(657 S. K. m. 113, 115, 121) (Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği m. 12, 13, 16, 17, 21)
Davacı 6.3.1996 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 657 S.K. nünün 36 ve 45 nci maddelerine aykırı olarak Eylül 1995 tarihinde odaların ve koridorların temizlik işlerine ve izine ayrılan hamamcı, morg ve mescit görevlilerinin işlerini yapmasının emredildiğini, dilekçe ile buna itiraz edince, idarece görevinin değiştirildiğini, ancak bu itirazı nedeni ile savunması alınarak muhtelif disiplin cezaları verildiğini ve bu disiplin cezalarına dayanılarak 1995 yılı sicilinin düşürüldüğünü ve bu nedenle de terfi edemediği belirterek, tamamen sübjektif ve garez içerisinde düzenlenen 1995 yılı sicilinin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyası, davacının özlük ve sicil dosyaları incelendiğinde, 1974 yılında sivil memur şoför olarak göreve başlayan davacı hakkında 1975 yılından itibaren düzenlenen sicillerde iyi dereceli sicilleri yanında orta dereceli sicillerinin de bulunduğu, genellikle vasat bir memur olduğu ve iş yaptırılması için takip ve kontrolünün gerektiğine dair sicil amirlerinin yazılı kanaatleri bulunduğu, sicillerinin inişli, çıkışlı bir seyir takip ettiği, 1995 yılı sicilinin %60'ın altında gerçekleştiği, bu sicil dönemi içerisinde 13.9.1995 tarihinde görev yerini terk etmesi, nöroloji servisine yatacak olan hastayı yarım saat bekleterek, şimdi git saat 17.00'dan sonra gel seni nöbetçi yatırsın diyerek mağdur etmesi nedeniyle 1/8 maaş katı, 17.8.1995 tarihinde mesaiye gelmemekten şiddetli tevbih cezalarıyla cezalandırıldığı, 20.6.1995 tarihinde üroloji servisi hastalarına banyoyu açmaması ve görevlendirme çizelgesine göre izne ayrılan .................'ın görevlerini yapması gerektiği halde yapmaması nedeniyle emre itaatsizlikte ısrardan savunmasının istendiği açıkça anlaşılmıştır.
Devlet Memurlarının sicilleri konusu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu kanunun 121 nci maddesine dayanılarak çıkarılmış olan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Konuyla ilgili olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 113 ncü maddesinde; Sicil amirleri belli zamanlarda düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tespit ederler, 115 nci maddesinde; Sicil amirleri maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksikleri hakkında mütalaalarım bildirirler. 121 nci maddesinde de; Devlet memurunun mesleki ehliyetinin tespiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin verileceği haller, sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenleme zamanı, uygulanacak not usulü ve bunların değerlendirilmesi, muhafaza ile ilgili görevli makamlara dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler... ve diğer hususlar genel yönetmelikçe düzenlenir hükümleri yer almıştır.
Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 12/1 nci maddesinde; Gizli sicil raporları her yılın Aralık ayının ikinci yarısı içinde doldurulur. Raporların ilgililerce en geç 31 Aralık günü, tatile rastladığı takdirde müteakip çalışma günü mesai saati sonuna kadar bunları muhafaza ile görevli makamlara teslim edilmesi şarttır. 13 ncü maddesinde; Haklarında sicil raporu düzenlenecek memurların, değerlendirmelerini yapacak sicil amirlerinin yanında en az altı ay çalışmış olmaları şarttır..., 16 nci maddesinde; Sicil amirleri, sicil raporunun memurların mesleki, yöneticilik ve yurt dışı görevlerdeki ehliyetlerinin belirlenmesini sağlayan soruların her birini, ihtiva ettikleri unsurları esas almak suretiyle 100 tam not üzerinden değerlendirir ve sorulara verdikleri notların toplamını soru sayısına bölerek memurların sicil notunu tespit ederler. Her bir sicil amirince bu sekide belirlenen sicil notlarının toplamının sicil amirlerinin sayısına bölünmesi suretiyle de memurların sicil notu ortalaması bulunur..., 17 nci maddesinde; sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru;
a) Dış görünüşü (Kılık, kıyafet)
b) Zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti,
c) Azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerdeki başarısı,
d) Alkol, kumar, v.b. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak şekilde sürdürme gibi halleri,
e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları, bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi ve müşahedelerden yararlanılarak yapılacak değerlendirme sonuçlarına göre memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirilmesine ait bölüme ayrı, ayrı açık ve gereğine göre kısa veya teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri, not takdirlerinde dikkate alınır. 21 nci maddesinde de; Yetersiz olarak değerlendirilmiş bulunan memurlar, bu duruma sebep olan kusur ve noksanlıklarını gidermeleri için, sicil raporlarının muhafazası ile görevli makamlara en son teslim tarihini takip eden bir ay içinde, atamaya yetkili amirlerce gizli bir yazı ile uyarılırlar, hükümleri yer almıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının durumu incelendiğinde; dava konusu 1995 yılı sicilinin yetkili sicil amirlerince yukarıda belirtilen yasa ve yönetmeliğe uygun biçimde ve zamanında düzenlendiği esasa ilişkin olarak da davacı ile sicil üstlerinin aralarında kişisel bir husumeti ortaya koyan herhangi bir emare bulunmadığı, davacı tarafından da böyle bir iddia ileri sürülmediği, 1974 yılında sivil memur şoför olarak göreve başlayan davacı hakkında 1975 yılından itibaren düzenlenen sicillerde iyi dereceli sicillerin yanında orta dereceli sicillerinin de bulunduğu, sicillerinin inişli, çıkışlı bir seyir takip ettiği, genellikle vasat bir memur olduğu ve iş yaptırılması için takip ve kontrolünün gerektiğine dair sicil amirlerinin yazılı kanaatleri bulunduğu, dava konusu 1995 yılı siciline, bu sicil dönemi içerisinde almış olduğu disiplin cezalarına ilişkin belgelerin eklendiği nazara alınıp birlikte değerlendirildiğinde, davacının geçmişteki sicil safahatı ile bariz bir aykırılık göstermeyen, geçmiş dönemdeki bazı sicil ve kanaatlerde örtüşen, sicil tam notunun %60'ın altında gerçekleşen 1995 yılı sicilinin sebep ve amaç yönünden de mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy