(2946 S. K. m. 4, 7) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 5, 20, 33)
Davacı, 21 Temmuz 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 16.9.1992 tarihinde görev tahsisli olarak kamu konutuna girdiğini, bu konuttan sıra tahsisli olarak faydalanma ihtimalini doğuracak bir göreve atanması nedeniyle ve 28.6.1995 tarihinde görevi ile ilişiğinin kesilmesi üzerine idarece 18 Temmuz 1995 günlü lojman önerisi işlemine tabi tutulduğunu, bu önerinin erken yapılarak hakkında konut yönergesinin 21 ve 25 nci maddesinin uygulanmadığını bu durumda hukuka ve mevzuata aykırı bulunan işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacının dilekçesinden özetle 16.9.1992 tarihinde görev tahsisli olarak kamu konutuna girdiği, bu görevinden konuttan sıra tahsisli olarak faydalanmayı gerektiren bir göreve atanması nedeniyle, 28.6.1995 tarihinde ilişiğinin kesildiği, TSK. Konut Yönergesinin 21 nci maddesi gereğince eski görevinden ayrıldıktan iki ay sonraki konut sıralama ve dağıtımına dahil edilmesi gerekirken 18 Temmuz 1995 günlü lojman önerisi işlemine tabi tutulduğu ve kendisine Konut Yönergesinin 25 nci maddesinin uygulanması gerektiği belirtilerek anılan işlemin iptali istemin de bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 4 ncü maddesinin 1 nci fıkrası; Özel görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabilir hükmünü amir bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 7 nci maddesinin (a) bendinde; Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlara; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar hükmü yer almaktadır.
Kamu Konutları Yönetmeliğinin 5/b ve 20 nci maddesinin 1 nci fıkrası ve 33 ncü maddesinin 1 nci fıkrasının (a) bendinde de Kanuna paralel düzenlemeler yapılmıştır.
1993 Basımlı TSK. Konut Yönergesinin 21 nci maddesinin 3 ncü fıkrasına göre; Görevi gereği doğrudan hizmet veya görev tahsisli konut tahsis edilenler aynı garnizon içerisinde bu görevlerinden ayrıldıkları takdirde, ayrılış tarihinden itibaren iki ay sonunda sıra tahsisli konut için müracaat ederler. Bu personele 25 nci madde hükümleri uygulanır.
Atıfta bulunulan 25 nci maddede de konutta oturma süresini dolduran personelin, konuttan çıkarılmadan ön puanlamaya tabi tutulacağı puan sıralamasında personelin puanının öneri tarihi itibariyle boş ve boşalması gereken konut sayısının içerisinde kalması halinde bu personele oturduğu konutun öneriye çıkarılmadan yeniden 5 yıllığına tahsis edileceği, ön puanlamada puanı yeterli olmayan personelin konutu dahil olmak üzere kalan konutların öneriye çıkarılacağı, puanı yeterli olmadığı için konut tahsis edilemeyen personel ile kendisine oturduğu konuttan başka bir konut tahsis edilen personelin tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde konutu tahliye edeceği hükme bağlanmıştır.
Yine 1903 basımlı TSK. Konut Yönergesinin 30 ncü maddesinde de Kanun ve Yönetmelikte olduğu gibi, görev tahsisli konutlarda oturanların tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutu boşaltmaları gerektiği belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere 2946 sayılı kanun, Kamu Konutları Yönetmeliği ve TSK. Konut Yönergesine göre görev tahsisli konutlarda oturma süresi tahsise esas olan görevin devam ettiği süre ile sınırlıdır ve tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutun boşaltılması gerekmektedir.
TSK. Konut Yönergesinin 21 ve 25 nci maddeleri gereğince de görev tahsisli konutlarda oturan personelin, aynı garnizon içinde tahsise esas görevlerinden ayrılmaları halinde ayrılış tarihinden itibaren iki ay için de sıra tahsisli konut için yapacağı müracaata göre yeniden puanlamaya tabi tutularak, puanı konutta oturmaya yeterli olduğu takdirde aynı konutta sıra tahsisli olarak 5 yıl daha oturmaya hak kazanmakta, puanı yetmediği takdirde, konutu öneriye çıkarılmakta kendisine de boş lojmanlar önerilmektedir.
Ara kararına verilen yanıttan davacının 18.7.1095 tarihi itibariyle puanının 94 olduğu, 23 Ağustos 1995 tarihinde tahsis edilen lojmanlardan en düşük puanla tahsisin 89, 26 Temmuz 1995 tarihi itibariyle ise 87 olduğu açıkça belirtilmiştir.
Davacı yeni görev yerine katılmak üzere 26.8.1995 tarihinde eski görev yerinden ilişiğini kestiğine göre bu tarihten itibaren aradan iki aylık sürenin geçmesi gerekecektir.
28.6.1995 tarihinden itibaren iki aylık sürenin dolduğu 28 Ağustos 1995 tarihine kadar iki aylık süre içerisinde boşalan ve boşalması gereken lojmanların davacıya önerilmesi, önerilen lojmanlardan birisine davacının girebilecek konumda olması durumunda, oturmakta olduğu davaya konu konutta, TSK. Konut Yönergesinin 25 nci maddesi uyarınca oturmaya devam edecek biçimde işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Bu cümleden olarak 28.6.1995 ile 28 Ağustos 1995 tarihleri arasında boşalan ve boşalması gereken lojmanlar ile bunların tahsisine ilişkin öneri ve tahsis çizelgelerinin gönderilmesi ara kararı ile istenilmiş, davalı idarece ara kararına verilen cevap incelenmiş, davacının 94 olan puanı itibariyle gerek 18.7.1995, gerekse 23 Ağustos 1995 tarihinde önerilen bu lojmanlardan birine girebilecek konumda olduğundan Konut Yönergesinin 25 nci maddesi uyarınca davacının oturmakta olduğu lojmanda oturmaya devam etmesine yönelik işlem tesis edilmesi gerekirken, aksine, lojmandan çıkarılmasına ilişkin davalı idarece tesis olunan işlem hukuka ve mevzuata aykırı bulunmaktadır.
Kaldı ki, görev tahsisli konumdan çıkan davacıya bu konumdan çıkmasını takiben ön puanlama ve sıra tahsisli olarak önerilen lojmanların en düşük puan olarak 89 puanla tahsis edilmiş olduğu dikkate alındığında bu dönemde 94 puanı bulunan davacıya Konut Yönergesinin 25 nci maddesi uyarınca oturmakta olduğu ve dava konusu konutun yeniden tahsis edilmesi gerekirdi.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Konut Yönergesinin 25 nci maddesi uyarınca davacının oturmakta olduğu dava konusu konutta 5 (beş) yıl daha oturmaya devam etmesini sağlayacak biçimde bu konutun kendisine yeniden tahsisi doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerekirken, aksine anılan konutu tahliye etmesi doğrultusunda tesis olunan işlem hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE.
KARŞIOY YAZISI
TSK. Konut Yönergesinin 25 nci maddesinde öngörülen ön puanlama sisteminden yararlanabilmek için 5 yıllık oturma süresi sona eren ancak, konutu henüz boşaltmamış personelin de dahil edilmesi ile puan esasına göre konut bekleyenlerin sıralanmasının yapılması sonucu, ilgilinin ayrıca sıralanacak boş ve boşalacak konutlardan birine girebilecek yerde olması zorunludur. Boş ve boşalacak konutların ön puanlama sürecinin tamamlanmasından sonraki ilk öneri tarihi esas alınarak saptanacağı hususu da yine madde metninden anlaşılmaktadır.
Beş yıllık oturma süresinin sona ermesi hali dışında örneğin görev tahsisli statüsünün sona ermesi (Md. 21) nedenine dayalı ön puanlama sisteminde de aynı ilkelerin geçerliliği tartışmasızdır.
Davacı, görev tahsisli statüsünün sona erdiği evrede henüz konutta oturuyorken yapılan ön puanlamaya dahil edilmiştir. Ancak, puan esasına göre konut bekleyen personel arasındaki yeri itibariyle daha sonra öneriye çıkartılacak (öneri tarihinde boş ve boşalacak) konutlardan birine girme olanağının bulunmadığı saptanmıştır. Ön puanlama sonucunun böyle gerçekleştiğine ilişkin davalı idarenin tespitine ve bu bağlamdaki savunmasına davacının bir itirazı yoktur.
Öte yandan, ön puanlama sisteminin işlerliğe kavuşturulması için hak sahibi olmayanların puan esasına göre saptanan sıralamaya dahil edildiği veya daha düşük puanlıların sıralamada kendisinden önce yer aldıkları ya da boş ve boşalacak konut sayısı daha fazla iken gizlendiği yolunda davacı tarafından ileri sürülen bir iddia da varit değildir. Bu konularda ayrıca araştırmayı gerekli kılan kuşku uyandırıcı bir emare de görülmemiştir.
Bundan başka ön puanlama yöntemiyle davacıdan daha düşük puanlı birine oturduğu konutun yeniden tahsisi de sözkonusu değildir. Bu konu da soyut bir iddia da keza yoktur. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğin de davalı idarenin ön puanlama mekanizmasını işletme yöntem ve ilkelerinde hukuka ve mevzuata aykırı bir durum görülmemektedir.
Çünkü, ön puanlama, sonucu personele Oturmakta Olduğu konutun İkinci Kez Tahsis ile, puanı ön puanlamada yeterli olmadığı için sonradan yapılan öneride Bir Başka Konutun tahsisi tamamen farklı bir uygulamadır ve farklı kurallara tabiidir. Şöyle ki; ön puanlama aşamasında henüz bir öneri yapılmış değildir boş ve boşalacak konutlar öneriye çıkartılmamıştır. Buna bağlı olarak öneriye muhatap personelden kimlerin nasıl tercih yapacağı, hatta tercih yapıp yapmayacağı belir sizdir, işte bu nedenle idare bu aşamada konut müracaatı olan her personeli puanına göre ve konut tercihi yapacağını kabul ederek sıralamaya almak zorundadır. Zira tercih hakkını kimlerin nasıl kullanacağı veya kullanmayacağı hususu, ancak öneri aşaması tamamlandıktan sonra aydınlığa kavuşacaktır, idarenin ön puanlama aşamasındaki bu belirsizlik içinde ve varsayımlarla değil kesin bulgu ve sonuçlarla işlem yapma olanağı ve zorunluluğu vardır. Zira, statü hukuku tesadüflere göre işlem yapmaya izin vermez. Ön puanlama ile yapılan tahsiste ayırıcı nitelik, tahsisi söz konusu konutun Öneriye Çıkartılmadan tahsisinin yapılması ön puanlama sürecinin tamamlanmasından sonraki öneriye çıkarılacak konutlara bu konutun dahil edilmemesi, oturduğu konut ikinci kez tahsis edilen personele de tabii olarak sıra tahsisli olarak öneri götürülmemesidir.
Bu sisteme göre sıra tahsisli olarak konut tahsisi için yeterli olan konut puanının ön puanlama evresi için ölçü olamıyacağı açıktır. Daha açık bir deyimle, öneri aşamasında puan esasına göre konut tahsis edilebilen personelin ön puanlamadan öncelikle yararlandırılması sözkonusu değildir. Esasen ön puanlamada puanı yeterli olmadığı için konut tahsis edilemeyen personel ile Kendisine Oturduğu Konuttan Başka Bir Konut Tahsis Edilen Personelin Konutu Tahliye Edeceği hükmünü getiren TSK Konut Yönergesinin 25 nci maddesinin birinci bendinin başka bir yoruma olanak tanımayacak kadar açık olduğu da bir gerçektir.
Davacıdan dana düşük puan taşıyanlara tahsis yapıldığını söyleyebilmek için bu tahsisin ön puanlama aşamasında yapılmış olması, daha açık bir deyimle ön puanlama sırasında davacıdan daha az puanı olan personele Oturduğu Konutun Öneriye Çıkartılmadan Yeniden Tahsis Edilmiş Olması veya sıra tahsisli olarak öneri sırasında tercih ettiği konutun düşük puanlı personele tahsis edilmiş olması gerekir Bu hususta ön puanlama ile tahsis aşaması ve sıra tahsisli olarak puan esasına göre öneri aşamasındaki işlemleri birbirine karıştırmamak, birindeki konutun öneriye çıkartılmadan tahsisindeki yapısal farklılığı gözönünde bulundurmak zorunludur.
Yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının puanının hesabında,
Ön puanlama için yapılan sıralamada,
Sıra tahsisli olarak konut tahsisi için yapılan öneri ve bu aşamadaki sıralamada mevzuata ve hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ve davanın reddine karar verilmesinin gerektiği kanaatine vardığımızdan aksi görüşle verilen davanın kabulü ve işlemin iptali kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy