabilecekleri belirtilmiştir.
Bu hukuki düzenlemelerden anlaşıldığı gibi, TSK.'ne mensup subay ve astsubayların atamaları 926 sayılı kanunun 118 ve 119 ncu maddeleriyle Yönetmelikte belirtilen hükümler doğrultusunda yapılmaktadır. Atamaların hizmetin aksamadan yürütülmesi esasına bağlı olarak tespit edilen bölge ve garnizonlara sıra ile yapılması hukuki düzenlemelerde öngörülmüştür. İdare, bu esaslar dahilinde atama yaparken takdir hakkını da kullanmaktadır. Takdir hakkının kamu yararına ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması hiç şüphesiz zaruri bulunmaktadır. Bu düşüncenin aksine, bir uygulamanın mevcut olması halinde işlemin hukuka aykırılığından Söz edilebilecektir. Öte yandan takdir hakkını ortadan kaldıracak ya da yerinde denetimi olacak şekilde bir idari yargı denetiminin yapılamayacağına ilişkin hukuki düzenleme gözden uzak tutulmamalıdır.
Davacı, DİYARBAKIR garnizonunda görevli iken karışmış olduğu bir suç nedeniyle kendi isteği ve üst komutanlarının uygun görmesi üzerine ERZURUM' a atanmıştır. ERZURUM' da görevli iken temdit isteğinde bulunmuş, bu istemi ise sıralı sicil üstleri ve ERK. lığınca uygun bulunmadığından kabul edilmemiştir. Dolayısıyla, davacı 1995 genel atama döneminde atama planlamasına dahil edilmiştir. Davacının, temdit isteminin kabul edilmemesine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar dava konusu dışında kaldığından nazarı itibara alınmamıştır. Davacı tarafından iptali istenilen işlem, davacının 1995 yılında MALATYA' ya atanmasına dair olan işlemdir.
Gerek dava dosyasının gerekse davalı idarece gönderilen belgelerin incelenmesinden anlaşıldığı üzere; davacının karışmış olduğu suçun mahiyeti, meslek Safahatı ve amirlerince belirtilen kanaatler dikkate alındığında, idarece davacının ERZURUM 9. Kor. 600 Yt. M. ÇAKMAK As. Hst. Fizik tedavi Uzmanlığından 2. Or. Kh. ve Kh. Gr. Kh. Sağ. ve Vet. ş. Md. V. liğine atanması işleminde takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gerekleri nazara alınarak tesis edildiği ortaya çıkmaktadır. Davacının, dava dilekçesinde iddialarına dayanak olarak ileri sürdüğü Yönetmelik maddeleri kendi hakkında tesis edilen işlemin direkt ilgili değildir. Keza yapılan işlemde, Atama Yönetmeliğinin 45 nci maddesine aykırı bir halde bulunmamaktadır. Makul bir biçimde ortaya konan idari sebeplerle, davacının MALATYA 2 nci Or. Kh. ve Kh. Gr. Kh. Sağ. ve Vet. ş. Md. V.liğine atanması işleminde unsurları itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy