(926 S. K. m. 14, Ek Geç. m. 54) (1602 S. K. m. 21, 42) (211 S. K. m. 25)
Davacı 16.6.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 926 sayılı Kanuna 1989 yılında eklenen Ek Geçici 54 ncü maddesi hükmünden yararlanması gerekirken Hv. K. K.lığının 28.3.1995 tarihli cevabında kapsam dışı olduğunun ifade edildiğini, davalı idarenin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, keza öğrenim farkının maaş sistemiyle bağdaştırılmasının konu ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, aynı öğrenim sürelerine tabi olmasına karşın 926 sayılı yasanın 14 ncü maddesinin gerekçe gösterilen 1978 Harp Okulu çıkışlı subayların 5 yıl rütbe bekleme süresine tabi tutulurken kendisinin 6 yıllık bekleme süresine tabi tutulmasının Anayasa'nın eşitlik ülkesi ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını, idari işlemin sebep ve amaç unsurları itibariyle hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesi sonucu: Davacının astsubay iken dört yıllık yüksek öğrenimi (tamamlaması üzerine 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 14 ve 35/f maddeleri gereğince 31.12.1975 tarihinden geçerli olarak Hv. Müh. Tğm. naspedildiği, ayrıca aynı Kanunun 137/c maddesi gereğince maaş, derece ve kademesinin EK-VIII sayılı cetvelin 9 ncü derece, birinci kademesinden 5 nci derece 1 nci kademeye getirildiği, 926 sayılı yasaya 7.12.1989 tarih ve 3593 sayılı Kanun ile eklenen Ek Geçici 54 ncü madde hükmünün adalet ve eşitlik prensibini bozduğu iddiasıyla davacının 17.2.1995 tarihli dilekçesiyle başvuruda bulunarak 926 sayılı TSK. Personel Kanununda gerekli değişikliğin yapılmasının sağlanması isteminde bulunduğu, bu isteme karşılık olarak Hv. K. K.lığının 28.3.1995 tarih, PER.: 4123-79-95/PJ. Yut. (Ynt. Ş.) sayılı yazısının davacıya tebliğ edildiği ve 926 sayılı Kanunda değişiklik teklifi yapılmasına gerek olmadığı nın açıklandığı, bunun üzerine davacının bu olumsuz cevabın iptali ve Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla dava açtığı belirlenmiştir.
Bilindiği üzere; iptal davasına konu teşkil edebilecek olan bir idari işlemin, kesin ve yürütülebilir, kişilerin menfaatlerini ihlal eden nitelikte bir idari işlem olması zorunludur. 1602 sayılı AYİM. Kanunun 42 nci maddesinde, iptal davalarının hakları ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla açılabileceği vurgulanmakta, aynı Kanunun 21 nci maddesinde ise; tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarında idari yargı denetimi yapılacağı açıklanmaktadır.
Davacının (6) yıllık binbaşılık rütbe bekleme süresine tabi tutulması 926 sayılı TSK. Personel Kanununun Ek Geçici 54 ncü maddesinin amir hükmünden kaynaklanmakta ve davacı da bunu bilmektedir Nitekim, davacının davalı idareye başvurusu bu konuda bir idari işlem tesisine yada ihtiyari başvuruya ilişkin olmayıp bir eşitsizlik yarattığını değerlendirdiği bu durumun giderilebilmesi için 926 sayılı TSK. Personel Kanununda gerekli değişikliğin yapılmasına ilişkin bulunmaktadır. Davalı idarenin (Hv. Kuv. K.lığının) bu istem karşısında davacıya verdiği cevap, davacının hukuki himayeye mazhar, korunmaya değer, güncel bir menfaatini ihlal etmemiştir. Üstelik ilgili Kuvvetin 28.3.1995 tarihli cevabı, 926 sayılı TSK. Personel Kanununda değişiklik yapılmasına gerek bulunmadığı yolunda olup bu niteliğiyle davacıya bilgi veren ve salt iç Hizmet Kanununun 25 nci maddesine göre yazılmış bir yazıdır. Dolayısıyla, idari yargı denetimine tabi tutulabilecek kesin ve doğrudan yürütülebilir nitelikte bir idari işlem mevcut değildir. Bu nedenle de, davanın esasına girilmesini önleyen bir hal mevcuttur. Anayasa'ya aykırılık iddiası ise; davanın bu niteliği itibariyle ciddi bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; ortada iptal davasına konu edilebilecek nitelikte bir idari işlem olmadığından inceleme kabiliyeti bulun mayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy