(926 S. K. m. 112) (1602 S. K. m. 21)
Davacı, 23.11.1995 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1995 yılı genel atamaları ile Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı emrinden 39. Mknz.P.Tug. 2.Hd.A.S.Hd.Tb.Personel subaylığına atandığını, 11.7.1995 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalında yüksek lisans eğitimini tamamladığını ve 27.7.1995 tarihli dilekçesi ile yüksek lisans kıdemi verilmesi isteminde bulunduğunu, kendisine 23.10.1995 tarihinde tebliğ edilen dava konusu işlemle yüksek lisans kıdemi verilmediğinin bildirildiğini, askeri öğrenciliğinden bu yana herhangi bir disiplin işlemine maruz kalmadığını, bu nedenle sicil üstlerince düzenlenen nitelik belgesinin objektif olamayacağını belirterek; gerek olumsuz nitelik belgesinin gerekse buna dayalı yüksek lisans kıdemi verilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
23.10.1995 olan yazılı bildirim tarihi itibariyle, davacının 23.11.1995 tarihinde Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla açtığı davanın süresinde olduğu açık olup; davalı idarenin aksi yöndeki süre itirazına iştirak etmek mümkün bulunmamaktadır.
Davacının özlük ve sicil dosyalarının incelenmesinde; davanın devamı sırasında yabancı uyruklu bir kadınla evlenmesi nedeniyle, 926 sayılı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca MSB. lığının 10.7.1996 gün ve 54 sayılı onayıyla hakkında istifa işlemi tesis edildiği ve statüden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın sonuçlanmasından önce davacının müstafi addedilerek TSK. ile ilişiğinin kesilmesi maddi gerçeği karşısında, konunun öncelikle ehliyet açısından incelenmesi zorunlu bulunmaktadır.
Bilindiği üzere, iptal davası açısından davacıda bulunması gereken ve iptal davasına özgü olan koşul menfaat koşuludur. İptali istenen işlemin, davacının hukuken korunmaya layık, güncel bir menfaatini ihlal etmiş olması ve işlemin iptalinde davacının yararının bulunması gereklidir.
1602 sayılı Kanunun 21 nci maddesinden de anlaşılacağı üzere, idari kararlara karşı herkes yargı yoluna gidemez. Ancak, bu karardan doğrudan doğruya menfaati haleldar olanlar dava açabilirler. Uygulama ve öğretide, menfaatin davanın açıldığı tarihte mevcut olmasının yeterli olmadığı, bu menfaatin dava süresince devam etmesi gerektiği ve hatta davanın karara bağlandığı anda dahi bu menfaat ilişkisinin devam etmesi koşulunun aranması gerektiği genel kabul görmüştür, diğer bir deyişle, menfaat ilişkisinin meşru ve kişisel olması yanında güncel olması da şarttır. Bu görüşün temelinde, iptal davası sonunda verilecek yargı kararının sonuç yaratmayacak olması halinde, böyle bir yargı kararının hiç verilmemesinin daha doğru olacağı düşüncesi yatmaktadır. Gerçekten, yargı kararları uygulanmak için verilir ve uygulanmak suretiyle de taraflar arasındaki uyuşmazlığı ortadan kaldırırlar. Uygulanabilme olanağı bulunmayan yargı kararı vermenin hiçbir anlamı olamayacağı şüphesizdir. Çünkü, iptal davalarının konusu artık uygulanmayan işlemler değil; uygulanmakta olan ve hukuki sonuçlar doğurmaya devam eden idari işlemlerdir. Uygulaması bitmiş bir idari işlemin iptal davası çerçevesinde yargı denetimine tabi tutularak davanın reddedilmesinin veya işlemin iptal edilmesinin bir hukuki yarar sağlayacağı söylenemez.
Davacının açtığı davada da durum budur: Davacının davasını açtığı 23.11.1995 tarihinde davada menfaat ilişkisinin bulunduğunda, hatta dava devam ederken hakkında istifa işlemi tesis edilen 10.7.1996 tarihine kadar güncel menfaat ilişkisinin devam ettiğinden kuşku yoktur. Ne var ki, sözkonusu istifa işlemi aynı zamanda davacının TSK. den ilişiğinin kesilmesi ve subay statüsünden çıkması sonucunu da doğurduğundan; artık bu tarihten sonra salt subay statüsüne sıkı sıkıya bağlı bir işlem mesabesinde olan yüksek lisans kıdemi verilmemesi işlemi ile güncel menfaat ilişkisinin kesildiği açıktır. Şu halde, idari yargının özelliği ve iptal davasının niteliği açısından; karar tarihinden önce davacının iptali istenen işlemle olan güncel menfaat ilişkisinin kesilmesi karşısında, artık bu işlemin iptal davasına konu olamayacağını kabul etmek gerekli bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy