(3269 S. K. m. 5, 12, 16, 19)
Davacı vekili 4.8.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 28.8.1992 tarihinde iki yıllık sözleşme ile 20. Zrh. Tuğ. K. lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başladığını, 1993 yılında sözleşmesinin feshedildiğini, açtığı dava üzerine AYİM. Birinci Dairesinin 25.1.1994 tarih ve 1993/937 esas ve 1994/169 karar sayılı kararı ile uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi işleminin iptal edildiğini, bunun üzerine davacının 18.5.1994 tarihinde yeniden beş yıllık sözleşme yaparak 25. Mknz. Tuğ. K. lığı emrinde göreve başladığını, uzman erbaşlığa nasbinin ilk sözleşme tarihi olan 28.8.1992 tarihine götürülmesi için 25.5.1995 tarihinde Bl. K. lığına dilekçe ile başvurduğunu, bu başvurusuna herhangi bir cevap verilmediğini, sözleşmesinin feshi ve iptal kararından sonra göreve dönüş tarihleri arasında bir süre görevden ayrı kalmış ise de bu durumun tamamen davacının iradesi dışında idarenin hukuka aykırı fesih işleminden kaynaklandığını ileri sürerek davacının uzman erbaşlık nasıp tarihinin 28.8.1992 olarak kabul edilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden; davacının 28.8.1992 tarihinde yapılan iki yıllık sözleşme ile 20. Zrh. Tuğ. K. lığı emrinde uzman erbaş olarak göreve başladığı, 28 Temmuz 1993 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği, açtığı iptal davasında AYİM. Birinci Dairesinin 25.11.1994 tarih ve 1993/137 esas ve 1994/169 karar sayılı kararı ile uzman erbaşlık sözleşmesinin feshi işleminin sebep ve amaç öğeleri bakımından hukuka aykırı görülerek iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacının 18 Mayıs 1994 tarihinde yeniden beş yıllık sözleşme yaparak 25 nci Mknz. Tuğ. K. lığı emrinde göreve başladığı anlaşılmaktadır.
Uzman erbaşlık statüsüne giriş biçim ve koşulları ile bu statünün sona erme biçimi ve nedenleri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile bu kanunun 19 ncu maddesi gereğince çıkarılmış olan Uzman Erbaş Yönetmeliğinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. 3269 Sayılı Kanunda konuyla ilgili olarak: Uzman erbaşlar 2 yıl süre ile sözleşme yaparak göreve başlarlar ve T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan; istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri 1 yıldan az, 5 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir. (m. 5), Uzman erbaşlara, göreve başlamış olmak kaydıyla sözleşmenin onaylandığı tarihten geçerli olarak, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunundaki uzman jandarma çavuşlara ait aylık gösterge tablosu üzerinden aylık verilir. (m. 16), Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk iki aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri fesh edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız olanlarla kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. (m. 12), ...disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerle sonradan Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun görülmeyenlerin sözleşmeleri feshedilir... (m. 16/4) hükümleri yer almaktadır.
Belirtilen bu yasal düzenlemeye göre, uzman erbaşlar sözleşme yaparak göreve başladıkları tarihten itibaren uzman erbaşlık statüsüne girmiş olmakta ve bu statüleri kural olarak sözleşme süresi sonuna kadar devam etmektedir. Kanun ve yönetmelikte belirtilen nedenlerden biriyle sözleşme feshedildiğinde ise uzman erbaşlık statüsü sözleşme süresi dolmadan önce de sona erebilmektedir.
Bu açıklamalara ve kanıtlanan olgulara göre davacı ilk defa 28 Ağustos 1992 tarihinde sözleşme yaparak uzman erbaş olarak göreve başladığı için 28 Ağustos 1992 tarihinden itibaren uzman erbaşlık statüsüne girmiş olmaktadır. Sonradan 28 Temmuz 1993 tarihinde sözleşmesi feshedilerek uzman erbaşlık statüsünden çıkarılmış ise de dayanağı olan olumsuz sicil hukuka aykırı görüldüğü için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 25.1.1994 tarih ve 1993/937 esas ve 1994/169 karar sayılı kararı ile fesih işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bu iptal kararı davacıyı eski hukuksal durumuna, yani iptal edilen fesih işleminden önceki hukuksal durumu olan uzman erbaşlık statüsüne döndürmüş olmaktadır. Çünkü idare Hukuku biliminde ve yargı kararlarında kabul edildiği üzere, iptal edilen işlemdeki hukuka aykırılık, bu aykırılığın yargı organınca saptanması anında değil, işlemin yapıldığı anda doğmuş ve onun geçerliliğini etkilemiş olduğu için iptal kararı, idari işlemin yapıldığı andan itibaren geçersiz (hukuksal sonuç doğuramayacak nitelikte) olduğunu saptamakta ve işlemi yapıldığı andan itibaren ortadan kaldırmaktadır. Hukuka aykırı idari işlemin bu şekilde ortadan kalkması ise eski hukuksal durumun canlanması sonucunu doğurmaktadır. Yani iptal edilen idari işlem hiç yapılmamış ve eski hukuksal durum aynen devam etmiş gibi olmaktadır. Buna İdare Hukuku biliminde iptal kararının canlandırma etkisi denilmektedir.
Bu açıklamalara göre, fesih işleminden dolayı fiilen görevden ayrı kalmış olsa bile, fesih işlemi iptal edildiği için davacının sözleşmesi hiç feshedilmemiş ve ara vermeksizin uzman erbaşlık görevine devam etmiş gibi kabul edilmesi gerekmektedir. Davacının görevden ayrı kaldığı süre içinde fiilen hizmetinin olmaması da sonucu değiştirmez. Çünkü bu durum davacının iradesi dışında, hukuka aykırı fesih işleminin sonucu olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle, 23 Ağustos 1992 tarihinde uzman erbaş nasbedilen davacının hukuken ara vermeksizin görevde kaldığını kabul etmek zorunluluğu vardır.
Açıklanan bütün bu nedenlerle, sebep öğesi yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından davacının uzman erbaşlık nasıp tarihinin 28 Ağustos 1992 olarak kabul edilmemesine ilişkin İşlemin İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy