(205 S. K. m. 26)
Dava: Davacı vekili 3.10.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin rahatsızlığı dolayısıyla TSK. de görev yapamaz raporu verilmesinden sonra tam ve daimi maluliyet yardımı talep ettiğini, talebinin reddedildiğini, red kararının ek rapora dayandırıldığını, müvekkilinin hastalığının tedavisinin bütünüyle mümkün olmadığının tartışmasız olduğunu, Askeri Hastahane tarafından verilen rapor ve 205 sayılı kamunun 26/a maddesi bu kadar açıkken OYAK Gn. Md. lüğünün kararının isabetsiz 'bulunduğunu belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre; Davacı ................ Bursa Osman gazi Askerlik Şubesi Başkanlığında sivil memur olarak görevli olup rahatsızlığı nedeniyle sevk edildiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastahanesinin 24.6.1993 tarih ve 1415 sayılı raporunda Sol DRÇ sekeli + dova valva teşhisi konularak D/59 TSK. de görev yapamaz kararı verilmiştir. Davacı bu rapor üzerine Adi malûl olarak emekliye ayrılmıştır. Davacının OYAK daimi üyesi olması nedeniyle kurumdan tam ve daimi maluliyet yardımı isteminde bulunması üzerine, davalı kurumca ilgili hastahaneden ek rapor istenmiştir. Anılan hastahanenin 15.7.1994 tarih ve 40 nolu ek raporunda aynen l Hastalığının tedavisinin bütünüyle mümkün olmadığını, 2 Hastanın fikren çalışabilir durumda olduğunu, bedenen çalışma gücünü % 27 oranında kaybettiğini bildirir rapordur denilmektedir.
Konuya ilişkin 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurum. Kanununun 26/a maddesinde a) Tam ve daimi malûllük, üyelerden herhangi biri ister vazife dahili ister vazife harici olsum herhangi bir kaza, hastalık ve sakatlık neticesinde bir işle meşgul olmak imkanından: kati surette mahrum kaldığı heyeti asliye raporu ile tebeyyün ettiği takdirde tam ve daimi malûl addedilir denmek suretiyle bu halin tanımı yapılmıştır.
İlgili Hastahanece düzenlenen ve Silahlı Kuvvetlerden ayırmaya esas alınan raporda, ilgilinin Silahlı Kuvvetlerde görev yapıp yapamayacağı TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği esaslarına göre tespit edilmekte, OYAK tam ve daimi maluliyet halinin tespitinde ise; ilgilide bulunan arızanın bu maluliyet yardımını gerekli kılacak nitelikte olup olmadığı belirlenmektedir. Ve bu iki durum için aranan koşullarda farklıdır. Bir kimsede meydana gelen arıza Silahlı Kuvvetlerde görev yapmasına engel teşkil ettiği halde, dışarıda başka bir işte çalışmasına engel teşkil etmeyebilir. Kanun koyucu tam ve daimi maluliyet durumunu vücut çalışma görevi bakımından ölüm derecesinde ağır kabul ederek tam ve daimi malûl sayılma için hastalık ya da arızanın vücuttaki tahribatının son derece ağır olmasını ve dolayısıyla üyenin dışarıda herhangi bir işle uğraşarak kazanç sağlama imkanından mahrum kalmasını aramaktadır.
Davacı hakkında davalı kurumun talebiyle düzenlenen ek raporda; fikren çalışabilir durumda olduğu, bedenen çalışma gücünün % 27 oranında kaybedildiği belirtilmektedir. Bu şekilde belirtilen arızanın ise; kanunun aradığı anlamda tam ve daimi maluliyet yardımı yapılması mümkün kılan bir arıza olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır, incelenen dosya kapsamına göre; davalı kurumca tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy