(926 S. K. m. 94) (5434 S. K. m. 39) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 53, 54)
Davacı 24.4.1995 tarihte kayda geçen dava dilekçesinde özetle; sadece ilk görev yerinde ceza aldığını, diğer görev yerlerinde hiç ceza almadığını, askeri isyanda önayak olmak suçlamasının iftira olduğunu, olağanüstü hal bölgesinin görev koşullarında sicil amirlerinin kendisini tanıma olanağına sahip olamadıklarını ve iftira niteliğindeki askeri isyan suçlamasına dayanarak olumsuz sicil verdiklerini ileri sürerek hakkındaki disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyası ile özlük ve sicil dosyasının incelenmesinden, J. Kd. çvş. rütbesiyle Tunceli - Ovacık İlçe Jandarma Komutanlığı bağlısı Garip uşağı J. Krk. K. lığı emrinde görevli olan davacının disiplin bozucu, hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalarına rağmen ıslah olmaması ve hizmetin gerektirdiği şeklinde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi nedeniyle hakkında sıralı sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlendiği ve 926 sayılı T.S.K. Personel Kanununun 94/b, Astsubay Sicil Yönetmenliğinin 53 ncü maddesinin (a) ve (b) fıkraları ve 54 ncü maddesi ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 39/e maddesi gereğince içişleri Bakanlığının 20.2.1995 tarihli kararı ile sicil yoluyla emekliye sevk edildiği, bu kararın 15.3.1995 tarihinde kendisine tebliği üzerine davacının işlemin iptali istemiyle 24.4.1995 tarihinde yasal süresi içerisinde dava açtığı araştırılmıştır.
926 sayılı T.S.K. Personel Kanununun konuyla ilgili 94 ncü maddesinde: Yetersizlik, disiplinsizlik veya ahlaki durumları nedeni ile aşağıda belirtilen esas ve şartlar dahilinde astsubaylar hakkında Sicil Kuvvetlerden ayırma işlemi yapılır denildikten sonra aynı maddenin (b) bendinde ... b) Disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. Bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkında sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman tanım edileceği, nerelere gönderileceği, inceleme ve sonuçlandırma ile gerekli diğer işlemlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı Astsubay Sicil Yönetmenliğinde gösterilir hükmü yer almıştır. Kanunun atıfta bulunduğu Astsubay Sicil Yöneltmeliğinin 53 ve 54 ncü maddelerinde disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işlemlerinin sebep, şekil ve usulleri gösterilmiştir. 53 ncü maddede hangi sebeplerle astsubaylar hakkında emeklilik işlemi yapılacağı sayılmış olup bunlardan ikisi ...a) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması, b) Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi şeklindedir. Aynı maddede, bu sebeplerden en az birisinin ilgili astsubayın son rütbesine ait bir veya birkaç belge ile saptanması gerektiği de belirtilmiştir. 54 ncü maddede ise disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesi düzenlenmesi ve uygulanacak usuller düzenlenmiş olup (a) bendinde disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma sicil belgesinin düzenlenmesinde sürenin söz konusu olmayacağı, her zaman düzenlenebileceği, bu gibi hallerde sicil üstlerinin not vermeyip disiplinsizlik ve ahlaki durumlardan hangisine göre kesin kanaate vardıklarını belirttikten sonra Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaatini yazarak jandarma astsubayları için Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına gönderecekleri, burada kurulmuş bulunan komisyon tarafından sicil belgeleri ile dosya ve diğer belgelerin değerlendirilerek alınarak kararın Jandarma Genel Komutanının onayına sunulacağı ve alınacak onaya göre işlem yapılacağı açıklanmıştır.
Özlük ve Sicil dosyasındaki belgelere göre davacı hakkında yukarıda özetlenen hükümlere uygun olarak sıralı sicil üstlerince Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin başlatıldığı, üç sicil üstünün düzenlediği sicil belgesinde Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir kanaati belirtildikten sonra durumunun Jandarma Genel Komutanlığına iletildiği, burada oluşturulan kurulca davacının durumunun yasa ve yönetmeliklere uygunluk ve belgelerin yeterliği ve geçerliği yönünden incelenerek karara varıldığı anlaşıldığından davacı hakkındaki disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminde yetki, şekil ve usul yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden incelemeye gelince; davacı hakkındaki T.S.K. den ayırma işleminin disiplinsizlik sebebine dayandırıldığı anlaşılmıştır. Konuyla ilgili olarak yukarıda özetlenen yasal incelemeden anlaşılacağı üzere Disiplinsizlik, 926 sayılı T.S.K. Personel Kanununun 94/1b maddesi gereğince astsubaylar hakkında T.S.K. den ayrılma (emeklilik) işlemi yapılmasını gerektiren sebeplerden birisi kabul edilmiştir. Bu sebebin hukuki ve maddi vaka olarak ne zaman gerçekleşmiş sayılacağı ve nasıl saptanacağı konusu ise Astsubay Sicil yönetmenliğinin 53 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre, disiplinsizlik sebebinin gerçekleşmiş sayılabilmesi için ilgili astsubayın: 1) Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz ve cezalara rağmen ıslah olmaması veya 2) Hizmetin gerektirildiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi ve bu durumlardan en az birinin ilgili astsubayın son rütbesine ait bir veya birkaç belge ile saptanmış olması gerekmektedir.
Davacının özlük ve sicil dosyasındaki belgeler bu yönden incelendiğinde 30.8.1991 tarihinde astsubay çavuş nasbe dildiği, başlangıçta hakkındaki sicil ve kanaatlerde bir olumsuzluk bulunmadığı, ancak mesleğinin ikinci yılından itibaren hakkındaki kanaatlerde olumsuz yönde değişme olduğu, problemli takip ve kontrolü gerekir biçiminde kanaat belirtildiği, 1994 yılı sicil notunun da vasat olarak (64) takdir edildiği görülmüştür. Disiplin bozucu davranışları ve almış olduğu uyarı ve cezalar yönünden yapılan incelemede ise: itaatsizlikten dolayı (10.2.1992 günü akşama kadar bölüğe gelmemesi, sebebi sorulduğunda saygısızlık yapması) 3.3.1992 tarihinde 5 gün oda hapsi, izinsiz garnizonu terk etmekten dolayı (2.5.1992 günü birliği izinsiz terk etmesi) 4.5.1992 tarihinde 7 gün dolayı (sabah sporunu yarıda bırakması) 4.5.1992 tarihinde 7 oda hapsi ve amire saygısızlıktan dolayı (2.5.1992 günü spora çıkması emredilmesine rağmen çıkmaması, sebebi sorulduğunda saygısızlık yapılması) Disiplin Mahkemesine 8 gün göz hapsi cezaları ile cezalandırıldığı; son görev yeri olan Tunceli- Ovacık İlçe Jandarma Komutanlığı bağlısı Garip uşağı J. Krk. K. lığında ise soruşturma belgelerine ve 8 nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 22.3.1996 tarih ve 1995/44-126 sayılı iddianamesine göre, 21.8.1994 tarihinde akşam saatlerinde Karakol Komutanı J.Kd. Çvş. ................. nın Astsb. Çvş. ................ 'ın 2 nci timle birlikçe pusu İcra etmek üzere görevlendirmesi, ancak Astsb. Çvş. ................. 'ın 2 nci timle değil de 1 nci timle göreve gideceğini ve emri uymayacağını söylemesi, emrin tekrarlanmasına rağmen uymamakta ısrar etmesi, çıkan tartışmada sinirlenerek karakolun içine girip sağa sola vurup kırması ve daha sonra 1 nci timi alarak emredilen yere pusu; emniyet ve gözetleme görevini icra üzerine gitmesi, saat 23.00 sıralarında Karakol Komutam J. Kd. Çvş. ................. 'nun timi kontrole gitmesi ve kendisiyle görüşmek istediğini söylemesi üzerine Astsb. Çvş. ................. 'ın kapalı mevziden dışarı çıkması ve elindeki silahla havaya doğru ateş edip timde bulunan askerlere Karakol Komutanını göstererek yakalayın diye bağırması, bunun üzerine bazı erlerin Karakol Komutanının üzerine yürüyüp silahını elinden almaları ve kendisini tartaklamaya başlamaları, bu sırada bir erin Karakol Komutanının boynuna dipçikle vurup bayılmasına sebebiyet vermesi biçiminde gerçekleşen olaydan dolayı davacı hakkında askeri isyanda önayak olmak suçundan kamu davası açıldığı, 7.10.1994-23.3.1995 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yargılamasının devam etmekte olduğu disiplin bozucu davranışları terk etmesi konusunda bu olaydan sonra 28.8.1994 tarihinde İlçe Jandarma Komutanı tarafından yazılı olarak uyarladığı anlaşılmıştır.
Davacı askeri isyan suçlamasının iftira olduğunu, böyle bir eylemi bulunmadığını ileri sürmekte ise de, yukarıda açıklanan olaydaki disiplin bozucu davranışlarının yeterli ve geçerli soruşturma belgeleriyle saptanarak hakkında kamu davası açıldığı anlaşıldığından ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yerleşmiş kararlarına göre bu tür durumlarına idari işlem tesisi için yargılama sonucunu beklemeye gerek bulunmadığından ve hatta aşağıda belirtileceği üzere idare ağır disiplinsizlik hallerinde derhal işlem yapmak zorunda olduğundan davacının iddiasını hukuken geçerli saymakla olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Astsubay Sicil Yönetmenliğinin 53 ncü maddesinin uygulanmasını gerektiren disiplin bozucu davranışların ilgili astsubayın son rütbesi dönemine ait olması gerektiği göz önüne alınarak davacının durumu değerlendirildiğinde bütün disiplin bozucu davranışlarının Astsubay çavuş rütbesinde iken gerçekleştiği, 30.8.1994 tarihinde nasbe dildiği son rütbe dönemi olan Kıdemli Çavuşluk döneminde hiçbir disiplinsizliğinin bulunmadığı, buna göre hakkında Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ncü maddesinin uygulanamayacağı biran için düşünülebilir ise de aslında böyle bir yorum maddenin varlık sebebine, konuluş amacına ayıkırı olacağı gibi T.S.K. nin temeli olan Askeri disiplinin de inkarı anlamına gelecektir. Zira 53 ncü maddede söz konusu edilen disiplinsizlikler hafif disiplinsizlik halleridir. Ağır disiplinsizlik hallerinde bunların son rütbe döneminde gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın işlem yapılması gerekmektedir. Nitekim Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin konuyla ilgili kararları da bu yöndedir. Gerçekten AYİM. Daireler Kurulunun bir kararında açıkça belirtildiği üzere Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ncü maddesinin (a) ve (b) bentlerinde, disiplinsiz davranışların tek başına Silahlı Kuvvetlerden ayırmayı gerektirecek derecede olmamasına rağmen devam eden bu davranışların yapılan ikaz ve verilen disiplin cezalarına rağmen kişinin davranışlarında düzelme görülmemesi halinde artık disiplinsizliğin varlığı kabul edilmektedir. Yönetmeliğin bu maddesinde hafif disiplinsiz davranışlarda devamlık, sürekli ikazlara rağmen düzelmeme aramıştır. Ancak ağır disiplinsizlik, yani ıslah için beklemeyi, ikaz ve disiplin cezaları ile yola getirmeyi aşan disiplinsiz davranışları evleviyetle maddenin kapsamı dahilinde kabul etmek gerekir (AYİM. Drl. Krl. 9.1.1976 gün ve E. 75/81, K. 76/4 sayılı kararı). Bu bakımdan Silahlı Kuvvetlerin disiplinini esastan sarsan, itibarını zedeleyen durumlarda idare derhal işlem yapmak zorundadır. (AYİM. Drl. Krl. 22.3.1985 gün ve E. 1985;21, K. 1985/11 sayılı kararı)
Davacının durumu bu açıklamalara göre değerlendirildiğinde, daha mesleğinin başlangıcından itibaren bir itaatsizlik eğilimi taşıdığı, verilen çeşitli disiplin cezalarına rağmen davranışlarında düzelme olmadığı, son olarak çok ağır bir disiplin ihlal niteliğindeki askeri isyan eylemini işlemesiyle disiplinsizliğinde ve her asker kişide bulunması gerekli temel nitelikler olan itaat ve göreve bağlılık niteliklerini taşımadığının açık ve kesin olarak ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır. Askeri Yüksek idare Mahkemesinin birçok kararında açıklandığı üzere kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesi için bir vasıta olan idarenin, kadrolarında hizmet gereklerine uyan, bu gereklere uymada titizlik gösteren personeli istihdam etme, aksine davranışlar hakkında hukukun kendisine tanıdığı tedbirleri uygulama yetkisi bulunmaktadır öte yandan davacının konusu bu olduğu jandarma sınıfının güven ve asayişin temini için asli bir biçimde görevlendirilmiş olması, bu sınıfa mensup kişilerin disiplinli ve askerlik mesleğinin gereklerini tartışmasız yerine getiren kişiler olması zorunluluğunu getirmektedir. Aksine bir kabul, asli görevlerinin yerine getirilmesini imkansız kılar ki, bu hal kamu hizmetlerinin düzenli yürütülmesini engelleyeceği gibi kamu yararına da ters düşer. Bu bakımdan davacı hakkında tesis edilen disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminde sebep ve amaç öğeleri yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy