Davacı 26 Eylül 1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 199S yılında Jandarma Asayiş Komutanlığı emrine atanıp yeni görevine başlamasından sonra isteği üzerine Ankara Anıttepe Lojman grubundan konut tahsis edildiğini, 1995 yılı genel atanmalarıyla tekrar Ankara garnizonuna, 11 Jandarma Komutanlığı emrine atandığını, 14 Eylül 1995 talihli emirle konutu 2 Ekim 1995 tarihinde boşaltmasının istendiğini, oysaki konutu boşaltması için tebligat tarihinden itibaren iki aylık süre tanınmasının ayrıca 5 yıllık yasal oturma süresinin tamamlatılmasının gerektiğini iddia ve aksine tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı, kendisine konut tahsis edildiği tarih itibariyle 5 yıllık oturma süresinin tamamlatılma ve bundan başka konutu boşaltması için yapılan tebligat tarihinden itibaren da iki aylık süre verilmesi şeklinde iki ayrı istemde bulunmaktadır.
Davacıya yapılan konut tahsisi OHAL Bölgesine atanmasına dayalıdır. Bu konuda düzenleme getiren TSK. Konut Yönergesinin Geçici birinci maddesi 4 ncü bendi (e) fıkrasında Konutta oturmayıp, konut sırasında beklemekte iken veya bir garnizondan anılan bölgeye atanıp konut talep eden ve öncelik verilerek belirtilen bölgede görev yapmasından kaynaklı konut tahsis edilen personel ise görev bitimi tekrar aynı garnizona atanması halinde konut puanı yeniden hesaplanır. Konuta girmeye hak kazandığı takdirde konuttan çıkartılmaz ve beş yıllığına oturduğu konut tahsis edilir. Puanı yeterli olmadığı takdirde konuttan çıkartılır ve puanına göre sıraya dahil edilir denmektedir. Bu hüküm davacının hukuki ve fiili konumuna uygunluk göstermekte olup idarece de bu hüküm uygulanmış yeniden yapılan konut puanı hesaplanması ile davacının konuta girmeye hak kazanmadığı saptanmıştır. Puanı yeterli olmayan davacı hakkında yapılacak işlem konuttan çıkarılma şeklinde olacaktır ve idarece yapılan da budur.
Davacı anılan geçici maddenin 4 ncü bendi (d) fıkrasındaki Konut ta oturmakta iken beş yıllık oturma süresini doldurmadan J. Asayiş Komutanlığı emrine atanan personel ile ilgili hükümden yararlanmak is temekte ise de; bu fıkra kapsamında olmadığı açıktır. Bu itibarla 5 yıllık oturma süresinin tamamlatılmasının gerektiğine ilişkin istem ve iddiasının dayanağı bulunmamaktadır.
Komuttan çıkması gerektiğine göre buna ilişkin tebligat tarihi itibariyle davacıya konutu boşaltması için tanınması gereken süreye gelince; Yönergenin geçici madde 1/4-e fıkrasında ve 30 ncu maddede bu konuya hasren bir süre belirtilmemiş ise de, korumalı statüde konut tahsis edilenlerden hakkındaki koruma kararı kaldırılanlar için bu kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltacaklarına dair olup 30 ncu maddeye Nisan 1995 tarihinde eklenen hükmün kıyasen uygulanması uygun çözüm tarzı olacaktır. Bu duruma göre davacı, ilişiğinin kesildiği 2 Ağustos 1995 tarihi itibariyle bu iki aylık süreden de yararlandırılmış olmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy