(3269 S. K. m. 16) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 12, 19)
Davacı, Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi kaydına 21.12.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1987 yılından bu yana Dz. K.K.lığı bünyesinde Deniz Katip sınıfında uzman erbaş (Çvş) olarak görev yaptığını, bu arada evlenip çocuk sahibi olduğunu, Dz. K.K.lığının 9.10.1995 tarihli emri ile Dz.K.K.lığı bünyesinde kendi sınıfı da (katip) dahil olmak üzere muhtelif sınıflara mensup toplam 102 uzman erbaşın kadrolarının söndürüldüğü ve hiçbir sınıf değişikliğine gidilmeden, sözleşmeleri sonunda TSK. ile ilişkilerinin kesileceğinin bildirildiğini, 32 yaşından sonra kadrosuzluk nedeniyle işten çıkarılacak olmasının kendisini ziyadesiyle mağdur edeceğini, kendi kadrosu söndürülürken, bazı sınıflardan (örneğin talim öğretmeni ve topçu sınıflarından) uzman erbaş alımlarının halen devam ettiğini, Dz.K.K.lığının kendisini ve bu durumda olan uzman erbaşları sınıf değişikliği yoluyla atamada devam imkanı olduğunu, kendisine Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 19 ncu maddesi hükmü uyarınca bir başka yerde çalışma imkanının verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek; hakkında tesis edilen işlemin iptalini ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Dairemizin 27.2.1996 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyası ile davalı idare savunması ekinde yer alan davacıya özlük dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere göre;
Davacının 22.6.1987 tarihli sözleşme (noter taahhütnamesi) ile Deniz Katip sınıfında uzman erbaş statüsüne girdiği, sözleşmesinin ardarda yenilendiği ve son olarak 7.6.1995 tarihli taahhütname ile sözleşmesinin bir yıl süre ile yenilendiği, davacının Çanakkale Boğaz K.lığı Harp Kh. ve Mu.Elktr.Tes.K.lığı emrinde görevli bulunduğu sırada, Dz.K.K.lığının 9.10.1995 tarih ve Uzman Erbaş İstihdamı konulu emri ile Dz.K.K.lığı bünyesindeki, işlerinde davacının sınıfının (katip) da bulunduğu bazı sınıflardaki toplam 102 uzman erbaşın kadrosunun söndürüldüğü ve kadrosu bulunmayanların en geç sözleşme bitimine kadar, sözleşmelerinin istedikleri tarihte sona erdirileceği ve kendilerine Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 19 ncu maddesine göre tahakkuk edecek olan ikramiyelerinin ödeneceğinin belirtildiği, bu işlem uyarınca davacının sözleşmesinin de 22.6.1996 tarihinde sona ereceğinin ve yenilenmeyeceğinin anlaşıldığı, bu işlemin davacıya 23.10.1995 tarihinde tebliğ edildiği, davacının sözkonusu menfi işlemin iptali için Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi kanalı ile 21.12.1995 tarihinde bu iptal davasını açtığı, dolayısiyle 60 günlük dava süresi içinde ikame edilmiş olan davada süre olmayıp, aksi yöndeki davalı idare savunmasında haklılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinde Uzman erbaşların istihdam edildiği kadro görev yerinin herhangi bir nedenle kaldırılması veya bu kadrolarda uzman erbaş istihdam edilmesine gerek kalmaması durumlarında uzman erbaşlar, ihtisas sahibi olduğu diğer birliklerdeki boş olan uzman erbaşlar, ihtisas sahibi olduğu diğer birliklerdeki boş olan uzman erbaş kadro görev yerlerine atanabilirler veya sözleşmenin feshini isteyebilirler... denilmekte; aynı husus Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 19 ncu maddesinde de tekrarlanmıştır.
Davalı idarenin birimlerinden Dz.K.K.lığı, 9.10.1995 tarihli işlemi ile, bünyesindeki bir kısım uzman erbaş kadrolarını iptal ederek söndürmüş ve kuvvet bünyesinde bir başka yerde aynı kadroda istihdam imkanı da ortadan kalktığından, bu kadrolarda istihdam edilen uzman erbaşların en geç sözleşme bitim tarihinde artık sözleşmelerinin yenilenmeyeceğini bildirmiştir. Söndürülen bu uzman erbaş kadroları arasında, davacının istihdam edildiği katip sınıfı da yer almaktadır.
Kendisine tevdi edilen kamu hizmetini en iyi şekilde sunma ve yerine getirme mecburiyetinde olan davalı idarenin; bu hizmeti yerine getirirken ihtiyaç duyacağı kamu personeli kadrolarını belirleme, tespit etme, günün koşullarına ve hizmet gereklerine göre yeniden düzenleme ve gerek görülmeyen yada ihtiyaç duyulmayan kadroları kaldırma ya da yeni kadrolar ihdas etme yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Bu, aynı zamanda idarenin genel düzenleme ve takdir yetkisinin tabii bir gereğidir. Ne var ki, bu yetkinin de objektif ve kamu yararına kullanılmadığının ileri sürüldüğü her durumda yargı denetimine tabi olacağında şüphe yoktur.
Dava konusunda da, kendi bünyesindeki bir kısım uzman erbaş sınıfı kadrolarını söndüren Dz.K.K.lığının bu yöndeki işleminde, belirtilen nedenlerle hukuka aykırı herhangi bir yön görülmemiş; hizmet ihtiyacı ve gerekleri dışında başkaca bir nedene dayalı olmayan, esasen bu yönde herhangi bir iddia de da bulunulmayan işlemin, kamu yararını sağlamaya yönelik bir idari işlem mesabesinde olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 12 nci maddesi hükmüne göre, sözleşmenin uzatılması için gerekli koşullar arasında yer alan fiili kadroda münhal bulunmak koşulu, bu idari işlemin tesisi ile birlikte esasen yerine gelemeyeceğinden; davacı yönünden sözleşmesinin bitim tarihinde artık yenilenmesi imkanı fiilen ortadan kalkmış bulunmaktadır. Esasen, Yönetmelikte böyle bir hüküm olmasaydı dahi, tarafların akit yapma özgürlüğü dikkate alındığında, yürüteceği hizmetin gerektirdiği sayı ve nitelikte elemanı istihdam etmede tam bir takdir yetkisi bulunan idarenin, ihtiyacı olmayan elemanla yeniden sözleşme yapmasının zorunlu kılınması sözkonusu olamazdı. Bu itibarla, kadrosu bulunmayan ve bu nedenle kendisinden istifade etme imkanı olmayan davacının sözleşmesinin yenilenmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Davacının kadrosunun kaldırılması ve Dz. K.K.lığı bünyesinde de aynı sınıfta istihdam edilebileceği başka bir kadronun bulunmaması karşısında; 3269 sayılı Kanunun 16 ve Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 19 ncu maddesi hükmüne göre nasıl davacının sözleşmeyi fesih yetkisi mevcutsa; dava konusunda davalı idare tarafından kullanılan sözleşmeyi yenilememe yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.
Davacı, sınıf değişikliği yoluyla bir başka sınıfın kadrosunda istihdam edilebileceğini ileri sürmekteyse de; Uzman Erbaş Kanununda ve Yönetmeliğinde buna imkan tanıyan herhangi bir düzenlemenin bulunmaması karşısında; bu yöndeki iddiaya iştirak edilemediği gibi, böyle bir imkan mevcut olsa dahi bunun idarenin takdir hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekeceği tabiidir.
Açıklanan nedenlerle; davacı hakkında tesis edilen uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi işleminde hukuka aykırı herhangi bir yön görülmediğinden, yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy